Herkesi her zaman aldatamazsınız…

Abone Ol

n

n
n Abraham Lincoln Amerikalı siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu.
n
n Amerika İç Savaşı nda belirleyici rol oynayan, demokrasiyi en iyi idare şekli olarak gören, kölelik gibi sınıfsal ayrımlara karşı çıkan Abraham Lincoln, 1861-1865 yılları arasında, Cumhuriyetçi Parti bünyesinde İllionis eyaletinden seçilmiş ve Amerika Birleşik Devletleri nin 16. başkanı olarak görev yapmıştı.
n
n Devlet birliğinin korunması gerektiği zor bir savaş döneminde, oldukça riskli kararlar almış; birçok toplumsal düzenlemeyle insan haklarının gelişmesine ve eşitlenmesine büyük katkı sağlamış; yoksul ve eğitimsiz bir aileden gelmesine rağmen devlet başkanlığı kademesine kadar yükselerek, Amerikan rüyası kavramının baş aktörleri arasında yer almıştı.
n
n Nereden çıktı bu Abraham Lincoln diyeceksiniz.
n
n Bana onu hatırlatan, “Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz. Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.” sözüdür.
n
n Bu sözün günümüzde önemi büyük ama kavramakta zorluk çekenler herkesi aldatabileceği düşüncesiyle hareket etmekten geri kalmıyor.
n
n Kim bunlar diyeceksiniz.
n
n Haklısınız.
n
n Sadece AK Partili bir milletvekilimiz demekle yetineceğim.
n
n Zaman zaman Samsun’a gelir ama her gün gazetelerde boy gösterir.
n
n Köy köy, belde belde, ilçe ilçe dolaşmış gibi görünür.
n
n Haberleri kendi servis yaptırır.
n
n Gazetelerimiz de kullanmaktan geri kalmaz.
n
n Aynı haberler sık sık temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önümüze sunulur.
n
n Bir haber noktası, virgülüne dokunmadan 5-10 kez kullanılır mı?
n
n Kullanılıyor işte.
n
n Aksini iddia eden varsa ispatlamaya hazırım.
n
n Ne bu milletvekili arkadaşıma karşıyım ne de haberlerinin kullanılmasına.
n
n Benim karşı olduğum toplumun kolayca aldatılabileceğini sanmaları.
n
n O niyetle bu yolu tercih etmeleri.
n
n Bu nedenle Abraham Lincoln’un “Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz. Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.” Sözünü hatırlatıp kulağına küpe yapmasını istedim.
n
n Haksız mıyım, ne dersiniz?
n
n Çalışma ve İş Kurumu’ndan mesleki eğitim toplantıları…
n
n
n
n Çalışma ve Bölge müdürlükleri ile birleşen İş Kurumu yeni vizyonu ile devrede.
n
n Her meslek ile ilgili İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Yürütme Kurulu toplantıları düzenliyor.
n
n En son yaptıkları toplantı basın sektörü idi.
n
n İlgi yok gibiydi.
n
n Toplantının haberini yapmak için gelen gazetecilerin dışında asıl ilgilendirenleri göremedik.
n
n Yani gazete patron ve yöneticileri yoktu.
n
n İhtiyaç duymadıklarından olsa gerek!
n
n Samsun’da bir-iki gazete dışındaki gazete sahip ve yöneticilerinin gazetecilerden yoksun oluşları, bu tür ortamlara neden oluyor.
n
n Bu tür gazete, dergi, televizyon ve radyo sahipleri meslek dışından olabilir ama işin başına getirdikleri meslek dışından olursa bir anlam taşımaz.
n
n Bir arpa boyu yol kat etmeleri de beklenemez.
n
n Çünkü bu türler bilmedikleri gibi öğrenme gereği de duymaz.
n
n Genelde mesleğe kullanma amacıyla sızmıştır.
n
n Topluma yarar sağlamaları beklenemez.
n
n Aksine topluma zarar verirler.
n
n Kendilerini yetiştiremedikleri için çalıştırdığı genç arkadaşların da yetişmelerine katkı sağlayamaz.
n
n Ne İsa’ya, ne Musa’ya misali.
n
n Çalışma ve İş Kurumu iyi niyetle basın sektörüne katkı sağlamayı hedeflemiş.
n
n Belki ilk toplantıda hayal kırıklığı yaşadılar ama ilerisi için olumlu bir adım olabilir.
n
n İl Müdürü Hasan Kılıçaslan iyi niyetli ve umutlu.
n
n Girişimlerin devamında kararlı.
n
n Diğer mesleklerde başarılı olunduğunu söyledi.
n
n ‘Basın sektöründe neden olmasın?’ diye sordu.
n
n Basın sektörü zor bir sektör oluvermiş günümüzde iş bilmezlerin kuşatmasıyla.
n
n Haydi hayırlısı.
n
n Samsun göç vermeye devam ediyor…
n
n
n
n Siz bakmayın ‘Samsun büyüyor, Samsun hizmet alıyor’ teranelerine.
n
n Samsun’un büyüdüğü falan yok.
n
n Samsun, bilindiği gibi göç vermeye devam ediyor.
n
n Göç de alıyor ama ağırlık göç vermede.
n
n Bana öyle geliyor ki; Samsun’un abartılışına kananlar göç ediyor ve hayal kırıklığına uğrayıp geri dönüyor.
n
n Her neyse; Samsun’a 35 bin 103 kişi göç etti.
n
n 43 bin 408 kişi de Samsun’dan başka yerlere göç etti.
n
n Verdiğimiz göç aldığımız göçten 8 bin 305 fazla.
n
n Görünen o ki, Samsun sürekli göç veren iller arasında.
n
n Göçü önlemenin yolları var ama onu söylemlerle değil, gerçek hizmet ve yatırımlarla sağlayabiliriz.
n
n O da zor gibime geliyor.
n
n Ne dersiniz?
n
n Gülümse:
n
n Halim Mecalim yok
n
n
n
n Sohbet sırasında Bektaşi’ye sormuşlar:
n
n
n
n -Baba Erenler niçin oruç tutmazsın?
n
n
n
n Bektaşi’de mazeret hazırdır:
n
n
n
n -Vallahi tutmak isterim ama halim mecalim yok.
n
n
n
n Bektaşi’yi zorda bırakmak için bir soru daha sorarlar:
n
n
n
n -İftara çağırsalar gider misin?
n
n
n
n -Doğrusu ne yapar eder giderim.
n
n
n
n Bektaşi’nin bu cevabına itirazlarını bildirirler:
n
n
n
n -Bu nasıl olur? Allah’ın emrini dinlemiyorsun da kulların davetini kaçırmıyorsun!
n
n
n
n Bektaşi’nin cevabı hazırdır:
n
n
n
n -Bunda şaşılacak ne var? Bilirsiniz ki Cenabı Hak merhametlilerin merhametlisidir ve affedicidir. Fakat insanlar böyle midir? Onlar, en küçük bir sebepten güceniverirler. Bunun için kulların davetlerini kaçırmamak gerekir.
n
n Aforizma:
n
n Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir.
n
n La Bruyere
n
n
n
n Tarihte bugün:
n
n 2 Ağustos 1914 : Osmanlı ile Almanya arasında işbirliği anlaşması imzalandı, Osmanlı da seferberlik ilan edildi.
n