KÜLTÜR VE SANAT ÇALIŞTAYI-4

Abone Ol

“Haber” gazetesinden Ahmet Çağdaş Çatoğlu şakır şakır fotoğraflarımızı çekiyor…
“Sokak muhabiriyim.” diyor kendisine ama siz bakmayın onun öyle dediğine!
Caddede, meydanda, salonda, savaşta, barışta, halkın arasında, haber değeri olsun yeter ki hemen fotoğraf makinesini kapıp, koşar…
Herkes ona Ahmet diyor ama ben ikinci ismi ile hitap ediyorum.
Yani ‘Çağdaş’ diyorum.
Çağdaş!
Zira iki ismi var değerli muhabirimizin.
Kulağıma yaklaşarak:
“Abi, assolist gibi en son konuşacakmışsın!” diyor.
“Evet.” diyorum.
“Sonra görüşürüz.” diyor.
“Olur.” diyorum.
Salondan çıkarak, başka başka haberlerin peşine koşuyor…
***
Dinleyiciler arasında bulunan Prof. Dr. Ali Boğa ayağa kalkarak söz istiyor.
Prof. Dr. Metin Eker kendisine söz veriyor.
Seyit Ahmet Bayar mikrofonu Prof. Dr. Ali Boğa’ya uzatıyor.
Prof. Dr. Ali Boğa mikrofonu ağzına yaklaştırarak:
“ Önce bu çok önemli güzide insanları hizmet bakımından, biraraya getirmeyi başaran Samsun Kültür Sanat Derneği yönetimine teşekkür ediyorum. Bu işi başarmış olmalarından dolayı tebrik ediyorum. “
“Resmi konuşmacıların yanında, korsan konuşması yapmıyoruz ama 45. yılımı çalışıyorum. 45 yıldır insan yetiştiriciliği mesleğini yürütüyorum. İnsan mimarlığı yapmaya çalışıyorum. Bu da önemli sanat türü, bir marifettir. Onun yanında sanat eğitimi veriyoruz. Dolayısıyla artımız var. Bu artıya sizler katkıda bulunuyorsunuz. “
-Sanat kültürün dile gelişidir.
-Sanat kültürün hayata geçişidir.
-Sanat insanın yücelişini sağlar.
-Toplumun, insanın yükselmesi , yücelmesinden farklıdır.
-Yükselmesi maddidir.
-Yücelmesi manevidir.
-Onun için sanat yücelmeye hizmet etmesinden dolayı farklıdır.
“Toplumun yücelmesinde dil, din, kültür, örf anane ve adet gibi değerler yön verir ve bunu insanın insan olduğunu hatırlatır ve yüceltir.”
“İnsanın yükselmesini de maddi değerler sağlar. İşte tıp, tarım, konfor, sanayi, teknoloji bunların hiçbirini geri atamayız. Hepsi insan için vardır. Sanatın insanlar arasında birlik ve beraberlik, sevgi tesis etmek suretiyle güzel yaşamayı, düşmanlığı ortadan kaldırmayı, kini ortadan kaldıran, insanca yaşamayı sağlayan etmenlerdendir. Bu bakımdan sanat ihmal edilemez.”
“Bu güzel topluluğun içinde en yaşlı benim herhalde. Şimdi toplumda birlik, beraberlik; sevgiyi birbirine aşılayacak olan değerlerden birisidir de dedim sanata ama toplumumuzda hala sanatın günah olduğunu söyleyen kesim var. Toplumumuzda hala sanatçı olabilmek için dinsiz olmak gerektiğini söyleyen var! Bunu hiç dile getiren yok! Halbuki sanatçı diye tarihin derinliklerinden gelen kişilere bir örnek vererek bundan vazgeçmelerini istiyorum.”
“Michelangelo ülkemize davet edildiğinde, gelip burada sanat yapması için ama kilise aforoz edileceğini söylemek suretiyle, dinden çıkaracağını söylemek suretiyle Michelongelo’nun vazgeçmesine sebep olmuşlardır. Son derece dindardır. Memleketinde kalarak Sistine kilisesinin tavanını, duvarlarını süslemiştir. Çok değerli eserler ortaya koymuştur. Son derece dindardır ve dininden, inancından vazgeçmemek için Cihan İmparatorluğunun teklifini bile kabul etmemiştir. Sanat günahtır diyenlere de sözüm; bilsinler ki son halife Abdülmecit efendi bir ressamdı. Söyleyecek çok şey var ama mikrofonun sesini kapatırsınız diye kesmek istiyorum. Sabrınız için teşekkür ediyorum.”
***
Alkışlar…
Alkışlar.
Salonda duyulan alkışlar arasından nedense HABER TÜRK gazetesinin haberi aklıma geldi.
Neydi o haber?
Hatırlayalım!
“SİSTİNE KİLİSESİNİN TAVANINDAKİ GİZLİ MESAJ: Dan Brown romanlarına taş çıkartacak bir gizem ortaya çıktı. 500 yıldır fark edilemeyen; insan beyni çizimleri görüldü. Bazı araştırmacılar (özellikle iki USA araştırmacısı) Vatikan da bulunan Sistine Şapelinin tavanına Michelongo’nun çizdiği resimlerin içinde anatomik resimleri şifreli bir teknikle yaptığı ve amacının bilim ile din arasındaki çatışmaya işaret eden şifre olabileceğini belirtiyorlar.”
İlginç değil mi?
İlginç ki ne ilginç!
Eminim bu hususla ilgili akademisyenler yeni çalışmalar yapacaklardır.
***
Salonda alkışlar kesilmişti.
Prof. Dr. Metin Eker, Prof. Dr. Ali Boğa’ya teşekkür etmişti.
Heykeltıraş ve desen uzmanı olan Öğr. Gör. Ramazan Tilki söz istemişti.
Öğr. Gör. Ramazan Tilki:
“Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığımızdan, Kültür Sanat Derneğimizden ve Büyükşehir Belediye Başkanlığından benim bir talebim olacaktı. Farklı kültür ve ulusların da katılabileceği uluslararası bir heykel sempozyumunun burada yapılmasını arzu ediyorum…” dedi.
***
Prof. Dr. Metin Eker; Malatya, Kayseri ve Ankara’da bunun düzenlendiğini dile getirerek söz konusu aktivitenin gerçekleşebileceğini söyleyerek sözü Prof. Dr. Memduh Erkin’ e verdi.
***
Haftaya görüşmek üzere…
Sözünüz ışık, yönünüz sevgi, dostluk ve her daim barış olsun…
Sağlıkla kalın…