GÖNÜL BAĞI DEDİKLERİ...

Abone Ol
Bu ülkede o kadar çok kıymetini bilemediğimiz değerler var ki...
Beyin göçü diye hayıflanmaya hakkımız yok. Bizim değerlerimize başkaları sahip çıkıp onları onurlandırıyor.
Hiç olmazsa elimize geçmişken değerlerini bilsek bari... Ama görünürde o da yok...
Geçenlerde ömrünün en aktif yıllarını Amerika da geçirmiş yeni bir dostla tanıştım. Onu size mutlaka anlatmalıyım diye düşündüm.
Onunla dostluğum, yazılarıma gösterdiği ilgi ile başladı.
Yaşamını toplumsal problemlerin çözümüne adamış ve pek çok önemli işlere imza atmış bir kişiyi anlatmak kolay değil elbette.
İşte onun hayat hikayesi:
....Yıl 1958 genç ve idealist mühendis, İstanbul Belediyesi İmar Müdürlüğü nde çalışır. Geniş bir bölgedeki yapıların statik hesaplarından sorumludur.
Hatta ilk Arçelik fabrikalarının statik hesaplarını da o onaylamıştır.
Bir gün Milli Eğitim Bakanlığı nın Amerika ya özel ihtisas öğrenimi için 5 mühendis göndereceğini öğrenir. Teknik Üniversite de yapılan imtihanı birincilikle kazanarak Amerika ya gider. Belleğindeki anıları ve düşlerini yanına alarak yeni dünyaya uçar. İdlewild veya bugünkü adı ile Kennedy Havaalanı na indiğinde tarih 4 Mart 1959 dur. Genç mühendisin yorucu ve bir o kadar meşakkatli Amerika serüveni başlamıştır. İlk günlerde New York un metalik kokan sokakları ve gökdelenleri onu şaşırtmıştır. Türkiye de iken hayal bile edemediği New York demek ki budur. İlk yapılacak şey 102 katlı Empire State binasının 77. katındaki Türk Eğitim Ataşeliği ne gitmektir. Ve gider elindeki belgeleri teslim eder. Ataşelik kendisine ilk etapta ileri İngilizce kurslarına katılmasını önerir ve o da öyle yapar... New York ta bir yıl ileri İngilizce kurslarına devam eder. Daha sonra yüksek lisans öğrenimi için kendisini Amerika nın en iyi on üniversitesinden biri olan University of Michigan da bulur. 1962 yılında Master derecesi ile mezun olur. Genç mühendis daha sonraki yıllarda New York un en ünlü mühendislik firmalarında çalışır. Amerika da birçok metro projelerine imza atar. Metro projelerinde uzmanlaşır. Tayvan da üç yıl Taipei metro projesinde danışmanlık yapar. 1991 yılında Ankara Metrosu nun danışmanıdır. Ankara da altı ay kalır. 1996 yılında İstanbul Boğazı tüp geçidi diğer adı ile Marmaray projesinin teknik şartnamelerini yazar.
Mesleki çalışmaları dışındaki zamanının çoğunu Amerika daki Türk dernek ve kuruluşlarında çalışarak geçirir.
1970 yılında Türk Mühendis , Mimar ve İlim Adamları Derneği nin kurucularındandır.
1976-1977 yıllarında bu derneğin başkanlığını yapar. Dernek bünyesinde tekno-transfer komitesini kurar. Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu ile Türkiye ye teknoloji transferi projesini başlatır.
1977 yılında Ankara ya gelir ve ilgili bakanlıklarla ve zamanın Başbakan Yardımcısı Alpaslan Türkeş ile görüşerek yurtdışındaki Türklerin Türkiye de emeklilik hakları, çifte vatandaşlık ve Türk çocukları için Türkiye de yaz kampları gibi çeşitli isteklerini anlatır. Yıllar içinde bütün bunların gerçekleşmesini sağlar. 1979-80 yıllarında New York ta Türk Kültür Merkezi Başkanlığı na seçilir. Burada Türk toplumunun ihtiyacı olan Türk -İslam mezarlığının oluşumunu gerçekleştirir.
Bu arada diğer ihtiyaç olan ilk caminin kuruluş aşamasında resmen istenen cami yönetmenliğini yazar.
Türk kültürünü yaymak ve yaşatmak için çeşitli konferanslar ve gösteriler düzenler.
1978- 1981 yıllarında Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu 2. Başkanlığı na seçilir... 1978 de Başbakan Ecevit e New York ta haince yapılan suikast girişimine çok yakından şahit olur. 1981 yılında büyük önder Atatürk ün doğumunun 100. yılı kutlamaları için oluşturulan komitenin başkanıdır.
Prof.Talat Halman başkanlığında Büyük Elçilikçe kurulan 100. yıl komitesine davet edilir... Türk toplumu ve Türkiye ile ilgili her konuya ilgi duymak ve yardım etmek artık yaşam tarzı olmuştur...
New York Times Gazetesi ne mektup yazarak Turkey adının Turkia olarak değiştirilmesini önerir... Ve bu öneri gazetede 2 Ocak 1981 günü yayınlanır.
Öneri Türk toplumunda sevinçle karşılanır.
Türk devletinin farklı temsilcilikleri için ayrı ayrı kira vermesinin yanlışını görerek tüm temsilciliklerin tek binada toplanması için verdiği öneri yıllar sonra da olsa gerçekleşir.
Başkonsolosla beraber New York ta uygun bina aradığı günler bile olmuştur.
Türkiye 1980 yılında Türk evi denilen binayı satın alır..
1982 yılında merkezi Washigton da olan Türk dernekleri asamblesi başkan yardımcılığına seçilir aynı zamanda.
New York temsilciliğine seçilen genç mühendisimiz yine aynı yılın ağustos ayında zamanın Türk Büyükelçisi Şükrü Elekdağ ın isteği üzerine devlet davetlisi olarak 5 kişilik bir lobi heyeti ile Türkiye ye gelir ve Ankara da üst düzey temaslarda bulunur.
Zamanın meclis başkanını , başbakanını ziyaretten sonra Çankaya ziyareti sırasında genç mühendis Cumhurbaşkanı Kenan Evren e 21. Asırda Teknolojik ve Bilimsel Gelişmeler adlı İngilizce bir kitabı da hediye eder... 1983 yılında genç mühendis bu kez Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanlığı na seçilir.
Pek çok aktivitenin yanı sıra 1983 yılı 23 Nisanında 5000 den fazla soydaşımızı New York un meşhur 5. caddesinde toplayarak zamanın en büyük terör sorunu olan Ermeni terörünü tel in yürüyüşü düzenler. Aynı yıl bu tür yürüyüşlerin Türk günü yürüyüşü adı altında her yıl yapılması için New York Belediyesi ne müracaat eder ve onay alır. O günden bugüne Türk günü yürüyüşü bir gelenek haline gelir... Aynı yıl 15 Aralık günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulur... Nihayet genç mühendisin 4 yıl önce bir toplantıda Kıbrıs Türklerinin lideri Rauf Denktaş a sunduğu bağımsızlık önerisi gerçekleşmiştir... Bu mutlu son aynı gün federasyonun düzenlediği bir resepsiyonla kutlanır. Genç mühendis, bütün bu çalışmalarının yanı sıra toplumsal konularda yazılar ve makaleler yazar ve birçok ilke de imza atar...
Tayvan dönüşünde Milliyet Gazetesi nin Düşünenlerin Düşüncesi sütununda
02 Ekim 1991 de Tayvan Mucizesi başlıklı yazısı ile dikkatleri Uzakdoğu nun kalkınmasına çeker... Geleceği önceden görmüştür...
Kendisinin Amerika daki Türk toplumu ve Türkiye nin sorunları üzerine yazılmış 100 den fazla yazısı vardır... Eğitime önem veren bir ailenin çocuğudur... Ablası Saadet Hanım 1954 yılında belki de İlk kadın diş hekimidir... Kız kardeşi Hidayet Hanım ise 1960 İTÜ mezunu olup ilk kadın mühendislerimizdendir.
Evet... Burada bahsettiğimiz genç mühendis, bugün 80 yaşında olan Kaya Köyü nden Dinçer Akyalı dır...
Kendisine yaşlılık günlerini geçirdiği küçük ofiste Türkiye nin ve Türk toplumunun meselelerine neden bu kadar yakın ilgi duyduğunu sordum.
Dinçer Beyin cevabı çok etkileyici ve düşündürücü idi.
Verdiği cevap bence tüm gençliğimizin belleğine keşke yerleşebilse.
İşte verdiği yanıt .
Biz 8 yaşında iken Başka bir aşk istemez aşkınla çarpan kalbimiz... Ey vatan gözyaşların dinsin sözleri ile yetiştik
Biz marşlarla büyüdük. Ben bugün hala bu satırları mırıldanırken biraz utanırım. Acaba bu ülke için yeteri kadar çalışabildim mi ? diye.
80 yaşına da gelsek o heyecan daima içimizdedir. Çünkü bizler, bize emanet edilen bu ülkeye gönülden bağlıyız. dedi.
Bu yaşanmışlık beni günlerdir düşündürüyor.
Ne güzel bir gönül bağıymış bu . diyorum.
Genç nesillere bir nebze ilham kaynağı olmasını diliyorum.