n
n n Vali Hüseyin Aksoy talep etti, İçişleri Bakanlığı gönderdi.
n n Müfettişler Samsun İl Özel İdaresi’nde incelemeye başladı.
n n İncelemenin başlamasıyla birlikte önce CHP İl Başkanı Mehmet Atalay bir açıklama yaptı ve olayın üzerinde özenle durulması gerektiğini söyledi.
n n Ardından MHP İl Başkanı Şaban Kılıç ‘Babamın oğlu olsa inceleyin’ diyerek konunun önemini dile getirdi.
n n Samsun İl Özel İdaresi’ndeki iddialar çok ciddi.
n n Bu ciddi iddialar, en ince detayına kadar inilerek incelenmeli.
n n Kimlerin ihmalkarlığı bulunduğu veya bilerek birilerine kazanç sağladığı ortaya çıkarılmalı.
n n Tüyü bitmemiş yetimin hakkını peşkeş çeken ve bu peşkeşten nasiplenenler, ortaya çıkarılıp hak ettikleri ceza verilmelidir.
n n Özellikle haksız yere aldıkları paranın iade edilmesi, bence kaçınılmaz olmalıdır.
n n İl Özel İdaresi bunca gazete varken, parayı bulduğu zamanlar çıkan dergilere o denli para verme gereği nereden duyabildi?
n n O dergileri yayımlayanların gazetecilikle bir ilgileri bulunup bulunmadığı hiç mi merak edilmedi?
n n Bu dergiler kime ne kazanç sağladı?
n n Gerçi ben bu dergilerin varlığından, bu iddialar ortaya atılana kadar haberdar değildim.
n n Biz gazetecilerin dahi adını duymadığı, bilemediği, göremediği dergilere, binlercesi basıldığı iddialarına kimi inandırabildiler?
n n O adı geçen dergilerin Samsun’un tanıtımına bir katkısı olduğuna inanıyorlar mı?
n n Kimsenin göremediği dergilerin katkısı mı olur? diyenleriniz olabilir.
n n Haklısınız.
n n Bizim bu konunun üzerine aylardır gidişimizin nedenleri var.
n n Özel İdare’nin söğüşlenmesine seyirci kalmamak.
n n Mesleğimizin yıpratılmasına engel olmak.
n n Yanlışları ortaya çıkarıp, doğruların bulunmasını sağlamak.
n n Her önüne gelenin yasal boşluklardan yararlanıp, mesleğimizi kullanmalarına izin vermemek.
n n Yetkili kılınanların yetkilerini aşmalarına son vermek.
n n Bir daha buna benzer olaylarla karşılaşmaya cesaret edilemeyecek ortamı yaratmak.
n n İnceleme sonucunu bekleyip, göreceğiz ve değerlendirmesini yapacağız.
n n Bu böyle biline.
n n -------------------------------------
n n Koca Samsun mezbahanesiz bırakıldı…
n n
n n Geçen hafta mezbahane mühürlenecekti.
n n Birkaç gün uzatıldı.
n n Neden mi?
n n Kesimlerin tamamlanması için.
n n O gün bu köşede dile getirmiştim bu işin yanlışlığını.
n n Olmamalı, demiştim.
n n Mezbahane yapılmadan mevcudu mühürlenmemesi gerektiğini anlatmaya çalışmıştım.
n n Büyükşehir’in büyük düşünenleri aldırış etmedi ve mezbahaneyi mühürledi.
n n Olacak şey mi?
n n Olmaması gerekir ama bu ülke için gereksiz olan, sorunlara sorun ekleyen Büyükşehir mantığı siyasetin bir ürünü olarak karşımızda.
n n Mevcut haliyle yetinilemedi, il geneline yayıldı.
n n Sorunlar, çaresizlikler, hizmetlerden alıkoymalar, toplumun huzuruna engel olmalar adına bence bu yapıldı.
n n Bugün Samsun’u mezbahanesiz bırakan zihniyet, yarın Samsun’u önemli ihtiyaçlarından yoksun bırakır.
n n Mühürlenen mezbahanenin sıkıntıları ilk günlerden itibaren kendini gösterecektir.
n n Gelişigüzel kesime neden olacaktır.
n n Kaçak et satımını yoğunlaştıracaktır.
n n Bu yolu tercih etmek zorunda kalanlar da sorumlu Büyükşehir Belediyesi’ni gösterecektir.
n n Bir Büyükşehir Belediyesi düşünün, halkı yasal olmayan kesime yönelmek zorunda bıraksın.
n n Olacak şey mi?
n n Kesinlikle olmaması gerekir.
n n Buna neden olanlar Samsun’a ihanet ettiğinden dahi bihaberler.
n n Bildiğini okuyarak bir yere varacaklarını sanıyorlar.
n n Yazık.
n n Samsun kimlerin elinde, ne günlere kaldı?
n n Yanılıyor muyum, ne dersiniz?
n n
n n İşini bilmeyenlerin günahını çekiyoruz…
n n
n n Atakent’te oturanlar, 19 Mayıs, Bafra, Alaçam, Yakakent ve Sinop yönüne yolculuk edenler bir süreden beri hayli dertli.
n n Neden olanlara verip veriştiriyorlar.
n n Balıklama daldık galiba, işi detaylarıyla anlatayım bari.
n n İşini çok bilenler; Atakum ve Atakent’teki derelerin bir bölümünü yok etmişti, bir bölümünü de kapatmıştı.
n n Yanlışın selle ortaya çıkması karşısında o yapılanlar şimdi yıkıldı.
n n Yerine selde zarar vermeyecek köprüler yapılıyor.
n n Bu nedenle bu yol geçit vermez hale geldi.
n n Özellikle sabah ve akşamları bu yolu kullanmak zorunda olanlar strese giriyor.
n n Bu çalışmaların biteceği de yok.
n n Aksine her geçen gün yayılıp gidiyor.
n n Diyeceksiniz ki; “Ne yapsınlar? Sele engel olmak için çalışıyorlar. Geleceğin refahı için çalışıyorlar. Sabredin”.
n n Sabredelim de, bu yanlışları yapan, bu gün doğrunun bulunması adına çekilen sıkıntılara neden olanlar yaptığı ile mi kalacak?
n n Hadi canım oradan…
n n Zaten yanlış yapanların yaptıklarının üzerine gidilemediği için hem maddi, hem manevi açıdan kaybediyoruz.
n n Derelerin kapatılamayacağını, kapatılırsa sele neden olacağını bilemeyenleri biz seçmeye devam ettiğimiz sürece daha çok bu tür yanlışların sıkıntılarını çekeriz.
n n Bu arada sanmayın ki, bir-iki derede yapılan çalışmalarla selin önüne geçilecek.
n n O yörede unutturulan çok dere var.
n n Kendilerini yoğun yağışlarda gösterir.
n n Ben hatırlatıyorum, siz de ‘demedi demeyin!’.
n n Ne dersiniz?
n n
n n Gülümse:
n n
n n Kuyruklu yalan…
n n
n n Bir gün, Nasrettin Hoca, camide bir vaaz veriyordu. Cemaatten bir kısmının esnediğini ve bir kısmının uyukladığını fark etti. Bunun üzerine şöyle konuşmaya başladı:
n n -Bir sabah, Akşehirden dışarı çıkmıştım. Çayın kenarında dört ayaklı ördekler su içiyorlardı...
n n Dört ayaklı ördek sözünü işiten cemaat, gözlerini açarak Nasrettin Hocayı dikkatle dinlemeye başladı. Bunun üzerine Nasrettin Hoca:
n n -Yahu!... Siz nasıl adamlarsınız. Deminden beri size vaaz ediyorum, uyukluyorsunuz da, kuyruklu bir yalan uydurunca hepinizin gözleri açıldı...
n n
n n Yalan…
n n
n n Bir gün, bir ahbabı, Hocadan eşeğini ister.
n n Hoca ne düşündüyse:
n n Bir eşeğin sözümü olur, yoluna feda ama, evde değil! demeye kalmaz,
n n eşek, eşeklik edip de ahırda anırmaya başlamaz mı?
n n Ahbabı bir tuhaf olur. Tutar, Hocanın yalanını yüzüne vurur:
n n Aşk olsun Hoca; demek bir eşek kadar olsun yanında haysiyetimiz yok; evde ya işte! deyince hoca:
n n Yahu, der sen de pek tuhafsın; benim sözüme inanmıyorsun da eşeğinkine mi inanıyorsun!
n n
n n Aforizma:
n n Her şeyin anahtarı sabırdır. Civcivi,yumurtaları kuluçkaya yatırarak elde edersiniz, kırarak değil.
n n Arnold Closow
n n
n n Tarihte Bugün:
n n
n n 7 Kasım 1917 : I. Dünya Savaşı: İngiliz kuvvetleri Osmanlı Devleti idaresindeki Gazze yi ele geçirdi.
n