Hıristiyan’dan, Bir Müslüman’a Saygı Örneği

Abone Ol

Oruç denilince akla Ramazan, Ramazan Ayı denilince de akla oruç gelir.

Oruç, Müslüman için namaz, zekat ve hac kadar yerine getirilmesi gerekli bir ibadettir.

Tıpkı namaz gibi, Ramazan’da tutulan farz orucun riyası- gösterişi olmaz.

İşte böyle bir Ramazan ayındayız.

Yer, Almanya’nın Berlin kenti.

Yıl 1989

Müdürlüğünü yürütmekte olduğum Berlin İslam Kolejindeyiz.

Randevulu ziyaretçilerimiz vardır: Berlin Eyaleti Yabancılar Dairesi Sorumlusu, Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Hıristiyan bir din adamı papaz.

Okulu gezerler, kendilerince önemli kabul edilen sorularının cevaplarını alırlar.

Sıra, yönetim odasında oturup karşılıklı konuşmaya, sohbete ve bizim de ikramımıza gelir.

İkramda, yemekten Türk kahvesine kadar her şey düşünülmüştür.

Misafirler, yönetim odasının yan tarafında Türkler ile Almanların rağbet ettiği yemeklerden hazırlanmış sofraya buyur edilir. Hiçbiri iltifat etmez.

Israrla meşrubat ve kahve ikram etmek isteriz. Yine ikramımıza cevap alamayız.

Sonunda kibarca “oruçlu olduğumuzu ifade” ile ikramlarımızı kabul edemeyeceklerini açıklarlar.

Biz, “Efendim, biz oruçluyuz ama, sizin yiyeceğiniz ve içeceğiniz şeylerden rahatsız olmayız. Hatta sevabımızın arttığına inanırız, lütfen kabul ediniz” dedik.

Onlar da, “İkramınızı kabul ederek yiyelim, içelim, sizin sevabınız artsın, bizim de insanlığımız azalsın mı istiyorsunuz” şeklinde cevap vermişlerdir.

İşte bir Hıristiyan’dan kıyamete kadar geçerliliğini koruyacak bir insanlık dersi.

Ve Müslüman’ım deyip, Müslüman’ın orucuna saygı göstermeyenlere bir ibret sahnesi.

Selam ve dua ile…