n Yazımı yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda önce internete girer günün son haberlerini tararım ve ona göre yazarım. Dün de öyle yaptım. Kaç gündür, ne günü, kaç zamandır, tarifsiz kederler içindeydim. Ülkemin ahvaline, siyasetin yapay gündemine ve sevgili halkımın milli meselelerdeki kayıtsızlığına bakıp da kederlenmemek mümkün mü? Hele bir de benim gibi hayatı kendisine zehretme hastalığı olan birisi için!
nn Irak’ta bir devlet kurulalı çok oldu. Suriye’de ikincisi kuruluyor. “Bana ne” ya da “sana ne” demek kolay. Eğer kurulan bu devletin bir gözü benim topraklarımda, bir eli benim halkımın içinde olmasa ben de öyle diyeceğim ama diyemiyorum. Zira hedefte ben varım. Biz varız. Türkiye ve Türk milleti var. Nasıl “bana ne” derim?
nn Proje uluslararası. Ben demiyorum; bizi yönetenler diyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Cemil Çiçek söylüyor, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan söylüyor. Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç söylüyor. Ve buna rağmen birileri “yan gelip yatıyor” benden de sizden de yan gelip yatmamızı istiyorlar. Uyanık olması gerekenler bizi de yattıkları kan uykusuna çağırıyorlar.
nn Bu mesele ihmale gelmeyecek kadar ciddi. Bazıları hala Sevr sendromu diye haklı endişelerimizi küçümsemeye çalışsalar da tehlike sanıldığından büyük. Sıradan bir terör meselesi olmaktan çoktan çıktı. Zaten hiçbir zaman da değildi. İsyana doğru adım adım gidiliyor. Vur-kaç devri geride bırakıldı. Halk tabanı belli noktalarda yeterince sağlandı. Diğer noktalarda da her geçen gün genişliyor. Araştırmalar yayınlanıyor, bunu oralarda görmek mümkün. Hareketin silahlı ya da silahsız yöneticilerinin demeçlerinde, yandaşlarının yazılarında bunlar açık seçik belirtiliyor. Saklı gizli bir şey yok.
nn Onlar gizlemiyor, biz görmüyoruz, bizim seçkinlerimiz görmüyor. Daha doğrusu gördükleri halde görmezden geliyorlar. Aynı şeyi millet olarak biz de yapıyoruz. Gelen fırtınaya karşı gözümüzü kapıyor, kulağımızı tıkıyoruz.
nn Bu mesele parti pırtı meselesi değil, belki bir zamanlar öyle bakılıyordu, öyle bakmak anlaşılabilirdi ama artık öyle olmaktan çıktı. Artık bu mesele ne AKP ne CHP ne MHP ne BBP ne de diğer partilerin meselesi. Bu mesele artık hepimizin meselesi; bu milletin birliği, bu vatanın bütünlüğü ve bu devletin varlığı meselesi.
nn Parti kimliklerini bir kenara atıp milli kimliklerimizi öne çıkarma zamanı. Kısacası bu millete mensup olduğumuzu ve bu vatanı asla böldürmeyeceğimiz, bu milleti asla ayrıştırmayacağımızı ve bu devleti asla yıktırmayacağımızı herkese topluca ve hep bir ağızdan haykırmanın zamanıdır.
nn Bölmek, ayrıştırmak, ayrışmak ve ayrılmak isteyenler bunun bir faturası olduğunu düşünmek zorundadırlar. Bir tarafta tek egemen diğer yerlerde ortak olmak hayali kursaklarda kalır. Ayrılıkçılar nerede neyi kazanma pahasına nerede neyi kaybedeceklerini iyi düşünsünler.
nn Henüz konuşulmuyor ama korkarım ki bu gidişin sonunda o da gündeme gelecek ve asıl problem o zaman ortaya çıkacaktır.
n