KADER VE FELAKET…

Abone Ol
n Soma ‘da gerçekleşen kömür madeni kazasında hayatını kaybeden tüm işçilerimizin yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Vefat edenler ebedi mekanlarında nur ve huzur içinde yatsın.
n
n Ölen ile ölmek mümkün değil. Aslında ölmek mi yoksa yaşamak mı daha zor diye düşündüğümde, yaşamak daha zor gibi geliyor bana. Çünkü yaşayan insanlar için hayat telaşı kaldığı yerden devam ediyor. Bir de buna ilaveten gidenlerin hasreti ve yokluğunun getirdiği maddi ve manevi sıkıntılar kalıyor. İnanan insanlar için ölüm ebedi hayata yeniden doğmaktır. Bu ayrımı bazı zihniyetlerin anlaması mümkün değil. Aslında her şey için dönüş yalnızca Allah‘adır. Buna bütün kalbimiz ile inanıyoruz. Aslında mutlak ve kaçınılmaz olan tek KADER budur. Kadere inanıyor olmamız bu dünyada miskinler gibi etkisiz tepkisiz, araştırmadan sormadan, sorgulamadan yaşamamızı gerektirmiyor. Araştırmak sormak, sorgulamak hak aramak insan için aslında cüz i irade sahibi olmamızın getirdiği bir yükümlülüktür. Yoksa bu dünyada yaptıklarımızdan imtihan edilecek olmamızın bir anlamı kalmazdı. Bunu yine hayatı sadece bu alemden mütevellit zanneden insanların anlayıp idrak etmesi mümkün değil.
n
n Bir haftaya yakın zamandır her dakika yazılı ve görsel basında Soma ‘da gerçekleşen olay yerinden ve vefat edenlerin yakınlarından ibretlik hikayeler gözlemliyoruz. Vefat edenlerin yakınlarının ve kazadan kurtulanların –ki şimdilik kaza diyoruz inşallah bir sabotaj yoktur- tevekkül ve idraki beni çok duygulandırdı. Görüyorum ki bu insanlar birilerinin umut ettiği işçi sınıfına mensup insanlar değil. Birilerinin işçi sınıfı ayaklanması hayalleri gene başka bir bahara kaldı.!!! Amentünün bilincinde olan, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanan ama bununla birlikte dostunun yüz karası, düşmanının maskarası olmamak için yerin yedi kat dibinde çalışan insanlar. Aksi halde olay yerinden kurtulduktan sonra ailesine kurtuldum diye haber dahi vermeden bir hafta boyunca arkadaşlarının kurtulması için yardım eden; çaba sarf eden işçinin halet- i ruhiyesini nasıl açıklayabiliriz. Kadere inanmak bundan sonra yaraların sarılması ve yeniden hayata tutunmak için bizlere ihtiyacımız olan manevi desteği sağlayacak. İşin bu tarafı yine birilerini çileden çıkarttı hayal kırıklığı yarattı. Felaketlerden nemalananlar, boşuna uğraşmasınlar Soma felaketinden de kendilerine hayır gelmez. Onun için de çoktan “müstehaktır” falan filan tarzı yazılar döktürüp provokasyonlara ,aşağılamalara, başladılar. Devamı , bidon kafalılar vs. şeklinde gelecektir, bekliyoruz.
n
n Gelelim AK Partililerin Soma için Mısır ve Somalı kadar üzülmediği mevzusuna; Bunun aksini ispata kalkışmak acizlik geliyor bana ama diyeceğim şudur ki ,kişi kendinden bilir işi, demek ki bunu diyenlerin felaketlerle ilgili iki türlü ayrımı var; üzünülesi felaketler, üzülmek gerekmeyen, müstehak felaketler….
n