n
n n Kumral bir şiir söyle
n n Kestane bakışla bakıyor olsun
n n Abuk sabukluklarımı da bağışla varsın
n n
n n Kumral bir şiir de
n n Deyiver gözlerin kadar içrek
n n Derin ve paylaşılmaz
n n Azıcık karanlık
n n Yüzünün mâsumiyetine hapsolmuş
n n Kumral bir şiir söyle
n n De bana kumral bir şiir
n n
n n Suskun kalabilirim
n n Konuşuyorum yine de
n n Duyarsan sesim
n n Duymazsan hiç
n n
n n Kumral bir şiir söyle
n n Yüzün kadar pürüzsüz
n n Ve mâsumâne
n n
n n [gözyaşını daraya koy. iki kefeye de. neresi ağır gelir? ve neresi ağrır bir kalbin? ruhunu hizâda tut. ağla, iki kefeye de...
n n
n n sonra, kalbinden bir parça koy... eski hatıraları da geçmişinden; geçmişten geçmeden sırala... gidenlere aldırmadan,kalanları tutarak, bırakmayarak... daraya koy kalbini. yıka gözyaşınla.]
n n
n n [Anladım! Ben bu akılsız başı, örse koymalıyım. Hangi çekiçle dövmeliyim, bunu bilmiyorum. Hatta akılsız kalbi mi örse koymalıyım? Bunu da bilmiyorum.
n n
n n İçimin ücrâsına dokunan nedir? Bunu da bilmiyorum. Yine de örste ezilmeli bir şeyler, bunu biliyorum.
n n
n n Belki de kalbdır silindirle ezilmesi gereken!]
n