HAYRA ALEMET DEĞİL

Abone Ol
Samsun Dünya Şehri Olacak başlıklı haberi okuyunca telefona sarılmış...
Bu nasıl dünya şehri diye feryad ediyor...
Ve ekliyor:
Üniversite mezunuyum...
Eşimde öyle...
Bir mağazada çalışırken işsiz kaldı...
Ben de işsizim...
Aylardır başvurmadığım yer kalmadı...
Cebimde yarın tek ekmek alacak para var...
Borç alacak kimse de kalmadı...
Bu nasıl dünya şehri olmaktır...
Bu nasıl ekonomik gelişmedir...
Bu nasıl pembe tablodur?
***
Yani...
Ekonomi dört bir yandan daralırken...
Ülkenin gündemi...
Gerekli gereksiz konularla...
Sağdan sola,. soldan sağa savrulurken...
Kaostan...
Oluşturulan toz dumandan...
Birileri birşeyler yaparken...
Bu ülkenin...
Bu şehrin gerçek gündemi...
İşsizlik...
Ekmek, aş olmalı...
Ama olmuyor, oldurmuyorlar!
***
Bu ülkede...
AB fonlarının hibesiyle...
Gavurun parası çalınarak ...
Uyduruk...
Ayakları yere basmayan...
Medyatik...
Sembolik projlerle bu hibeler...
Derneklere, kişilere, bir yerlere giderken...
Bu ülkenin üniversite mezunları işsiz kalıyorsa...
Meslekleri olmasına rağmen...
İş arayanlar...
Elleri boş dönüyorsa...
Yaşanılan dünya...
Söylenen tüm sözler...
Birer hayal olmaktan öteye gitmiyor!
***
Belki korkudan...
Belki kaygıdan...
Belki çaresizlikten sesi çıkmıyorsa milletin...
O sessizlikten...
Bu ülkeyi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar endişe etmeli...
Çünkü bu sessizlik...
Bu tınısızlık...
Pek de hayra alamet değil!