n
nn Dün “ ANNELER GÜNÜ” idi.
nn Buzun üzerine yazılar yazıldı, vadilerde nutuklar çekildi.
nn Buzun üzerine yazılan yazı anlık olup, küçük bir iklim değişikliğiyle yok olup gider.
nn Vadilerdeki konuşmalar ise yangı(aksiseda) ile yalnız konuşanlar tarafından dinlenilir.
nn Atalarımız bu durumu , “ kendi çalar, kendi oynar” şeklinde ifade etmişlerdir.
nn Türkiye’de ve dünyada annelik sorunundan önce kadın sorunu çözülmelidir. Çünkü anne, annelik vasfını(niteliğini) kazanmadan önce kadınlık niteliğini kazanmaktadır. O, ANNE OLSA DA OLMASA DA HER ŞEYDEN ÖNCE KADINDIR.
nn Türkiye’de ve dünyada halledilmesi gereken şey, öncelikle kadın sorunudur.
nn Kadın, gerek Türkiye’de ve gerekse dünyada, “ cinsel obje olarak görülmesinden” vaz geçilmelidir.
nn Kadının sorunu burada başlamaktadır.
nn Kadınlar öncelikle reklamlarda, firmaların pazarlama bölümlerinde, bazı insanların avlanmasında, casuslukta, iş gücü istihdamlarında istismardan kurtarılmalıdır. Kadınlar fizikleriyle ve cinsellikleriyle erkeklerin görsel tutsaklığından kurtarılmalıdır. Daha doğrusu kadınlar kurtulmalıdır. Bu alandaki mücadelelerini tek başlarına başlatmalı ve kendilerinin, köleleri kabul edip pazarlayan erkeklerden insan olarak farklı olmadıklarını haykırmalıdır.
nn KADINI KURTARANLAR AİLEYİ, AİLEYİ KURTARANLAR DA MİLLETİ KURTARMIŞ OLURLAR.
nn Mutlu insanlar mutlu ailelerde, mutlu aileler de mutlu toplumlarda olur.
nn BİREYİNİN MUTLULUĞUNU SAĞLAYAMAYANLAR, MİLLETLERİNİN MUTLULUKLARINI SAĞLAYAMAZLAR.
nn Kadın kurtulmalı ve kurtarmalıyız.
nn Kadınımız işyerinin, reklamın, modanın ve erkeğin görselinin tutsağı değil, gerçek yaratılışının, anneliğinin, eş olmaklığının ve toplumda yapabileceklerinin( iş, meslek, toplumu inşa vs.) fedakarı olmalıdır. Peki, kadını nasıl kurtaracağız? Bir başka yazıda inşallah…
nn “Cennetin, ayakları altına serilmiş annelerimizden” ahirete göç etmiş olanlarına rahmet , yaşayanlarına sağlık ve afiyet dileklerimizle,
nn Selam ve sevgiler…
n