KÜFFAR DERDİK

Abone Ol
n
n
n
n
n
n Çocukluk ve gençlik yıllarımızda “küffar(kafirler)” derdik. Olgunluğu devirip yaşlılığa adım attığımızda bazıları “zinhar” dediler, “onlar da ehl-i kitaptır; ehl-i kitaba küffar demek günahtır.” Anlamadık, anlayamadık, kafamıza ve öğretilerimize sığmadı ama bir bildikleri vardır dedik.
n
n
n
n Geçenlerde “utancından istifa eden Avrupalı siyasetçiler” yazdık Google denen ve her şeyi bilen çağdaş ukalaya. İstemediğim kadar isim çıktı karşıma. Almanı, Fransızı, İngilizi ve hemen her milletten birçok siyasetçi döküldü bilgisayarın ekranına. İçlerinde bakanlardan geçtik cumhurbaşkanları var. Adamlar çok mu çürükler, çok mu korkaklar yoksa çok mu onurlular ne; hemen basıyorlar istifayı. Hem de bize daha doğrusu Şark a göre üç on paralık denecek suçlamalar karşısında.
n
n
n
n Arkasından “utancından istifa eden Japon siyasetçiler” yazdım. Onlar nasıl olsa ehl-i kitap değil, onlara rahat rahat “küffar” diyebilirim.“ Uzak Şark’ın(Uzak Doğu’nun) “küffarı” da bir başka; adamlarda istifa vukuat-ı adiyeden. Adamlar istifayla yetinmiyorlar üstüne üstlük bir de intihar ediyorlar.
n
n
n
n Aman kimse “intihar önerdiğimi” sanmasın yahut da öyle bir gayretkeşliğe soyunmasın. O beyhude gayret olur. Derdimiz ne intiharı önermek ne de birilerinin hele de seçilmişlerin istifasını beklemek. Birini önerecek kadar katı diğerini umacak kadar da saf değiliz.
n
n
n
n Bizim siyaset hayatımızda hatta iş ve cemiyet hayatımızda ne istifaya yer vardır ne de vakti geldiğinde izzeti ikballe kenara çekilmek söz konusudur. Kenara çekilmek ya da istifa etmek ya korkaklık sayılır bir anlamda ya da iddiaları kabullenmiş gibi yorumlanır ve onun için de asla gündeme getirilmez.
n
n
n
n Yok, hayır; çok da haksızlık etmeyelim siyaset hayatımıza. Bir örnek var ya da ben sadece bir örnek biliyorum. O da şu çok atıp tuttuğumuz tek parti ve İsmet İnönü döneminde. Merhum Suat Hayri Ürgüplü, İnönü Kabinesi’nde bakandır. Hakkında yolsuzluk iddiası gündeme gelir. Kendisi ister dokunulmazlığının kaldırılmasını. Aklanır. Ama o bunu onur meselesi yapar “hakkımda böyle bir iddianın öne sürülmesi bile bana hakarettir” der ve bakanlıktan istifa eder.
n
n
n
n 1940’lı yıllarda bakanlığı ayağının ucuyla iten Suat Hayri Ürgüplü 1960’lı yıllarda başbakanlık koltuğuna oturur. Nurlar içinde yatsın.
n
n
n
n “Küffar” dediğimiz onlar “Müslüman” olan biziz. Utancından istifa eden onlar, istifaya “Fransız” kalan biziz. Ne dersiniz; bu işte bir terslik yok mu?
n
n
n
n
n
n

n

n