n
n n Hey gidi günler hey!
n n 12 Eylül sonrası kurulan ANAP iktidarı topluma gaz verip umutlandırmıştı.
n n ‘İsteyin, verelim’ diyordu.
n n Herkes bir şeyler istiyordu, bir yerlerden ‘hay hay’ cevabı geliyordu.
n n Karşılığında alkışlar.
n n O dönemde Hürriyet Gazetesi’nde çalışıyordum.
n n Hürriyet’in bölge ilavesi vardı.
n n Yerel gazeteciliğin etkin olmadığı o günlerde bu ilave o boşluğu dolduruyordu.
n n Bafra’dan sayısız istekler ANAP iktidarına ulaştırılmıştı.
n n O günlerde yazmıştım; ‘Bafra’ya Kızılırmak Üniversitesi gerek’ diye.
n n Yer olarak da Karaköy Harası’nı önermiştim.
n n Bafra’dan bir yakınım aramıştı.
n n ‘Fazla uçuyorsun. Bırak üniversiteyi de bir yüksekokula fit olalım ne dersin’ demişti, alay edercesine.
n n Bir Bafralı olarak ben istemiştim, ne destek veren olmuştu ne de önemseyen.
n n ANAP Bafra İlçe Başkanı Av. Akay Aslan’dı.
n n Bir eğitimli olarak, neden üzerine gidilmediğini sormuştum.
n n ‘Gitmez olur muyum’ demişti ve öncelik sırasına göre hareket ettiklerini söylemişti.
n n Yani, önce Meslek Yüksekokulu.
n n Ardından fakülte.
n n Yaklaşık 30 yıl geçti, ancak fakülte aşamasına gelindi.
n n Kablumbağ hızıyla.
n n Bana geçmişi hatırlatan AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni’nin ‘Hedef; Kızılırmak Üniversitesi’ açıklaması oldu.
n n Gerçekten Bafra’ya üniversite gerekli.
n n Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Bafra’ya Kızılırmak, Çarşamba’ya Yeşilırmak üniversiteleri sözü vermişti.
n n Bu konuda bir arpa boyu yol kat edilmemiş olacak ki; Ahmet Yeni henüz hedef aşamasında olduğunu açıkladı.
n n Eğitim sağlıklı, yani bilinçli gelişmenin anahtarı.
n n Ona göre hareket edilip yararlanmayı becermek gerek.
n n Gelişen dünyamıza paralel hız alabilirsek, hedefe ulaşmada başarıya ulaşabiliriz.
n n Aksi takdirde yaklaşık 30 yıl önce benim yazdığımı, bugünün genç gazetecileri 30 yıl sonra hatırlayıp yazmak zorunda kalır.
n n Bu böyle biline.
n n
n n
n n TOKİ’nin Temel’i kim?
n n
n n Kaplıcalar diyarı ilçemiz Havza’da TOKİ’nin yaptığı, dış görünüşüyle büyüleyen konutlar var ya; içindekileri bu kış gününde donduruyor.
n n Neden mi?
n n Bacasız olduğu için.
n n Olmaz böyle şey diyenleriniz olabilir ama oldu işte!
n n Doğmamış çocuğa don biçilirse olacağı buydu.
n n Size anlatmaya çalışayım!
n n TOKİ, 8 blok 112 konuttan oluşan, adını da ‘Selçuklu Konakları’ verdiği bu konutları yaparken, Havza’ya gelecek doğalgazı hesaba katarak baca deliği açmadı.
n n Konutlarda oturanlar soğukların bastırmasıyla ne yapacakları paniğine kapıldı.
n n Site Başkanı Necati Yüksel ve site komşuları soluğu TOKİ’de aldı.
n n Derdini anlattı.
n n Aldığı cevap ise ‘Doğalgaz yoksa, kömür yakın’ oldu.
n n Ekmek yoksa, pasta yiyin, örneği.
n n ‘Baca yok’ deyiverdiler, dinleyen olmadı.
n n Bu kez AK Partili milletvekillerine gittiler, çözüm bulamadılar.
n n Açılışında şov yapanlar şimdi kayıp.
n n TOKİ’nin Temel’i kim bilinmez ama o konutları alanlar bu kış günü battaniyelerle idare etmek zorunda kaldı.
n n 112 aile veryansın edip duruyor ama sorunlarına çare bulamıyor.
n n Ne yapabilirler ki?
n n Tek çare doğalgaz.
n n O da ne zaman gelir bilinmez.
n n Başka çare var mı?
n n Mesela kaplıca suyu ile ısınmak gibi!
n n Her neyse; bence tek tesellileri ‘Beterin beteri’ni hatırlamaları.
n n Ne dersiniz?
n n
n n
n n
n n Türk usulü başarının sırrı…
n n
n n Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
n n İş yapma, hatta başarı sırrı da.
n n İşin içine Türk usulü başarının sırrı girince, kendi kendimize de olsa neler söyler dururuz?
n n Hiç düşündünüz mü?
n n Düşünmediyseniz, hatırlatması bizden!
n n Ne dersiniz?
n n İşe başlamadan önce inşallah.
n n İşe başlarken bismillah.
n n Şaşırırsak, Allah Allah.
n n Kendimize güvenirsek, evelallah.
n n Azmedersek, Alimallah.
n n İşten vazgeçersek, eyvallah.
n n Sonuna kadar gitmek istersek, ya Allah.
n n Taahhüt edersek, vallah billah.
n n Canımızı sıkarlarsa, fesubhanallah.
n n Daha da sıkarlarsa, hasbünallah.
n n Pes edersek, illallah.
n n İşe coşku ve heyecanla sarılınca, Allah Allah Allah.
n n İşi başarıyla bitirince, maşallah.
n n Eğer işi başaramazsak, hay Allah.
n n Tekrar denemek ister misiniz?
n n Maazallah!
n n
n n
n n Gülümse:
n n
n n Uzun evliliğin sırrı…
n n
n n Uzun evliliğin sırrı konulu seminerde konuşan 50 yıllık evli Temel diyor ki;
n n -Eşime hep iyi davrandım, memnun ettim, en önemlisi 25. evlilik yıldönümümüzde onu Amerika ya götürdüm..
n n Seminere katılanlar sormuşlar;
n n -Peki 50. evlilik yıldönümünde eşin için ne yapacaksın?
n n Temel gayet sakin cevaplamış:
n n -Gidip onu geri getireceğim!
n n
n n
n n
n n Annene benzesin…
n n
n n Delikanlı evlenmek için kimi getirse bir türlü annesini razı edemiyormuş.
n n Bir arkadaşı Sana bir tavsiye demiş;
n n - Öyle bir kız bulacaksın ki aynen annene benzesin... Göreceksin annen ona bayılacak...
n n Delikanlı hayli araştırdıktan sonra öyle bir kız bulmuş.
n n Görünüşü, konuşması, giyimi, hatta yemek yapması bile aynı annesi...
n n Telefonda bunu arkadaşına anlatmış.
n n Eee... Vaziyet iyi o zaman demiş arkadaşı...
n n Yok demiş delikanlı sıkıntılı bir halde;
n n - Bu kez babam kızdan nefret ediyor...
n n
n n
n n Aforizma:
n n
n n Bir dert atlatıldıktan sonra, insana bir kazanç olur.
n n Goethe
n n
n n
n n Tarihte Bugün:
n n
n n 4 Aralık 1927: Cumhuriyet döneminin ilk kağıt paraları tedavüle çıkarıldı.
n