n
nn Müslümanlar, “ vasat(orta) ümmet” olarak nitelendirilerek insanlığa gönderilmişlerdir.
nn Biz orta yolun insanlarıyız ve öyle de olmak zorundayız.
nn Yazdıklarımızdan ve konuştuklarımızdan sorumluyuz. Bunların dünyevi ve uhrevi sonuçları vardır ve bizi bağlar.
nn “DOSTUMUZLA BİR GÜN DÜŞMAN, DÜŞMANIMIZLA DA BİR GÜN DOST OLACAĞIMIZIN HESABINI YAPARAK” HAREKET ETMEMİZİN GEREĞİNİ VAHİY BİZE HABER VERİYOR.
nn Yarın gerek bu dünyada ve gerekse ahirette utanacağımız sözleri birbirimize karşı kullanmayalım.
nn Cemaat- siyasetçi ayırımını yapmıyoruz. Ortak ilkeleri konuşuyoruz.
nn Mevlana’nın ifadesiyle; “Bu dünyaya, bölmeye , ayırmaya gelmedik biz; / Bölüneni birleştirmeye , kırılanı tamir etmeye gelmişiz.”
nn Tasavvufta manevi yükselmenin ilk adımı “fena fil-ihvan( Müslüman kardeşte yok olmak)”tır. Ondan sonra ise sırasıyla, “ fena fiş şeyh, fena fir-resul ve fena fillah” basamakları gelmektedir .
nn Yüz yılın Müslümanları bir türlü bu ilk adımı aşamıyorlar. Kardeşliği her şeye kurban ediyorlar.
nn Müslümanlar kişisel çıkar ve siyasi putlarını bir türlü kıramıyorlar. Önce kişisel , sonra da siyasi çıkarlarını dinlerinin önüne bir süzgeç gibi yerleştirmektedirler. ‘Üstad’ın ifadesiyle “ tarafgirlik “ psikolojisi ile de “aka, kara; karaya ak” demeye başlıyorlar.
nn Ticarileşen ve siyasallaşan tüm dini cemaatlerin şahsında İslami değerler zarar görmüşlerdir.
nn Dünyada ve Türkiye’de bunun canlı örneklerini yaşadık ve yaşıyoruz.
nn Türkiye örneklerini hepimiz biliyoruz. Görevimiz ayıp araştırmak ve ortaya koymak değildir. Dünyada ise Afganistan’ı, Pakistan’ı, Bangladeş’i, Sudan’ı, Libya’yı, Mısır’ı, Suriye’yi, Filistin’i, Cezayir’i, Irak’ı ve İran’ı görüyoruz.
nn Siyasal tarafgirlik ile çıkar ilişkileri her zaman İslami hareketleri baltalamıştır.
nn Bunu söylerken siyasete ve siyaset adamlarına karşı olduğumuzu söylemek istemiyoruz. Aksine dürüst her insanı teşvik ettik ve diyoruz. Ancak ikisini birlikte( DİN-SİYASET; DİN- TİCARET; SİYASET- TİCARET) yürütme olgunluğuna henüz kavuşamadığımızı belirtmek istiyoruz.
nn “Orta yoldan” ayrılmamak gerektiğini ve bu günlerin de bir gün gelip geçeceğini bilelim. Tavandakilerin konuşmalarının bir anda tabanda milyonlar tarafından taklit edildiğinin farkında olmak gerekir.
nn Mevlana , “Bir sofranın çevresine yüz tane adam oturur, yer. Fakat baş olmak isteyen iki adam, koca dünyaya sığmaz” demiştir.
nn Mevlana ile noktalayalım: “Sözün faydası şudur ki, seni istemeye sevk ve teşvik eder, heyecanlandırır. Yoksa istenilen sözle hasıl olmaz((meydana gelmez).”
nn “Daima Cennet’te olmak istersen, HERKESLE DOST OL, HİÇ KİMSEYE KİN TUTMA”
nn Selam ve aşkla; çünkü “ aşk, hakkın sıfatıdır”. der Mevlana…
nn
nn
nn
n