İster sevelim.
İsterse sevmeyelim.
İşini bilen parti AK Parti.
Bükülemeyen bilek öpülmeli.
Gerçekten başarılı.
Başarısının yüzde 50’sini CHP ve MHP’ye borçlu.
TBMM Başkanlığı seçimi sonrası gözler hükümete döndü.
En rahat parti AK Parti.
Ahmet Davutoğlu, hükümet için şart üstüne şart koşan CHP ve MHP’ye net mesaj verdi:
Siz bilirsiniz.
Yetmedi:
Koalisyona en az ihtiyacı olan biziz.
Açıktan meydan okudu.
Koz bende, dercesine.
Aba altından sopa da gösterdi:
Erken seçime gideriz, diye.
Ben de olsam aynısını yapardım bu beceriksizlere.
Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasında dikkatimi çeken çok şey vardı.
Bunlardan biri de TBMM Başkanlığı seçimindeki başarıya ilişkin sözleri:
Şu ya da bu partinin AK Parti yi desteklemesi dolayısıyla olmadı.
Böyle bir destek de söz konusu değil. Herkes kendi yolunda yürüdü.
Biz muhatabımız olan siyasi aktörlerin tutumlarını tek tek gözleyip, En doğru tavır ne olur bunu belirledik
Yani Bahçeli’nin yaptığı kıyak, kıymet-i harbiyeden yoksun.
Ne İsa’ya ne Musa’ya yarandı.
CHP’yi hazmedemedi.
Blok çöktü.
Bundan yararlanan Ahmet Davutoğlu haklı olarak konuşacak.
Sopa da gösterecek.
Meydan da okuyacak.
Haklı.
Her neyse; biz gelelim hükümet konusuna.
AK Parti-MHP koalisyonu olur mu?
Olmak zorunda.
Olmazsa, erken seçime gidilirse iddia ediyorum MHP baraj altında kalır.
Toplumdaki bu öfke dinecek gibi değil.
Bahçeli, MHP’liler tarafından da çizildi.
Zaten kerhen destek veriliyordu.
Şimdi karşılarında bulacak.
Aslında MHP’nin kurtuluşu lider değişiminde.
Bir türlü becerilemiyor.
Beceriksizliğe de boyun eğiliyor.
Haliyle MHP’nin büyümesi engelleniyor.
Ne dersiniz?