İSRAİLOĞULLARI 2

Abone Ol

n

n

n Romalılar tarafından Filistin den sürülen İsrailoğulları çoğunluk Avrupa olmak üzere birçok ülkeye göç etti. Sürgün hayatın getirdiği bütün psikolojik yenilgiyi ticarette lehe çevirerek bulundukları yerlerde zenginlikle tanıştı. Bu tanışma bulundukları ülkelerde yüzlerce yıl sürecek tutunmayı, o ülkedeki siyasal yaşamla yaşamayı teşvik etti. Ta ki 19. yy sonlarında siyonizmin tetiklediği “Vatan” duygusu Arz Mevud fikriyle hemhal olana dek. Arz Mevud; muharref Tevrat’ta Yahve nin (Tanrının) İsrailoğullarına vaadettiği Fırat ve Nil arasındaki topraklar”

n

n Avusturyalı Yahudi gazeteci Theodor Herzl’in 19. yüzyılın sonlarında dünya gündemine getirdiği siyonizm, pek çok kaynakta Yahudiler için bağımsız bir devlet kurmayı amaçlayan meşru bir ulus-devlet ideolojisi olarak nitelendirilmektedir. Ancak gerek bugüne kadar yapılan uygulamalar, gerekse siyonist liderlerin kendi açıklamaları siyonizmin pek çok Yahudi için bunun ötesinde bir anlam ifade ettiğini göstermektedir. Theodor Herzl ve beraberindekiler yaratıcıya dolayısıyla da dine iman etmemekle birlikte Yahudiliği bir inanç olarak değil, sadece bir ırk olarak görüyorlardı. Onlara göre Yahudiler, diğer Avrupa ırklarından farklı bir ırktılar, bu nedenle de onlardan ayrılmalı ve kendilerine ait topraklarda yaşamalıydılar. Yahudiler için aradıkları toprakların neresi olacağını düşünürken de, Yahudilerin kutsal değerlerini gözönünde bulundurmamışlardı. Hatta Herzl in Uganda Planı adıyla tanınan projesine göre, ilk önceleri Uganda yı ideal vatan olarak düşünmüştü. Filistin e ise daha sonra İngilizlerin yönlendirmesiyle karar vermiş, Filistin, Yahudilerin tarihi toprakları olduğu düşüncesiyle İngilizler tarafından sevk ve idare edilmiştir.

n

n Dünya Siyonist Örgütü; Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı pek çok ülkede Yahudilerin diğer milletlerle birarada huzur içinde yaşamasının mümkün olmadığının , Yahudilerin ayrı bir ırk olduklarının , dolayısıyla kendilerine ait vaadedilmiş topraklar için Filistin’e göç etmeleri gerektiğinin propagandasını yapıyordu.

n

n Siyonizmin barbar ve acımasız bir ideoloji olmasının ikinci bir nedeni ise 19. yüzyıl Avrupasına hakim sömürgecilik ideolojisine bağlı olmasıdır. Sömürgecilik, sadece siyasi ve ekonomik bir sistem değil, aynı zamanda bir ideolojidir. Batının sanayileşmiş milletlerinin, bu alanda geride kalmış olan milletleri sömürme, onların topraklarını işgal etme hakkını taşıdıklarına, bunun sözde milletler arası yaşam mücadelesi nin doğal bir sonucu olduğunu savunur.

n

n Ancak siyonist sömürgecilik, İngiliz veya Fransız sömürgeciliğinden daha kötüdür. İngiliz ve Fransızlar, kolonileştirdikleri ülkelerin halklarına (kendilerine boyun eğmek şartıyla) yaşam hakkı tanımışlar, hatta bu ülkelere eğitim, adli yönetim, altyapı alanlarında katkılarda dahi bulunmuşlardı. Ama siyonizm etnik temizlik ten yana uygulamaları tercih etmiştir.

n

n Yahudiler topraksız değillerdi, büyük bölümü baştada yazdığımız gibi dünyanın farklı ülkelerinde güvenlikli ve huzurlu bir yaşam sürüyordu. Özellikle sanayileşmiş Batı ülkelerindeki Yahudi cemaatlerinin hayatlarından hiçbir şikâyetleri yoktu. Çoğunun, yaşadıkları ülkeyi terk edip Filistin topraklarına göç etmek akıllarına bile gelmiyordu. Nitekim bu gerçek, siyonistlerin Filistin e göç çağrılarının büyük ölçüde cevapsız kalmasıyla ortaya çıkacak, ilerleyen yıllarda söz konusu anti-siyonist Yahudiler, kurdukları çeşitli dernekler yoluyla siyonizme karşı aktif bir direniş başlatacaklardı. Çeşitli siyasi manevra ve girişimlerle Filistin topraklarının önce İngiltere nin denetimine bırakılmasını ve bölgeye Yahudi göçünü serbestleştirmeyi sağlayan, daha sonra Balfour Deklarasyonu ile mücadelelerine resmi destek alan siyonistler, Yahudilerin göçe isteksiz olmaları karşısında oldukça zor durumda kalmışlardı.

n

n Chaim Weizmann ın şu sözleri siyonistlerin içinde bulundukları durumu ifade etmesi açısından oldukça çarpıcıdır: “Balfour Deklarasyonu şimdi yürürlükte... Son on yıldır her gün her saat gazeteleri açtığımda hep aynı şeyi düşünüyorum; Bir dahaki rüzgar nereden esecek Her an İngiliz Hükümeti nin bana gelip, Söyle bize Siyonist Organizasyon nedir Nerede sizin siyonistleriniz? demelerinden endişe ediyorum. Yahudilerin bize karşı olduğunu biliyorlardı. Bizler küçük bir adanın üzerinde tek başına ayakta kalmaya çalışan bir avuç Yahudiyiz.”…

n

n Yazı dizimizin 3. ve son bölümde buluşmak üzere

n

n Sağlıcakla kalın efendim.

n

n

n