Cumhuriyet rejimi, kuvvetini bir kişi, bir zümre
veya bir sınıftan değil,geniş halk kitlesinden,
millet iradesinden alır...
Bazı uygulamalarda gerçekten de böyle midir?..
Cumhuriyet rejiminde
bütün vatandaşlar yasalar önünde eşittir,
aralarında hiçbir ayrıcalık yoktur...
Yolsuzluğa karışan veya cinayet işleyen milletvekili seçildiği sürece yargılanamıyor. Çünkü, dokunulmazlığı var...
Herkes seçme seçilme hakkına sahiptir...
Partiye adaylık parası yatırma da görelim...
Bu ülkede, kimin milletvekili, kimin belediye başkan adayı olacağını parti liderleri belirler...
Lider ister doktorunu, ister sekreterini, isterse bahçıvanını bile aday yapabilir. Seçileceği bir sıraya koyabilir...
Nerede milletin iradesi?..
Temel hak ve özgürlükler,
cumhuriyet rejiminde teminat altındadır...
Fikir özgürlüğü vardır. Ama, bu ülkede Başbakan ya da
bakanın aleyhine yazı yazdığında
kovulma tehlikesi yaşarsın. Geçmişte ve şimdi
böyle örnekler çoktur. Eleştirmediğin sürece özgürsün...
Cumhuriyet rejiminde, din ve vicdan özgürlüğü vardır...
Kilise açanların gördüğü hoşgörü, apartmanın bir kenarını
mescit yapanlara
gösterilmemektedir...
Ne gericilik kalır, ne de yobazlık...
Daha da sayalım mı?..
Büyük Önder Atatürkün En büyük eserim diye gururla
ifade ettiği cumhuriyetin tüm kazanımlarını
istemek ve yaşamak bu milletin hakkıdır...
Bu rejimin bizlere sunduğu
nimetleri çoktur...
Hiç kimse bu millete
keyif bağışlamaya kalkışmasın!..
Cumhuriyet hepimizindir
ve ona sahip çıkmak demek, insanca yaşamayı
sürdürmek demektir...