İmam Hatip okulları bu ülkenin ve milletin bağrından çıkmış eğitim kurumlarıdır.
Milletimiz bu okullarla din ve aydın savaşını vermektedir.
Ve burada yadırganacak bir durum da yoktur:
Vatandaş istiyor ki, valisi, öğretmeni, memuru, işçisi ve de çocuğu kendi değerlerine sahip çıksın. Kendisi gibi, kendisine değer verilsin. İnancı ve değerleri horlanmasın.
Laiklik var diye Cumhurbaşkanı camisine girmiyor, çocuğu okula, kendisi resmi işe alınmıyor, çocuğunun okulunda ve kendisinin işyerinde mescitler kapanıyor, değerleri horlanıyor, kıyafeti yadırganıyor.
Değerler, insanlar içindir. İnsanımız kendisince doğru kabul ettiği değerlerine doktor, öğretmen, vali, kaymakam, memur vb. gibiler tarafından saygı gösterilmesini istiyor.
Bunun içindir ki, bunu sağlayan eğitim kurumlarına ilgi gösteriyor.
İşte imam hatip okullarının ilgi görmelerinin nedeni budur.
Artık her kasabada imam hatip okulu vardır. Devlet de bu okulları inşa ediyor. Sebep olanlardan Allah razı olsun.
Ancak ilerleyen yıllarda önümüze başka sıkıntılar çıkacaktır.
Bu da bu okullardaki eğitim kalitesi ile öğrencilerin akademik başarıları ve dini doğru öğrenip öğrenmemeleridir.
Geleceğin müezzini, imamı, vaizi, müftüsü ve din dersi öğretmeni bu okullardan çıkacaktır. Temelleri bu okullarda atılacaktır.
Benzer durumun ilahiyat fakülteleri için de geçerli olduğunu unutmayalım.
İmam Hatip okullarımızdaki din öğretimi ve eğitimi ile akademik başarı birlikte ele alınmalıdır.
İlahiyatlarımız ise(istisnalar hariç, onları tenzih ederiz)bazı konularda batılı oryantalistleri aratmayacak kadrolar yetiştirmektedir.
Gerek imam hatip okullarımızda ve gerekse ilahiyatlardaki bu duruma seyirci kalamayız.
Milletimizin bağrından çıkmış bu güzide okullarımıza milletimiz sahip çıkmalıdır. Osmanlı’da düştüğümüz yer burasıydı. Buradan kalkacağız ama hangi kadrolarla?
Bu okullarımız din eğitimi-öğretimi ile akademik başarı, yönetici ve öğretmen açısından yakın takibe alınmalı ve taviz verilmemelidir. Aksi halde kar yerine zarar gelecektir. Selam ve sevgi ile…