n
n n Katıldığı bir törende mehter varken Onuncu Yıl Marşı’nın çalınması Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın asabını fena halde bozmuş. “Bir yerde mehter varsa mehter çalınır” diyor.
n n
n n Mehterle, Onuncu Yıl Marşı; bunlar, biri bizim diğeri başkasının ve birbirinin zıttı iki kavram değil ki! İkisi de bizden ve bizim. Biri ne kadar milli ise diğeri de o kadar milli. Biri ne kadar Türkse diğeri de o kadar Türk. Mehter, Türkistan kökenlidir, Türktür ve Osmanlı Türklerine emirlik alameti olarak Selçuklu Türk Sultanlığı tarafından gönderilmiştir. Osmanoğulları kendilerine beylik alameti olarak “tuğ, ferman ve kös” gönderen Selçuklulara saygı gereği mehter nevbetlerini Fatih Sultan Mehmet’in son zamanlarına kadar hep ayakta dinlemişlerdir.
n n
n n Mehteri kuranlar Türkistan Türkleridir ama geniş dünya coğrafyasına en ihtişamlı şekliyle taşıyanlar da Osmanlı Türkleridir. Osmanlılar hem mehteri bir dünya orkestrası/en büyük ve en mükemmel askeri bandosu haline getirmiş hem de onun marşları eşliğinde beyliklerini cihan imparatorluğu yapmışlardır. Ama ilginçtir o muazzam mehteri kaldıranlar/mehteranı lağvedenler de yine Osmanlılar olmuştur. Yeniçeriliğin ortadan kaldırılması esnasında mehteran da kaldırılmış, yerine Avrupai bando getirilmiştir. Mehteri yeniden kurmak da İttihat Terakkiye ve Onun timsal ismi Enver Paşaya nasip olmuştur.
n n
n n Mehter ne kadar bizimse Onuncu Yıl Marşı da o kadar bizimdir ve Onuncu Yıl Marşı ne kadar milli ve milliyetçiyse mehter de o kadar milli ve daha fazla milliyetçidir. Mehteri sadece kılık kıyafet ve doğrusu “iki ileri bir sağa selam, iki ileri bir sola selam” olmasına rağmen yürüyüşünü “iki adım ileri bir adım geri” sanacak kadar bilenler bilmeyebilir ama mehter marşları çok milliyetçi, çok Türkçü marşlardır. O yürüyüş bir mehter marşında “Sen böyle yürürken tuğla sancakla/ Türkün savaşları geliyor akla” diye seslendirilir.
n n
n n Hepimiz biliriz “Ceddin deden, neslin baban” marşını; ya çocukluğumuzda takılıp bir mehter ekinin peşinde cılız sesimizle söylemişizdir ya da en azından dinlemişliğimiz vardır. “Ceddin deden, neslin baban/Hep kahraman Türk milleti/Orduların, pek çok zaman/ Vermiştiler dünyaya şan./Türk milleti, Türk milleti/ Aşk ile sev milliyeti/ Kahret vatan düşmanını
n n Çeksin o mel’un zilleti” diyen marş. Ayaklar altına alındığı ilan edilen milliyeti aşk ile sevmeyi öğütleyen marş, ne kadar bizim, ne kadar bizden ve ne kadar milli, ne kadar milliyetçi, değil mi?
n n
n n
n n
n n
n n “Türk” vurgusu yoğundur mehter marşlarında. ” Ertuğrul’un ocağında uyandın/Şehitlerin kanlarıyla boyandın/Nice düşman kâl’asına uzandın/Sana selam ey şanlı Türk sancağı” diyen mi ararsınız, “Türk, Ulu Tanrı nın soylu gözdesi /Malazgirt Bizans ın Türke secdesi /Bu ses insanlığa hakkın müjdesi /Bu seste birleşir bütün yürekler... /Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!.. /Yiğitler kan döker, bayrak solmaya, /Anadolu başlar, vatan olmaya.../ Kızılelma ya hey... Kızılelma ya!!! /En güzel marşını vurmadadır mehter /Ya Allah...Bismillah... Allahuekber” diye gürleyenini mi? Hepsi var mehterde, biz varız, bu millet var; çünkü mehter bizim, mehter bu milletin, tıpkı Onuncu Yıl Marşı’nın da bu milletin olduğu gibi.
n n
n n
n n
n n Bir başka mehter marşı; sanki marş değil gök gürültüsü, sanki tarih dersi: ”Tarihi çevir nal sesi kısrak sesi bunlar,/ Delmiş romanın kalbini mızrak gibi Hunlar,/Göktürkler, Uygurlar, Oğuzlar, Peçenekler,
n n Türkün yüce tarihine bin bir zafer ekler... /Dünya atının nalları altında ezildi,/Kaç haçlı seferi göğsüne çarpınca kesildi,/ Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden,/ Kudret ve zafer bizlere miras dedemizden.”
n n
n n Örnek çoktur ama uzatmaya da gerek yoktur, son bir marş daha: “Artar cihatla şanımız/ Fahr-i Resûl sultanımız/Şer-i bize ihsanı Hak/Uğrunda aksın kanımız./Türk oğluyuz/Ünvanlı, namlı, şanlıyız/ Allah deyu harb ederiz/ Var nusrete imanımız.”
n n
n n Budur mehter ve bizimdir, gururumuzdur, tıpkı Onuncu Yıl Marşı gibi… Birini sevmemizin diğerini sevmemize mani bir hali yoktur. İstiklal Marşı da bizimdir, Plevne Marşı da. Osmanlı da bizimdir, Selçuklu da, Karahanlı da. Ahfadı bugünlerde sözde hür ve medeni milletlerin gözleri önünde hunharca katledilen Uygur Türkleri de bizimdir. Tanrı Dağı da bizimdir Hıra Dağı da. Bu milletin idraki birden, ne biri yüzden, binden çok kavramı aynı anda algılamaya yetecek kadar parlak, yüreği bin sevdayı sığdıracak kadar geniştir. Ah iki kavramı aynı anda algılamakta zorluk çeken idrak sığlığı! Ah, iki sevdayı aynı anda içine sığdıramayan yürek darlığı! Ne çekiyorsak bu idrak sığlığından, bu yürek darlığından çekiyoruz.
n