Kış keyfi ama…

Abone Ol
Sibirya soğukları yurdu esir aldı.
Başta Samsun olmak üzere bazı yerleşim birimleri son 50 yılın soğuk havasının etkisinde kaldı.
Yollar ulaşıma kapandı, elektrik yanmaz, sular akmaz oldu.
Cadde ve sokaklardaki kalın don tabakası, yürümekte sorun yarattı.
Yurttaş günlük yaşamda sıkıntılar yaşadı, bazıları evlerinden çıkamadı.
Aslında kar bereket, bolluk, temizlik, tarımsal ürünlerde artış, geleceğe umutla bakmaktır.
Son 1-2 yıl dikkate alındığında; kurak geçen kış mevsiminden ötürü, barajlar kurudu, susuzluk tehlikesi kapıyı çaldı, tarım ürünlerinde rekolte düşüşü yaşandı.
Günlük yaşamı felç etse, zorluklar çıkarsa da karın bu yıl bol yağması yüzleri güldürdü aslında.
Tabii kar yağışına en çok sevinen öğrenciler oldu.
Öğrenime ara verildi, sokakta saatlerce kar topu oynayıp, kardan adam yaptı, gönüllerince kaydı.
Çok da haklılar, böylesi yoğun bir kar daha ne zaman yağabilir.
Küçükler kadar, büyükler için de kış mevsimini yaşamanın, kar yağışını pencereden izlemenin ayrıcalıklı bir keyfi var.
Ama bir de madalyonun diğer tarafına bakalım.
Ya evi, barkı olmayan, sokaklarda yaşayan kimsesiz, yoksul insanlar ne yapar karda, kışta?
Caddelerde, sokak başlarında bulabildikleri korunaklı yerlere sığınan bu insanların, ilikleri donduran ayaz karşısında ne yaptıklarını, aç karınlarını nasıl doyurabildiklerini hiç düşündünüz mü?
Sıcacık evlerinizde kış mevsiminin tadını çıkarırken, yoksul ve sahipsiz insanlar, bir lokmaya muhtaç sokak hayvanları, köpekler, kediler, güvercinler hiç aklınıza geldi mi?
Bu garibanlara, sokaktaki sahipsiz hayvanlara, olanağınız ölçüsünde yardım etmeyi, elinizi uzatmayı ihmal etmeyin.
O insanların yerine kendinizi koyarak empati yapın.
Bundan hiç de kuşkum yok.
Çünkü yardımsever Türk yurttaşı, her zaman darda olana elini uzatır, yanlarına koşar.
Umarım yoksul insanlara, sokak hayvanlarına öncelikle Büyükşehir Belediyesi sahip çıkar.
Sinemada kış keyfi yapmaya ne dersiniz?
Bu soğuk günlerde ailenizle birlikte, sıcak salonlarda birbirinden güzel filmleri izlemeye var mısınız?
Varım diyorsanız, halen gösterimi süren filmleri bir kez daha anımsatmakta yarar var.
Eğer halen izlemediyseniz, geçen haftalarda gösterime giren ‘’Son Umut’’ ile ‘’Mucize’’ filmleri sıcacık salonlarda sizi bekliyor.
Her iki filme ilişkin değerlendirmeleri daha önce bu köşede yapmıştım.
Kısaca anımsatmakta yarar var.
Yeni Zelandalı, Oscar ödüllü, sinemaseverlerin ‘’Gladyatör’’ filminden tanıdığı Russell Crowe’ın hem yazıp, hem de yönettiği ‘’Son Umut’’ta Çanakkale Savaşı’ndan dört yıl sonra savaşa gönderdiği üç oğlunu aramak için İstanbul’a gelen Avustralyalı çiftçi Joshua Connor’ın (Russell Crowe) acıklı öyküsüne yer veriliyor.
‘’Son Umut’’ta Cem Yılmaz (Cemal Çavuş), Yılmaz Erdoğan (Binbaşı Hasan) ile birlikte Ukraynalı dünya yıldızı Olga Kurylenko da (Ayşe) rol alıyor.
Mustafa Kemal’in yüz binlerce Mehmetçik ile beraber tarihe damgasını vurduğu Çanakkale Savaşı’nda Anzaklar ve Yunanlılara karşı kazandığı utkuyu sanki bir Türk yönetmenin elinden çıkmış kadar güzel anlatan bir film ‘’Son Umut’’.
Gösterime girdiğinden bu yana gişe patlaması yapan Mahsun Kırmızıgül’ün yönetip, oynadığı ‘’Mucize’’ de 1960’lı yıllarda darbe döneminde Egeli bir köy öğretmeninin (Talat Bulut), fakirlikten kıvranan, yolu, suyu, elektriği olmayan Doğu Anadolu’da bir köye sürgüne gidişini, oradaki yaşamını anlatıyor.
Çekimleri İzmir Foça, Uşak, Kars ve Kağızman’ın bir köyünde çok zor koşullarda 3 ayrı mevsimde gerçekleştirilen ‘’Mucize’’ de bir yanda Egeli öğretmenin görev tutkusu, sevgiye, insanlığa özlem duyan, hayvanlarla iç içe yaşayan köylülerle kurduğu iletişim, diğer yanda çocukların dalga geçtiği bedensel engelli Aziz’in (Mert Turak) acıklı öyküsü dokunaklı bir şekilde anlatılıyor.
Bu filmlerin yanı sıra, ‘’Bana Masal Anlatma’’, ‘’Çalsın Sazlar, ‘’Yusuf Yusuf’’, ‘’Takip 3’’, ‘’Hadi İnşallah’’, ‘’Hobbit’’, ‘’Çakallarla Dans 3’’ farklı seçenekler olarak salonlarda sizi bekliyor.
İster yalnız, isterse ailenizle birlikte soğuk günlerde alın mısırınızı, sıcacık salonlarda kurulun koltuğa güzel bir sinema keyfi yapın.