Hayatta her şey kurala bağlanmıştır. Hiçbir şey tesadüfen meydana gelmez. Gözümüzle görebildiğimiz şeyler, çoğu kez bizim algıladığımız gibi olmaz. Her hareketin ve oluşun kendine göre işleyen kanunları vardır. Bizim tanımlamalarımıza göre gerçeklik ortaya çıkmaz. Gerçek ne ise o hükmünü sürdürür.
Su her zaman 100 derecede kaynar. Su 0 derecede donar. Bu konuda yaptığımız bütün yorumlar, suyun kaynamasına bir etki yapmaz. Sadece bilgi sahibi olmamızı kolaylaştırır. Olup biten tabiat kanunları hakkında bilgimiz gelişir; hüküm vermemiz kolaylaşır. Çünkü, biz istesek de istemesek de dünya dönüyor. Güneş doğudan doğuyor batıdan batıyor. Bu konularda bilgi sahibi olmamız evren yasalarını hiçbir şekilde etkilemiyor. Sistem öyle kurulmuş ve ayarlanmış ki kolumuzdaki saat gibi ayarlamaya gerek yoktur.
Ancak, bütün bunlar olurken; bizim aklımızı kullanmayacağımız anlamına gelmez. İnsan olarak düşünen bir varlığız. Yaradan öyle yaratmış. Evren hakkında doğada meydana gelen olaylar üzerine bilgi sahibi olmak zorundayız. Böylece bilinç sahibi oldukça yaşamamız kolaylaşır ve hayata anlam katarız.
Doğa olaylarını inceleyen, araştıran birçok bilim insanı uygarlığın gelişimine büyük katkı yapmıştır. Bunun yanında insanımızın mutluluğu ve refahı için hiç durmadan kafa yoran; hayatın her alanında günlük yaşamımızı kolaylaştıran her türlü buluş ve başarı için çalışan insanlarımız mevcuttur.
İnsanların başarılı olmaları için onlara imkanlar sunulmalıdır. Herkesin okumaya, eğitilmeye , kendini geliştirmeye hakkı vardır. Ancak başlangıçta binlerle ifade edilen eğitim yarışında herkes kendi yeteneğine göre gideceği hedefe doğru yol almalıdır. Kimsenin kimseyi engellemeye hakkı yoktur.
İlerlemek, gelişmek istiyorsak insanımıza eğitim alanında en iyi imkanlar verilmelidir. Ağaç bile olsa, “Bir selvi ile bir meşe birbirinin gölgesinde yetişmez.”
İnsanımıza fırsat eşitliği vererek kabiliyetlerinin sınırlarını zorlamalarına imkan vermeliyiz.