Gülümseyin hayata...

Abone Ol

n

n

n Akşamın alaca karanlığında kanal boyunca yürüyorum. Kasabayı ikiye bölen bir kanal bu.

n

n Azgın sular denize bir an önce kavuşmak için girdaplar yapıyor.

n

n Girdabın içine dalıyorum gözlerimle. Adeta ipnotize olmuş gibi suyun içinde ben de dönüyor, dönüyorum. Bu kanal bana gençlik yıllarımda çıkan bir dergideki öyküyü hatırlatıyor hep.

n

n Aynı o öyküde olduğu gibi sisli meçhul bir akşam.

n

n Oysa erguvan renkli akşamlardan kalan bir melodi var belleğimde. Feeling söylüyor. Anlamı da beni çok etkileyen bir eski şarkıdır Feeling. Hayat da bir girdap değil mi aslında. Doğ, yaşa, koş, didin uğraş. Hepimiz bitmeyen ve bilinmeyen bir maratonda yarışıyoruz. Bu yarış, hayatımızın yarışı ve rakibimiz yine kendimiz. İpi nerede ve nasıl göğüsleyeceğiz acaba. Anlamadan kapılmış gidiyoruz bir bilinmeze doğru. Şairin de dediği gibi. Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden. Dönen yok hiç seferinden.

n

n Hayatımı ve kendimi analiz etmeye çalışıyorum girdabın içinde dönerken. Bütün güçlüğüne rağmen yaşamı seviyorum ben. Bir 19 Mayıs sabahı Samsun da doğmaktan çok mutlu. İki çocuklu, iki de torunlu. Yarınlara ise hala umutlu.

n

n Her zaman biz insanların bir sese bir söze ihtiyacı var. Bu ses bazen bir dost, bazen bir arkadaş ya da eş olur. Bazense sevgili olur. Korkmayın aşka dair yine bir yumuşak iniş yapmayacağım.

n

n Aşkın en tatlı yanı yaşanan ilk günüdür zaten. En hüzünlü günü ise son günüdür. İkisi arasındaki yaşanan günlere mazi denir. Boş verin maziye, biz bugün atiden konuşalım.

n

n Bir haftadır yalnızım bu kasabada. Köpeklerimizi bakma sırası bende.

n

n Eşim Samsun da. O da dostları ile özlem gideriyor.

n

n Bu kez yalnızlık ile baş başa kalma sırası bende. Arada bir yalnız kalmak da iyi.

n

n Tek başına geçen zamanın ve yılların muhasebesini yapıp kendinle baş başa kalıyorsun.

n

n Zaman acımasızca ve hoyratça gelip geçiyor. Geçen yılların tortusu ise tecrübe olarak dönüyor bize.

n

n Bazen gülüyorum kendime bu tecrübe ve deneme, yanılmalar ne zaman bitecek diye.

n

n Oysa bilmediğimiz ise hayatın zaten bir tecrübe olduğu bilmemek galiba.

n

n Eşimle konuştuğumda bana Samsun balıklarını, dost sohbetlerini ve arkadaşlarını anlatıyor.

n

n Ben de Karadeniz balıklarını çok özledim. Hele bu yıl hamsi hiç yiyemedim.

n

n Ben hamsiyi kılçığı ile ve elle yemeyi çok severim.

n

n Eşim de gelirken bakalım bana neler getirecek Samsun a dair. Simit mutlaka getirecek.

n

n Samsun ekmeği ve simidinin iddia ediyorum başka bir yerde eşi benzeri yoktur.

n

n Bu yaz gelecek dostlara duyurumdur. Simidi unutmasınlar.

n

n Bu kasabaya geleli bir yılı geçti. Anlamadığım bir şekilde hayat çok hızlı akıyor.

n

n Günlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Yeni insanlar tanımak yeni arkadaşlıklara köprü kurmak, koşuşturmak. Kısaca zaman yetmiyor bana.

n

n Artık buraya alıştım yavaştan. Güneşi, havası, manzarası ile insanı sarmalayan büyülü bir havası var. Henüz çözemediğim bir şeyler var kasaba ile ilgili. Bir gün çözeceğim ve sizlere yazacağım bu duygumun ne olduğunu.

n

n Bu pazar sabahında tüm okurlarıma ve dostlarıma gülümseme armağan etmek istiyorum.

n

n Gülmek beyini rahatlatır, sakinleştirir.

n

n İnsanlara zevk ve umut verir.

n

n Acıları ve kederleri unutturan bir ilaçtır gülmek.

n

n Hayatın tüm salvolarına, hoyratlığına acımasızlığına karşın siz yine de gülümseyin.

n

n Gülümseyin ki; hayat da size gülümsesin..

n

n Hayat bir fincan kahve gibidir. Bazen acı bazen de tatlı. Önemli olan kahvenin tadı değil. Kiminle içtiğindir...

n

n Gülümseme ile için hayatı.

n