n
n n Geçmişten ibret almaksızın geleceği kendi imkanları ve vizyonuyla kurgulamaktan aciz bir şekilde yaşamak nasıl yaşamaktır acaba?
n n Geçmiş; yaşanmış ve geri gelmeyen bir zaman ve yaşanmışlık.
n n Finali yoktur.
n n Tekrarlama ya da geriye getirme imkanı yoktur.
n n Ya gelecek kaygısı.
n n Aslında gelecek, hiçbirimizin elinde değildir.
n n O zaman neden gelecek hesabı yapalım?
n n Gelecek hesabımız, yarını daha iyi yaşama umudumuzdur.
n n Gelecek, umuttur. Yoksa hesap değildir.
n n Bu hesap, Allah’ın rızasını kazanma ve cennetine girme umududur.
n n Bir saniye sonrasına hükmedemeyeceğimiz zamanın kurgusu ve hesabı olmaz.
n n Gelecek hesabı olmayanın umutları yok demektir. Ancak bu umutlar, Allah rızasına mukarın/ bitişik / yakın olmalıdır.
n n Aksi halde serap olur, hayal olur, hayal kırıklığı olur.
n n Günübirlik yaşamak, belki aslanca olur ama , insanca olmaz.
n n Hızlı , yırtıcı ve avınızı parçalayan bir yaratık olabilirsiniz ama, insan olmada zorlanırsınız.
n n Aslan, kaplan ve insan varlığının dışında bulunan tüm canlılar günübirlik olarak( şehvet, karın doyurma, yavrulama, yavrusunu kendince güvenle yaşatabileceği yuva vs.) yaşar ve “ yarının” ( cennet, cehennem ya da dünyevi hesap) kaygısını taşımaz.
n n Mevlana Hazretleri; “Köpek değilsin, neden kemiğe aşıksın?”
n n “Sülük değilsin, neden kan emersin?” buyurmuşlardır.
n n Bırakalım , herkes kendisini oynasın.
n n Ve insan olmaya çalışsın…Bir insan olarak günübirlik yaşamanın bayalığını ve zorluğunu yaşamasın. Selam ve sevgi ile…
n n
n n
n n
n