Her şey Karadeniz için…

Abone Ol

Deniz mavisi ile doğa yeşilinin iç içe olduğu Karadenizi Sinopta nükleer, Gerzede termik santral kurarak yok etmeye çalışanlara karşı amansız bir mücadele sürdürülüyor.
Yöre halkı kararlı.
Halka rağmen ise bu santrallerin yapımına geçilmesi mümkün görünmüyor.
Önceki gün geldiğimiz Gerzede aylardır termik santral yapımına karşı koyan, gece-gündüz demeden, kadın-erkek, genç yaşlı nöbet tutan bir yerde Karadenizin katledilmesine bekçilik yaparak karşı koyanları çok sayıda gazeteci arkadaşımızla birlikte ziyaret ettik.
Yaykıl Köyü çok sayıda gazeteci görmenin heyecanını yaşadı ve sorunlarına dikkat çekerken, termik santrali kurdurmayacakları inançlarını yinelediler.
Nedir bu termik santral?
Teknik bilgilerine girecek değilim ama kurulması düşünülen termik santral günde 11 bin 600 ton kömür tüketecek.
Bu kömürün sadece külü 52 ton.
Etkileyeceği alan en az 200 kilometre.
Yani Gerze-Ordu arası birinci derece etki alanı.
Bu yörede yaşam zora girecek, doğa yeşili yok olacak, denizdeki balık sıfırlanacak.
Karadeniz ve İç Anadolunun ihtiyacını karşılayan Bafra ve Çarşamba ovaları çölleşecek.
İşin özü Karadeniz katledilecek.
Buna karşı çıkan çeşitli çevre kuruluşları, Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül, Gerze Belediye Başkanı Osman Belovacıklı.
Termik santralin kurulmasıyla en büyük zararı görecek olan Samsun ve Orduda durum ne?
Sık sık bu konuyu bu köşeye taşıyan biri olarak üzülerek belirtmek isterim ki, Samsun ve Ordu büyük felaketin farkında bile değil.
Görülmemiş duyarsızlık, en çok da Sinop ve Gerzelileri üzüyor.
Onlar, destek bekliyor ama destek vermesi gerekenler, sanki zarardan etkilenmeyecek şekilde umursamazlık içerisinde.
İşin gerçeği, termik santrale Gerzeliler, Sinoplular izin vermeyecek.
Nükleer santralden ise bana göre çoktan vazgeçilmiş.
Açık kapı bırakanlar, nükleer santralden vazgeçip, termik santrali kurabilmenin hesaplarını yapıyor.
Anadolu Grupun Gerze ve Sinopta birtakım hesaplar peşinde olduğu söyleniyor.
Bir büyük iddia da santral yapımına karşı koyanlara önderlik yapan CHPli başkanlar Osman Belovacıklı ile Baki Ergüle önümüzdeki yerel seçimlerde kaybettirebilmek için her türlü fedakarlıktan kaçınmayacakları.
Olabilir mi?
Mümkün değil.
Zira Gerzeli ve Sinoplu bilinçli.
Ne oyuna gelebilecek durumda ne de taviz verebilecek halde.
Tek amaçları termik santrali kurdurmamak.
İşin ucunda ömür boyu nöbet tutmak olsa da.
Gazeteciler sorunları tartışıyor…

Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin Konrad Adenauer Stiftungla düzenlediği 2 gün sürecek seminer Gerzede başladı.
Seminere Amasya, Çorum, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat ve ilçelerinden 100ü aşkın gazeteci katıldı.
Seminerin açış konuşmasını Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç yaptı.
15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cengiz Demirel, Gerze Belediye Başkanı Osman Belovacıklı, Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül ve Sinop Valisi Dr. Ahmet Cengiz konuşma yaptı.
Sinop Valisi Sayın Cengiz, günümüzde yerel medya ile yaygın medya arasında geçmişin uçurumlarının kalmadığını söyledi.
Artık, yerel gazeteler internet aracılığı ile tüm dünyada okunabiliyor. Televizyonlarımız uydu aracılığı ile tüm dünyada var. Yerel medyanın gücünü herkes kabullenmek zorunda diyen Vali Cengiz, seminerin Gerzede düzenlenmesinden dolayı memnun olduklarını söyledi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş, ‘Gazetecilerin örgütlenmesi konusunda görüşlerini dile getirdi.
TGC Hukuk Müşaviri Av. Gökhan Küçük, ‘Medya, haber ve kişilik hakları konusunda detaylı bir açıklama yaptı.
Öğleden sonraki oturumda ise Gazeteci Serkan Ocak, ‘Türkiyede çevre gazeteciliği ve gazeteci, gazeteci Tümer Argın ise ‘Yerel Medyada Planlama ve Görsellik konularını aktardı.
İkinci oturum sonrası Sinop Valiliğince düzenlenen Erfelek Tatlıca Şelaleleri gezildi.
Akşam ise gazeteciler Sinopta ağırlandı.
Seminerin en tartışmalı bölümü ise bugün.
Basın İlan Kurumu İstanbul Şubesi Müdürü Mehmet Köşker, ‘Basın İlan Kurumu ve Anadolu Basını konusunda bilgilendirecek, yöneltilen sorulara cevaplar verecek, Basın İlan Kurumunun yetki alanlarını dile getirecek.
Spor konusunda ise Orhan Ayhan gazetecileri bilgilendirirken, yöneltilecek soruları cevaplayacak.
Kısacası gazeteciler için hayli yararlı geçen seminerde olup-bitenler, haddini bilmeyenler, mesleğe zarar vermek isteyenler bugün masaya yatırılacak.
Haydi hayırlısı.
Başımız sağolsun…

Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin Gerzedeki seminerinde haber aldım.
‘Cengiz Erenleri kaybettik diye.
Şoke oldum.
Beklenmedik bir haberdi benim için.
Çocukluk arkadaşımdı, uzun yıllar komşuluk da yaptık.
Biz gazeteciliği tercih ederek çalışma hayatına atılmıştık.
Cengiz ise gazetecilik okulu mezunu olmasına rağmen aile mesleği ticareti benimsemişti.
İçinde gazetecilik aşkı olan bir arkadaşımızdı.
Nitekim yıllar sonra da olsa ticarete nokta koyup gazeteciliğe başlamıştı.
Uzun yıllar sonra Ondokuz Mayıs Üniversitesi Basın Müdürü oldu.
Prof.Dr. Hüseyin Akanın rektör olmasıyla Protokol Müdürlüğüne getirilmişti.
Kimseyi incitmeyen, iyi diyaloglar kuran, iyi bir eş, iyi bir baba olan Sevgili Cengiz ile kısa bir süre önce karşılaşmıştım.
‘Yoruldum artık demişti.
Emekli olacağını söylemişti.
‘Bize yorulmak yakışmaz. Bak ben emekli olalı 20 yıl oldu. Gece-gündüz çalışıyorum. Sen emekli olursan, boş duramaz ve benim gibi daha fazla yorulursun demiştim.
‘Ne bileyim, hayırlısı diyerek vedalaşmıştık.
Acımız büyük.
Eşi sevgili kardeşim İpeke ve çocuklarına başsağlığı diliyorum.
Mekanı cennet olsun.
Gülümse:
ŞİŞE

Öğretmen sınıfta herkesi teker teker sözlüye kaldırıyormuş sıra Temel e gelmiş. Öğretmen :
-İçinde T harfi bulunan bir kelime söyle, demiş.
Temel şişe deyince öğretmen sinirlenerek :
-Şişenin neresinde T var, demiş.
Temel kasıla kasıla :
-Tıpasında, demiş.
ŞART MI?

Karadenizli Başbakan olmayı tutturmuş :
-Başbakan ben olacağım!...
Memleketin halini bilen saf bir arkadaşı iyi niyetle uyarmış :
-Yahu sen deli misin?
Karadenizli lafınıı esirger mi :
-Şart midur?
Aforizma:
Mutluluk adalarına,yalnızca sıradanlığın denizinden varılır.
Stanislaw LEC
Tarihte Bugün:
27 Mayıs 1960 : Türk Silahlı Kuvvetleri adına Milli Birlik Komitesi, Türkiye de yönetimi üstlendi. 27 Mayıs Darbesi olarak anılan süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümet feshedildi ve her türlü siyasi faaliyet yasaklandı.
İdama götüren darbe…