n
nn Her zaman dile getirdiğimiz bir husus vardır:
nn Dünyada her şey( makam,mevki, para, güzellik, zenginlik) fanidir yani geçicidir.
nn Dünyaya çıplak geldik, çıplak gideceğiz.
nn Bunun için de elimize geçmiş fırsatları , ebediymiş gibi değerlendirme yanlışına düşmememizin gereğine inanıyoruz.
nn Genelde insanlar, iktidar nimetlerinden yararlanarak ellerine geçmiş bulunan nimetlerin ve makamların hiçbir zaman ellerinden gitmeyecekler gibi hareket ederler. Böyleleri şunu hiç düşünemiyorlar: Onlar gibi aynı okulu bitiren ve aynı siyasi görüşe mensup nice on binler, yüz binler vardır.
nn Ama Allah o milletvekilliğini, bakanlığını, başbakanlığını, bakan yardımcılığını, genel müdürlüğünü, müdürlüğünü ve valiliğini bir başkasına değil de ona vermiştir. Bunu yegane kendi hüneri olarak görmemeli ve halka karşı yanlış yaptı ise Hz. Ömer gibi tevbe ederek geçmişini hatırlamalıdır. Sahip olduğu makamını hovardaca kullanmamalı, kıymetini bilmelidir.
nn Hz. Ömer(ra), bir iş için kendisine gelip azarladığı bir sahabeye karşı pişman olup şöyle demişti:
nn “ Ya ibn el-Hattab! Sen rütbe ve mevki bakımından aaşağı bir durumda idin. Allah seni yüceltti. Sen dalalette idin, Allah seni hidayete erdirdi. Senin boynun eğikti, Allah sana izzet, güç ve kuvvet verdi. Sonra seni halkın boynuna bindirdi(seni halife yaparak mevki bakımından herkesten üstün kıldı). Adam gelip çağırdığında ona vurdun! Yarın Allah’ına kavuştuğunda ona ne cevap vereceksin?” Dedi ve nefsini kınadı.
nn Şimdi en alt kademedeki bürokrattan en üst düzeydeki bürokrata ve siyasetçiye kadar herkes ama herkes Hz. Ömer gibi kendisini sigaya çekebiliyor mu?
nn Hiçbir bürokrata ve siyasiye minnet duyularak o makama getirilmemiştir. Hepsi yalvararak ve minnet duyarak o makama gelmiştir.
nn Burada önemli olan Hz. Ömer gibi kendisini hesaba çekmek, kendi geçmişini hatırlamak ve yapmış olduğu yanlışlardan dolayı kendisini kınamaktır.
nn Bu bir asalet ve erdemliliktir.
nn Bu asalet ve erdemliliği gösterebilenler yine de büyük insanlardır, asil insanlardır.
nn Bunu yapamayanlar ise makamların fiziksel (yürüyüşlerini, oturuş- kalkışlarını ) ve kimyasal ( davranışlarını, millete bakışlarını) yapılarını değiştirdikleridir.
nn Şimdi herkesin başını kaldırıp sağına ,soluna, aşağıya ve yukarıya bakmasını öneriyoruz. Kimlerin fiziksel ve kimyasal yapılarının değiştiğini göreceklerdir. Herkesin asaletnini kendi davranışlarında saklı olduğunu unutmamaları dileğiyle selam ve sevgiler…
nn
n