İşsizlik var mı?..

Abone Ol

Mecidiye Caddesinden geçin, Cumhuriyet Meydanına
yönelin, oradan da 19 Mayıs Bulvarını takip edip İstiklal Caddesine doğru yürürken, işyerlerinin
camlarına dikkatle bakın...
Tezgahtar aranıyor ya da Eleman aranıyor
gibi ilanları göreceksiniz...
Yerel ve bölge gazetelerinin
seri ilan sayfalarına bir göz gezdirin,
yine bu ilanlar karşınıza çıkacak...
İstiklal Caddesinde (Çiftlik), bir esnaf arkadaşımın
işyerinin camına asılı olan ilanı
görünce sormuştum...
Hala tezgahtar bulamadın mı? diye...
O da İşi kavramış olanlar
zaten çalışıyor. Bize başvuran da hiç tezgahtarlık yapmamış. Deneme süresi dediğimde,
çekip gidiyor
yanıtını vermişti...
Samsunda işsizlik gerçekten de
büyük boyutlarda...
Gençler bir kenara,
emekliler dahi iş arıyor...
Ancak, öyle bir alışkanlık söz konusu ki,
herkes rahat edebileceği,
yorulmadan kazanabileceği bir iş tercih ediyor...
Çünkü, bu zihniyet,
kolay para kazanıldığını pompalayan
kültür yozlaşmasının ürünü...
Örneklerini de görüyor aslında...
Daha düne kadar yemeye ekmeği, sırtında giymeye elbisesi olmayan adam, paraya para demiyor...
Nasıl oluyor bu?..Nereden buldun? sorusu yok ki...
Elbette ona da sorulmayacak...
Bol para harcayan işsiz gence
ailesi soruyor mu?..
En iyi elbiseler, en iyi cep telefonları...
Öyleyse niye alın teri akıtıp, göz nuru
döküp çalışsın?..
Bu gidiş iyi değil...
Her ne kadar, Kara para mevzuunda
önemli adımlar atılmışsa da
ciddi biçimde bakılmadığı sürece
deliğin kapanması mümkün görünmüyor...
Bu kültürle yetişen
Tüketen nesil yerine üretene
fırsat vermedikçe, bu ilanlar elbette camlarda çokça asılıp kalacak...
Çalışmak ayıp mı?..
Namusuyla yapılan her iş,
insana gurur ve onur verir...
Hangi iş olursa olsun!..
Suçu sadece devlet olanaksızlıklarına
bağlarsak, haksızlık yapmış oluruz...
Kabahati anne ve baba
kendisinde de aramalıdır...
İşte manzara ortada...
Çıkın Mecidiyeden Cumhuriyet Meydanına, oradan da Çiftlik Caddesine...
Camlarda asılı ilanlar,
içinde bulunduğumuz
sosyolojik durumu
haykırır gibidir...
Okuyabilene tabii ki...