n
n n Elimdeki bu takvim yaprağı 10 Ocak 2012 tarihini gösteriyor. Onu kütüphanemin baş köşesinde saklıyorum. Bu tarih benim için adeta bir milat.
n n Tam bir yıl önce 10 Ocak günü Fethiye’ye karlı ve zorlu bir kış gününde gelmiştik. Zaman nasıl aktı ve bir yıl nasıl doldu anlamış değilim. Bu bir yıl içinde ben kendime duygusal detoks yaptım. Buna ikinci bahar mı denir bilmem. Ama burada kendimi her anlamda yenilediğim ve duygularımı da rektifiye ettiğim kesin. Bazen beynimi motor gibi hissediyorum. Sürekli düşünüyor ve sürekli üretmeye çalışıyorum. Bu anlatılmaz ancak yaşanır. Duygularınızı açığa çıkarırken muazzam bir enerjiyi de açığa çıkarabilirsiniz. Bu sizin duygularınızla kesişme noktanızdır. Duygularla dengeli bir biçimde buluşmak insana bilgelik verir. Tüm gizem ve güzellikler, yaşadığımız farklı duygu yelpazesi içinde saklıdır.
n n Ben duygularımla buluşamazsam bu yazıları da yazamazdım. Her yazım bittiğinde adeta toprağa basıp ruhum deşarj olmuşçasına yoğun bir enerji boşaltıyorum bedenimden. Şimdi anlıyorum ben de Yazmazsam eğer çıldırırım diyen yazarları.
n n Bu benim ikinci yaşamım diye düşünüyorum. Her şey o kadar kısa bir zamanda gelişti ki, ben bile geçen zamana inanamıyorum. İnsan ömrü, bir kelebek ömrü kadar kısa. Buraya alıştım ve sevmeye başladım. Doğası ve görselliği beni hala etkilemeye devam ediyor. Muhteşem bir görsellik var. Allah buraya olağanüstü cömert davranmış her anlamda. Bitmeyen bir hayat bilgisi serüveni içindeyim. Sürekli öğrenme , tanıma telaşı içindeyim. Duygularımı analiz edip süzüyorum. Kendimi yeniden tanımaya çalışıyorum. Benden yeni bir ben yaratıyorum. Hayata daha farklı daha toleranslı bakan. Geçmişteki hatalardan ders alıp yenilerini yapmamak adına...
n n Buna kısaca aynaya bakmak diyebiliriz. İnsanın duygularını anlatması çok zor. Zira duygular salt yaşanıyor. Ne demişti Nazım Hikmet; Yaşamak ümitli bir iştir sevgilim. Yaşamak seni sevmek gibi ciddi bir iştir Gerçekten ciddi bir iştir hayatı sevmek. Ve getirdiği her sürprize evet demek ciddi bir iştir.
n n Ben de artık burada en sevdiğim işleri yapıyorum. Okuyorum yazıyorum, çiziyorum ve öğreniyorum. Daha o kadar çok bilmek ve öğrenmek istediğim şey var ki. Ve gitmek istediğim kilometrelerce yol, çalmak istediğim binlerce kapı var yaşam içinde. Hala hırçınım, hala hırslıyım. Hala hedeflerim var.
n n Hayallerime ve hayatıma evet diyorum. Mutluluğu, huzuru, tutkuyu duruluğu ve coşkuyu ben burada buldum. Çünkü burada kendime döndüm.
n n Şimdi eskisinden de çok portakallı kurabiye pişiriyorum. Bir evi kurabiye kokusu sarmış ise ve çay bardağındaki kaşığın tınısı kulağınıza hoş geliyorsa huzuru yakalamışsınızdır. Kısaca hayat bir av. Ben ise avcı.
n n Ben artık şirin bir Akdeniz kasabasında yaşıyorum. Bu kasabanın sırrı doğasında saklı. Her zaman söylediğim gibi bir natürmort tabak. Tanrı bu tabağın içine tüm doğal güzellikleri ve görselliği cömertçe serpmiş. Toros lara her baktığımda Yaşar Kemal in İnce Memet i aklıma geliyor . Dağların tepeleri beyaz bir örtü ile gökyüzüne doğru uzanıyor. Trafik derdi, keşmekeş yok. Sakin bir kasabada dingin bir hayat. Kırk yıl düşünsem bir gün buraya yerleşeceğimi hayal dahi edemezdim. Fethiye, ormanların, Toros dağlarının, Mendos ve Baba dağının çevrelediği tabak gibi bir yer. Tabağın ucu denize açılıyor. Masmavi sakin bir deniz. Tam karşıda kocaman Şövalye adası yemyeşil. Karşıdan çok güzel ve gizemli duruyor. Arada bir küçük boğaz var. Yelkenliler, yatlar oradan geçip marinaya demir atıyorlar. Yelkenliler süzülürken martılar da çığlıklar atarak eşlik ediyorlar. Evet, Fethiye yeşil bir tabak. İçinde birçok güzelliğin, doğanın insanlığa sunulduğu bir tabak.
n n Natürmort gibi bir tabak. İçinde Tanrı’nın sunduğu bir dolu meyve var. Her renk de, her lezzette ve her hazda. Burası benim için keşfedilecek kocaman bir yer.
n n Fethiye nin sırrı kendi içinde saklı. Burası Türkiye nin Cotted azur u.
n n Her yer portakal ve limon ağaçları ile dolu. İlk kez ağaçtan bir limon koparmak çok hoş bir deneyimdi benim için.
n n Kendimi de sevdiğimi ve beğendiğimi vurgulamalıyım. Öyle her babayiğidin harcı değidir. Ortam ve yaşamı değiştirmek. Çabucak adapte olup motivasyon kazanmak. Bu gücü ve motivasyonu bana lütuf eden, duygularımı bana yoldaş eyleyen Tanrıma sonsuz şükran.
n n Fazıl Hüsnü Dağlarca nın dizeleri ile sonluyorum yazımı.
n n Sessizdi yeryüzü
n n Yeryüzünde biricik Akdeniz vardı.
n n Akdeniz de yalnız ikimiz.
n n Beni seviyor musun dedim,
n n Yumdu gözlerini uzaklara.
n n Tam sorulacak an diye gülümsedi.
n n Tam sorulacak yer..
n n İşte ben de o yerdeyim.
n n Akdeniz akşamlarındayım...
n