GÜNLÜK HAYATA DAİR

Abone Ol
n Gezi Parkı eylemleriyle başlayan gerginliğin gündem esaretinden kurutulup nihayet kendimize ve kentimize dönebilme fırsatı yakaladık. Bu kent, bizim alın yazımız. Kimimiz burada doğduk, kimimiz başka topraklardan buralara geldik. Burada yaşıyoruz; kader ne getirir bilinmez ama büyük bir ihtimalle çoğumuz ebedi uykumuza da burada yatacağız.
n
n
n
n Bu şehri mi seviyorum, bu şehrin insanlarını mı? Ben denizi ilk bu kentte gördüm; ben maviyle yeşilin sevdalı kucaklaşmasına ilk bu kentte şahit oldum ve hayran kaldım. Hala bir büyük aşk gibi sarar beni, ısıtır içimi maviyle yeşilin ebedi sevdası ve kucaklaşması. Hele de mavinin sert bir rüzgarın musikisi eşliğinde yeşile doğru o çılgın koşuşu ve kavuşunca parçalanışı, geri çekilişi ve tekrar gelişi yok mu?
n
n
n
n Ben bu şehirde büyük dostluklar da gördüm ve yaşadım. Ve hala yaşıyorum. Hakk ın rahmetine kavuşanların aziz hatıralarını kalbimde bir mücevher gibi saklıyorum. Allahım; ne güzel insanlardı onlar, ne yiğit ne asildiler. Çok sık kullandığım bir sözüm var: “Ben para pul, mal mülk zengini değilim ama dost zenginiyim” derim sık sık ve bunun için Cenabı Hakk’a şükrederim. Bu zenginliğimde Samsunlu dostlarımın büyük payı vardır.
n
n
n
n “Bu şehri mi seviyorum, bu şehrin insanlarını mı” diye sormuştum ya; galiba tek bir cevabı yok bu sorunun. Ben hem bu şehri seviyorum hem bu şehrin insanlarını. Doğal güzellik yetmez kentlerin “memleket” olması için. Kentler sadece doğasıyla değil insanıyla da güzelse; işte o zaman memleket olur. Samsun hem doğasıyla güzel hem de insanıyla. Onun için bu vatanın değişik yerlerinden savrulup gelmiş binlerce insan gönül rahatlığıyla “Ben Samsunluyum” diyebiliyor. Kentleşme bir süreçtir. Türkiye hala kentleşme sürecini tamamlayamamıştır. Bu süreçte insanların yaşadıkları yere değil kendilerinin ya da atalarının doğdukları yere duydukları sevgiyi ve kendilerini oraya ait hissetmelerini çok yadırgamamak gerek. Zaman içerisinde ata memleketine aidiyet; yerini yaşanan kente aidiyet duygusuna bırakacaktır.
n
n
n
n Bu kente yapılabilecek en büyük kötülük bu kentte ata memleketi üzerinden ayırımcılık ve çatışma yaratmaktır. Samsun doğusundan batısına Karadeniz’in çekim ve buluşma noktasıdır. Kendi doğal havzasıyla rekabet Samsun imajına yakışmaz. Siyasilerin Samsun’u sık sık Karadeniz’in diğer ileriyle mukayese etmesi, son derece gereksiz ve yanlıştır. Samsun’un Karadeniz’in en büyük ili olması beşerin değil onu öyle yaratan İlahi Kudret in eseridir. Allah Samsun’u büyük yaratmıştır. Bu büyüklük bize diğer illere karşı böbürlenme hakkı vermez, tam tersine bu büyüklüğe layık olmak sorumluluğu yükler.
n
n
n
n Samsun ya da Trabzon; Ordu ya da Giresun, Rize ya da Sinop, Artvin ya da Kastamonu, Bayburt ya da Gümüşhane, Bartın ya da Zonguldak, Amasya ya da Tokat; bunları kader birbirine bağlamıştır. Biri batarken diğeri çıkamaz. Biri batarsa hepsi batar, biri çıkarsa hepsi çıkar. Samsun bölge illeriyle çekişmeye değil bölgenin öncüsü olarak diğer bölgelerle yarışa adaydır. Öyle yaratılmıştır, öyle olmak zorundadır. Ona bu yakışır.
n
n
n