Türkiye artık ülkesinin bir bölgesindeki yapılanmaya sessiz kalıyorsa, müdahale etmiyorsa, o bölgedeki varlığı vatandaşları için bir güvence olmaktan çıkmıştır. Çünkü PKK vergi toplayıp, kaymakam atamaya kadar çıtayı yükseltmiştir. Bunlar görmezden gelinerek, her şey yolundaymış gibi hava yaratılarak devam ettirilen çözüm süreci, resmen olmasa bile özerklik ve bölünme süreci olmuştur. Elbette şehit cenazeleri gelmiyor diye mutluyuz ama bunun karşılığında PKK’nın bölgede hakimiyet kurduğunu da görmezden gelemeyiz...
Unuttuğumuz bir şey var devlet olmanın, devlet kalmanın, bağımsızca yaşamanın, bayrağı sonsuza kadar özgürce dalgalandırmanın gerçek bir bedeli var. Eğer gerektiğinde o bedeli ödemekten kaçarsanız, bu birçok şeyin sonu olur,huzurunuz kaçar, kolunuz kanadınız sessizce kırılır. Bu coğrafyada bunlara izin vermek kimseye mutluluk ve özgürlük getirmez. Doğrusu Türkiye tehlikeli ve karanlık bir yolculuğa çıkarılmıştır. Dayatmalarla ,tehditlerle devam ettirilen bu yolculuk; terör baronlarını mutlu ederken bölge halkına mutluluk vermemektedir. Çünkü birileri örgüt adına bölgede halka zulüm yapmaya başlamış,devlet müdahalesi olmadığı için de bunu rahatlıkla sürdürmektedir. Bölgeden gelen haberler şaka gibi ama gerçek,vergi toplamak,kaymakam atamak ne demektir bunun bir açıklaması yok mu? Bu kalkışmanın sadece bunlarla sınırlı kalmadığını herkes biliyor ama devlet sesini çıkarmıyor. Çözüm süreci zarar görür diye kimseye dokunulmuyor. Alan hakimiyeti örgütün eline geçmiş bu hiç kimseyi ilgilendirmiyor. Analar ağlamasın edebiyatı yapılarak örgütün zafer ilan etmesine çanak tutuluyor. Doğrusu bunları içine sindirenler var. İçine sindiremeyenler ise suçlanmaya devam ediliyor. Örgüt hakimiyetinin ve varlığının olmadığı yerlerde yaşayan halk ise her şeyin kendi bölgelerindeki gibi güllük gülistanlık olduğunu düşünerek gerçeklere kapılarını kapatmış durumda. Zannediliyor ki, PKK bitti bölgeye huzur geldi oysaki biten bir şey yok, bölge PKK hakimiyetine terk edilmiş, örgütün talepleri hayata geçiriliyor. Bu durumda PKK’nın silah kullanması gerekmiyor çünkü devletle masaya oturmuş ,istediğini yavaş yavaş alıyor…1999 yılında Abdullah Öcalan yakalandığında bitme noktasına gelen PKK ,2013 ve 2014 yıllarında ciddi anlamda güç kazanmış ve söz sahibi olmuştur. Şu anda birilerinin yaptığı iş örgütü aklama ve meşrulaştırma hareketidir.
Türkiye,PKK’ya verilen tavizlerde ciddi bir aşamaya gelmiştir. Örgüte vermenin bir sonu olmadığı gibi örgüt henüz silah bırakmış ve teslim olmuş değildir. Aksine örgütün devam ettirdiği birçok eylem görmezden gelinmeye başlanmış ,eylem yapanlar yakalanıp adalete teslim edilmemiş,bunlarla ilgili operasyonlar yapılmamıştır. Güvenlik kuvvetlerinin operasyon yapma yetkileri kısıtlanarak bütün bu operasyonlar engellenmiştir. Devleti çözüm sürecine kitleyenler 7000 den fazla asker ve polisimizi neden şehit verdiğimizi akıllarına bile getirmemektedir. Kesenin ağzı açılarak şehit ailelerinin tepkilerini azaltmak amacıyla yeni maddi haklar verilmiştir. Ama biz şehit yakınları bu tabloyu asla içimize sindiremiyoruz. İkinci bir iş hakkı ya da başka bir hak çözüm sürecini aklamaya yetmez.