MADDİ KÜLTÜR MANEVİ KÜLTÜR DERKEN

Abone Ol
Cep telefonumda Mozart’ın “Türk Marşı” çalıyordu…
Açtım. Müzisyen bir arkadaşımdı.
Halk Oyunları Grup yarışmalarını soruyordu.
Hatırladığım kadarı ile bu müzisyenin arkadaşımın kemençesindeki logo Trabzon’un eski tarihini simgeliyordu!
Telefonumu sessize alıp cami avlusuna girdim.
İnsanlar cuma namazını kılmaya başlamışlardı…
Başımı kaldırdım.
Kara bulutlar geçiyordu…
Birden İskender Pala’nın söylediklerini hatırladım.
Anadolumuzda Yunus Emre’nin mezarını gezerken, gökyüzüne bakıp nasıl niyetlendiğini hatırladım.
***
Bilim akıldaydı.
Dinin özü ise insanın gönlünde…
Kemençenin kendisi maddi kültürde… Müziği manevi kültürde derken, yanıma Prof. Dr. Mehmet Okuyan Hocamız geldi.
Niyet ederek cuma namazının sünnetini kılmaya başladı…
O an, hocamızın yaşadığı bir anısı aklıma geldi ve bende bir tebessüm uyandırdı.
Belki internette izlemişsinizdir. İzlemeyenler için de anlatmış olalım hem kıssadan hisse misali:
Günlerden bir gün, hocamız camide namaz kıldırırken uzun süre çalan telefona kayıtsız kalamayıp:
“Telefonunuzu kapatın da! Yarım saattir çalıyor. Bu nedir ya?
Bizim Oflunun şeyi gibi, kemençesi gibi.
Yatsı namazını kıldırıyoruz. 3. rekatta telefon çaldı arkalardan bir yerden… Telefon adam gibi çalmıyor; yüklemiş oraya kemençeyi, kemençe çalıyor.
Eee, Trabzonlu olarak kemençeyi duyduk mu bir kere, iki kere sabrederiz ama üçüncüyü duyduk mu sabredemeyiz!.
Gözünü seveyim, yani kapat şu telefonu diye içimden geçiyor ama namazdayım nasıl konuşayım?
Adam bir şey dedi, kapattı telefonu.
Selam verdik 4.rekattan sonra, selam verdik hani bakayım bu kimin telefonuydu –ne dedi- diye merak ettim. Ayağa kalkmıştır muhtemelen namazı bozuldu da.
Baktım kimse ayağa kalkmadı. Hepimiz selam verdik. Ama adam konuştu, sesini duydum. Dedim ki:
-Bu telefon kimindi?
Amcanın biri dedi ki:
-Benim. Eee ne yapim bişey yok. dedi.
-Nasıl bir şey yok dedim ya, konuşuyordun dedim.
-Dedim oğa ki şimdi namazdayım sonra ara beni.
-Ya namazına bir şey olmadı mı?
-Olmadı. Ne dedük bi şey mü dedük. dedi.
Adamın namazı bozulmuyor. Namazda değil ki vatandaş. Adam örf, gelenek, hareket tekrarı yapıyor. Namazla alakası yok.
-Çık dışarı hepimizin namazını yedin dedim be! Kemençeli namaz mı olurmuş dedim. Herkes abdest alsın dedim.
Namazı bir daha kıldık.
O da olmadı gerçi, ikincisi de olmadı.
Çünkü gene onu düşünüyordum. Bir daha çalarsa ne yapacağız?
Namazdayken telefonu kapatmak lazım. Hiç olmazsa camiye girdiğimiz zaman. Sessize de almak yetmez. Ne olur ne olmaz. Titriyor.
Kapatırsın camide telefonunu, çıkınca konuşursun.”

***
Evet.
Sessizde duran telefonumu çıkarıp, kapattım.
Gökyüzüne baktım.
Bulutlar gözümde yağmur.