Güle güle Vedat Türkali

Abone Ol

' Çocuklar bizim dediğimiz
Yüzümüze utanç duymadan bakmaktır
Mal değil mülk değil istediğimiz
Size namuslu bir dünya bırakmaktır'
13 Mayıs 1919'da Samsun'da doğdu. Liseyi Samsun'da okudu. 'Yoksul bir ailede okuma yazma bilmeyen üç ablanın umudu' olarak okumaya gitti büyük şehre.1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Aynı yıl, liseden beri arkadaşı olan 71 sene evli kalacağı Merih Pirhasan'la hayatını birleştirdi.
Askeri liselerde edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra 1951'de siyasi düşünceleri yüzünden tutuklandı,7 yıl hapis yattı.
Rıfat Ilgaz ile yayıncılık yaptığı sırada Yılmaz Güney ile tanıştı, onun da desteğiyle senaristliğe başladı.
Ben, 1974'te yazdığı 27 Mayıs darbesi öncesi aydınların bunalımlarını anlatan 'Bir Gün Tek Başına' romanıyla tanımıştım onu.
Konuğumuz olarak İHD Genel Başkanı Akın Birdal ile Samsun'a geldiğinde onu yakından tanıma onurunu yaşamıştım. Elleri titriyor, yazılarını yardımcısına yazdırıyordu; ama pırıl pırıl aydınlık bir beyni, sevgi dolu bütün insanlığı kucaklayan büyük bir yüreği vardı. Akıcı bir biçimde konuşuyor, 'insan aşk olmadan yaşayamaz' diyordu.
Türkiye Yazarlar Sendikası ve Barış Derneği'nde yöneticilik yapan Türkali, 12 Eylül'ün ardından Aydınlar Dilekçesi ve Barış Derneği davalarında yargılandı. 1989 – 1999 yılları arasında Londra'da yaşadı. Bu arada 'Güven' adlı romanını kaleme aldı.Bu eserinde TKP'nin ve dönemin siyası tarihini anlattı.
'Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi/sen bize layıksın biz de sana…'diye seslendi İstanbul'a.
Öğretmen, yazar, senarist, yönetmen, şairdi…
Barışsever, sosyalist bir aydındı…
O, namuslu bir insandı.
Vedat Türkali, arkasında 40'ın üzerinde senaryo, 3 sinema filmi, 4 tiyatro oyunu, 8 roman,'namuslu bir dünya ve aydınlık bir gelecek umudu' bırakarak 97 yaşında aramızdan ayrıldı.
Güle güle Vedat Türkali.
Güle güle Abdulkadir Pirhasan…