Hep Güzel İnsanlar mı Şehit Düşer Anne!

Abone Ol

 Şehit yakını kimliğimin yüklediği sorumluluk ve anlayışla değişmeyen duamız, bitmeyen temennimiz her defasında bu şehit artık son şehidimiz olsun istiyoruz. Çünkü şehit acısının ne demek olduğunu ve sonrasında sadece şehidin hakka yürümediğini, geride kalanlarında adeta bir ölü gibi neleri eksik yaşadığını çok iyi biliyorum. Zannedilmesin ki, şehit gelmesin diye bayrağımızdan ve vatanımızdan vazgeçeriz. Şehadet kaderimizse boynumuzu elbette bükeriz. Gerekiyorsa şehadet yolundan asla dönmeyiz. Ama her şeye kader demek ne kadar doğru olur, mutlaka kalıcı bir çözüm olmalı. Bunu istemekte hakkımız.

 Şehit haberi almadığımız ay, hatta gün yok gibi. Terörist ve düşman bildiklerimizin yeri, yurdu, ini belli ise bu kadar beklemek niye? Her şehit haberinin düştüğü ocak alev alev yanarken bizim yüreğimiz yanmıyor olamaz? Eğer yüreği şehit acısı ile yanmayan varsa işte o zaman şehitlerimizin kemikleri sızlar. Bazen bir gece ansızın gelmek gerekebilir. Ama gecikmeden geç olmadan, güzel insanlarımız daha çok şehadete koşmadan hainler hak ettikleri şekilde inlerinde temizlenmelidir. Kanı yerde kalmadı açıklamaları acımızı bitirmiyor. Biz şehit yakınları şehit acısını çok iyi bilenlerdeniz. Kanı yerde kalmadı, açıklaması yapılmış olsa da şehit acısı hep yüreğimizde büyümeye devam ediyor. Çünkü çok güzel insanlar, bu ülkede kesintisiz şehit düşmeye devam ediyor. Ülkemizin son kırk yılını çalan, heba eden bir terör örgütü hala canımızı yakıyorsa, yüreğimizdeki acı nasıl dinsin, nasıl büyümesin?

 Suriye'de sadece bizim askerlerimiz yok. Ama nedense hep bizim askerlerimize kalleşçe saldırılıyor. Bu saldırılar sadece bölücü artıklarının saldırısı değil. Arkamızdan bizi hançerleyen sözde dost görünümlü müttefiklerimiz gözümüzün içine bakarak bölücü hainlere silah vermeye devam ediyor. Zor bir coğrafyada bubi tuzakları arasında vatan evlatları şehadete koşuyor. Şehitlerimizin tamamına minnettarız, onlara çok şey borçluyuz. Bunları kalben ve gönülden söylüyoruz. Bunun bir kader olmadığını da artık birilerinin anlaması gerektiğine de inanıyoruz. El - Bab Üs bölgesinde patlayan bomba evlatlarımızı hayattan koparırken Amerikan Ordusuna ve Rus Ordusuna mensup askerlere bir şey olmuyorsa, bu oyun gerçekten çok kötü devam ediyor. Neden hep bizim canımız yanıyor, neden hep bizim güzel insanlarımız hayallerini, umutlarını yarım bırakmak zorunda kalıyor? Bizdeki şehadete koşma yarışında niye hep güzel insanlar en önde?

 Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında, El-Bab Üs bölgesinde, 13.01.2023 tarihinde bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirilen havan saldırısı sonucu Mersinli evladımız canımız Tankçı Uzman Çavuş Selçuk Kurt şehitler tepesine koştu. Şehidimiz 35 yaşında, evli, 7 yaşında bir erkek çocuk babasıydı. 14.01.2023 günü şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı Mersin'in Toroslar İlçesi Yalınayak Mahallesindeki babaevinin önüne helallik için getirildi. Babaevi Türk bayrakları ile donatılmıştı. Kim derdi ki babaevine son kez Türk bayrağına sarılı bir tabutun içerisinde gelecek. Hayat bu kime ne gösterecek, nasıl bir sürpriz hazırlayacak bilinmez. Şehidin 7 yaşındaki oğlu Ömer Faruk Kurt artık yaşama babasız tutunacak? Şehit ateşinin düştüğü yer Mersin bir kez daha cennet koktu. Sözün bittiği yer Mersin'de tavan yapan şehit acısı içimizdeki acıyı ve haklı isyanımızı körüklerken sabır demekten başka bir şey yapamamak canımızı çok acıtıyor. Hep güzel insanlar mı şehit düşer anne !Daha ne kadar bu acıya katlanacağız? Şehidin 7 yaşındaki oğlu Ömer Faruk Kurt'u babasız bırakanlar yarın başka çocukları babasız bırakmayacak mı? Canımızı acıtanlara lanet olsun. Güle güle güzel asker Şehit Tankçı Uzman Çavuş Selçuk Kurt. Güle güle şehidimiz...