n
nn
nn Dershanaler mevzuu ile patlak veren cemaat iktidar kavgası, tam gaz devam ediyor. 17 Aralık 2013 tarihi bu mermisiz , bombasız , reste rest savaşın zirveyi gördüğü tarihtir. Yolsuzluk operasyonu adı altında yapılan, bazı bakanların çocuklarının adının karıştığı iddia edilen rüşvet operasyonu ile Halk Bankası üst düzey bürokratlarına hatta bazı ünlü işadamlarının karıştığı geniş kapsamlı bir operasyona dönüştü.
nn Tarihte hiçbir iktidar gelmiş olmasın ki muhtevasındaki birtakım insanlar cürüm işlemeye meyletmiş olmasın. “AK Parti iktidarı döneminde iktidarı kötüye kullanma eğilimine kapılan insanlar olmamıştır ,olamaz” demek insanın tabiatına aykırı bir beklenti olur. Dünyanın en büyük kadın ve gençlik örgütlenmelerini barındıran AK Parti, Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti olarak partisinin 12 yıllık iktidar dönemini sıfır hata ile bekleyenlere şunu demek istiyorum ; konuşmaya başlamadan önce iğneyi kendinize çuvaldızı AK Parti’ye batırın, eteğinizdeki yırtıklardan Hasan Dağı seyrediliyor!.. İnsan aklının ve vicdanın terazisinde başarılı ve takdire değer kabul edilmemiz için, insan gibi değil Tanrı gibi davranmak zorunda mıyız ? AK Parti kisvesi altına sığınıp cürüm işleyen kim varsa gitsin hesabını kendisi versin. Ben partim ve davamdan vazgeçmek zorunda mıyım ?
nn Yolsuzluk yapılıp yapılmadığı konusunda son kararı yargı verecek. Ancak yargının içinde de Sn. Başbakan’ın 21.12.2103 tarihli Ünye konuşmasında belirttiği gibi herkesin pırlanta kadar temiz olmasını bekleyemeyiz. Bir hukukçu olarak şu hususu detaylı incelemedim; bu kadar siyaseten mühim şahsiyetlerin içine alındığı bir rüşvet, yolsuzluk operasyonunu bir şube müdürü üstlerine bildirmeden yapabilir mi, hiç sanmıyorum. En azından hiyerarşik teamül gereği bildirmek gerekir idi. Eğer böyle bir bildirim yoksa kimse benim bunun iyi niyetli bir operasyon olduğuna inanmamı beklemesin. Değinmek istediğim bir diğer husus da şudur ki; rüşvet suçu ve yolsuzluk suçu için örgüt gerekmez. Rüşvet suçu en az iki sanıklı ama münferit bir suçtur. Madem bazı siyasilerin içine karıştığı rüşvet olayları tespit edildi, niçin bugüne kadar adli süreç başlatmak için beklenildi? Halk Bankası Müdürü ve Azeri işadamının ne gibi suç ortaklığı var ki hepsini aynı anda bir soruşturma potasına soktunuz? Hadi bir yerde bunları anladık, siyasilerin seks kasetleri olduğuna dair görüntüleri gözümüze gözümüze niye sokuyorsunuz? Yani kısaca bunları eş zamanlı yaparak neyi ifade ve ima etmeye çalışıyorsunuz? Bundan belli beklentileri ve muratları olanlar kimlerdir? Sorunun cevabını çok uzakta aramaya gerek yok. Dün yayınlanan Fethullah Gülen’in, cezbe hali içinde kendinden geçerek yaptığı lanet çığırtkanlığını görünce kaynağın nereden geldiğini gördük. Gördüklerime , duyduklarıma inanamadım. Nasıl bir hırs, nasıl bir güç sarhoşluğu ile F. Gülen ,Müslüman insanlara beddualar yağdırıyor. Bu zamana kadar Müslümanlar zulüm altında inim inim inlerken, aman okullarımıza, dershanelerimize, kadrolarımıza zeval gelmesin diye gıkı çıkmayan, her meselede otoriteye boyun eğmeyi telkin eden ve hiçbir zalime gayrimüslime en ufak laf etmeyen F. Gülen, Müslümanlara yani bizlere, yani sana , bana demediğini bırakmıyor. Beddua ve lanet döner dolaşır edeni bulur derler. Bu olay basit bir cemaat iktidar kavgası değildir, bu olay menşei dışarıda olan ve cemaatin taşeron olarak kullanıldığı, Ortadoğu’da enerji kaynakları üzerinden yürütülen güç kavgasıdır. Maalesef Müslüman kardeşlerimize de kısa vadede sunulacak bazı vaatler, uzun vadede ülkenin ve Müslüman coğrafyanın aydınlık geleceğinden daha fazla tercihe şayan gelmiştir. Bu konu daha çok köşe yazısı götürecek.
n