Samsunspor sahasında yine kayıpta.
İki puan, kelimenin tam anlamıyla bağıra bağıra gitti.
Neden derseniz.
Teknik Direktör Erhan Altın’a göre, çok istemek ve arzulamak.
Doğru olabilir.
Demek ki istemek yeterli değil.
O isteği hak edecek oyunu oynamak gerek.
Dünkü maça, Samsunspor iyi başlayamadı.
Organize olamadı.
Rakibe pozisyon verdi.
Oyunu kontrol altına almaları da hayli sürdü.
Nitekim ilk atağımız 27’nci dakikada geldi.
Ardından üç etkili pozisyon.
Toplam dört etkili ama sonuçsuz pozisyon.
İlk yarı böylece golsüz sona erdi.
Maçın ikinci yarısına Samsunspor iyi başladı, diyebiliriz.
Coşku, hırs ve mücadele vardı.
Rakibin pas hatalarından yararlanma vardı.
Üretken olundu.
Gol sinyalleri verildi.
Nitekim dakikalar 76’yı gösterirken Samsunspor, Taha Yalçıner ile gol buldu.
Golden sonra Teknik Direktör Erhan Altın’ın ısrarlı isteğine rağmen geriye yaslanıldı.
Bunu fırsat bilen Altınordu, 84’üncü dakikada Serkan Göksu ile beraberliğe ulaştı.
97’nci dakikada ceza sahası içinde topun elle kesildiği ve penaltının verilmediği gerekçesiyle tribünler penaltı, diye ayaklandı.
İlk bakışta penaltı gibi görülse de özellikle yan hakemin gözü önündeki bu pozisyon, tartışma götürür.
Samsunspor berabere kalarak sahasında iki puan kaybeden oldu.
Bu kayıp, bir grup taraftarın tepkisine neden oldu.
Erhan Altın’ın istifası istendi.
Maç bitimiyle birlikte Erhan Altın istifa isteyen taraftarların bulunduğu tribüne gitti.
‘Saygı duyarım’ dedi.
Bence Erhan Altın’ın taraftarların yanına gitmesi ve ifade ihtiyacında bulunması gereksizdi.
Bir kısım taraftarın da istifa istemeleri yersizdi.
Toparlanma süreci içinde.
Sorunlara çözüm arandığı bir dönemde; istifa yarar değil zarar getirir.
Samsunspor’un geleceği için birlikteliğe en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemde duyarlı olmak, taşkınlıktan kaçınmak zorundayız.
Bizden sadece hatırlatması.