GÖĞEBAKAN AY YÜZLÜ EMRAHLARLA BULUŞURKEN

Abone Ol
Lösemi kelimesi yüzlerden ntebessümleri uzaklaştırıp, haklı olarak meraklı sorulara yoğunlaştırıyor ninsanları. Geçtiğimiz hafta tanınmış simalardan Murat Göğebakan’ın bizleri üzen nvefatı, “Lösemiye yakalanan herkes kaybediliyor mu?” düşüncesini kamuoyunun nönüne taşıdı.
n Toplumda noluşabilecek böyle bir algı tedirgin edici…
n Hayatın düz çizgi olmadığı, ninişli çıkışlı bir yol olduğu, mücadele ve kolaylıkların iç içe bulunduğu nbilinen bir gerçek. Başarma azmi ile başlayan mücadeleler, bazen başarısızlıkla nda sonuçlanabiliyor. Göğebakan’ın yaşadığı ve potansiyel olarak herkesin yaşayabileceği nşey, istenen sonucun elde edilememesiydi aslında.
n Allah’ın nrahmeti üzerine olsun.
n Sevenleri nve dostları, Göğebakan’ın yakınlarının acısına ortak olmaya çalıştı.
n Paylaşarak nacıların azaltılmaya çalışıldığı resimler…
n Acıları paylaşmak sevinçler kadar nkolay değil gerçekten.
n Doktoruna n“O benim kankam!” diyen Büyükoyumcalı genç kızın son yolculuğunda anneyle göz ngöze gelişimiz. “Ah, Kenan abisi!” derken ses tonu ve yaşlı gözleri, hafızamdan nçıkmıyor. Samsun’da ailesiyle yakından görüştüğümüz ve lösemiye yenilen Vezirköprülü nOsman’ın büyükbabasının, taziye için köyüne gittiğimizde “Allah ömrümden alıp nona verseydi!” sözlerinin tesellisi ise çok daha zordu.
n Mücadeleyi ndört yıla sıkıştıran Göğebakan’ın yanında, Emrahımızla sekiz buçuk yıllık nmücadelemiz. İki ucu keskin bıçak olarak tabir edilen tedaviler kimleri nbunaltmadı ki…
n Ulaşmaya nçalışılan mutluluğun uzağına kimler düşmedi ki…
n Muşlu çocuğumuzdan Malatyalısına, nAmasyalı Mustafamızdan, Erzurumlusuna…
n Yirmi dört yılda nice ay nyüzlülerimizin acısını yüreğimizin içine attık.
n Bilgilendirme toplantılarında, nGöğebakan’ı herkes gibi hastalığa yakalanma olasılığına örnek olarak anlatıyorduk. nVefatıyla toplumun hastalığa bakışına karşı oluşturmaya çalıştığımız umut ve nmoral mücadelemizin ters yüz olabileceğini düşünmekten kendimi alamadım.
n ‘Lösemide nyüzde seksenleri aşan başarı oranı’ ifadelerimiz ne derece inandırıcı ngelebilirdi?
n Lösemiyi seksenli yıllarda alt neden Eser’in Antalya’daki yaşamını görmezden gelebilir miyiz? Hastalığa tekme nvurup çoluk çocuğa kavuşan Tuncay, Samsun’da yıllardır ticaretle yaşamını nsürdüren Fatih, Canik’te lösemiyle ilişkisini bitiren ikizlerden Hüseyin, birkaç nyıl sonra öğretmenliğe merhaba diyecek üniversiteli Yavuzhan, aile nziyaretlerinde “Bakın, ben lösemiyi yendim!” diyerek hayata tozpembe bakan Melike, nbunlardan birkaçı.
n ‘Göğebakan, nay yüzlü Emrahlarla buluşurken, üzerimize düşen en önemli görev, mücadelenin npozitif yönlerinin perde arkasında kalmasına fırsat vermemek olacak.
n “Lösemiyle nmücadelede katkı verebileceğiniz mutlaka ama mutlaka bir şeyler vardır!” nsözlerimizin özünde, herkesi denizde damla olmaya davet etmek yatıyor.
n Daveti nfark edenin gereğini yapacağından kuşkumuz yok.
n Fark netmeyene de ne sözümüz olabilir ki!
n n n n n n