Mevlana’yı okumak ve anlamak

Abone Ol

n

n
n Mevlana, kültürümüzde sevginin, hoşgörünün , şefkatin ve aşkın sembolüdür.
n
n Ancak ne vardır ki, Batılılar, Mevlana’yı okuyup anlamaya çalıştıkları kadar bizim halkımız ve aydınlarımız okuyup anlamaya çalışmıyor.
n
n Balıklar gibi olduk.
n
n Suyun içindeyiz fakat, suyun kadrini- kıymetini bilmez olduk.
n
n Kaybettiklerimizi kendi viranelerimizde değil, Batının yaldızlanmış çöplüğünde arıyoruz.
n
n 1207 yılında Belh’te dünyaya gelen Mevlana, Moğolların zulmünden kaçarak Konya’ya gelip yerleşir.
n
n Soyunun Hz. Ebubekir’e dayandığı söylenen Mevlana, ardı arkası kesilmeyen irşat faaliyetleri ile Anadolu’nun ve İslam dünyasının gözbebeği olur.
n
n Günümüzde bazı akademisyen ve hoca unvanlı şahısların dil uzattıkları Mevlana Hazretlerinin derdi kendileri gibi ne makam , mevki ve ne de unvandı. Onun feryadının amacında ,” Ben kul oldum, kul oldum. Ben abd-i zayıf, kulluğumu layıkıyla ifa edemediğim için utandım ve başımı önüme eğdim; her köle ,azat edilince (özgürlüğüne kavuşunca) sevinir. İlahi; ben ise, sana kul olduğum için seviniyorum” ifadeleriyle gerçek kul olmak vardı.
n
n Hayatının amacını makama, mevkiye ve paraya endekslemiş böylelerinin Mevlana’yı ağızlarına almaları en azından bir ahlaksızlıktır.
n
n Mevlana’nın büyüklüğünü ,yüzyılları delerek günümüze kadar gelişinde sorgulamak gerekir. Mezarlarını belki de torunları bilemeyecek kadar unutkanlığa mahkum kişilerin Mevlana’yı konuşma hak ve yetkileri yoktur ve olamaz da.
n
n 1273 yılında hastalanan Mevlana , Çelebi Hüsameddin’e yazdığı mektubunda şöyle der:
n
n “… Kimi hastadır, kimi sağ. Kimi kaplan kesilir, kimi aksak merkep. Gönül dileğince hiç mi hiç rahvan yürümez. Kimi - seke seke gider, kimi düşe- kalka. Kimi yürür- varır, kimi sınar- döner. Ne ölüyor, ne sağ- esen oluyor.”
n
n
n
n Hastalanan Mevlana’yı dostlarından Sadreddin’i Kunavi ziyaret eder ve ona Allah tan şifalar diler.
n
n Mevlana dostuna, “ nurun nura kavuşmasını istemez misiniz? Şifa sizin olsun artık, sevenle sevilenin arasında bir gömlek kaldı” demiş ve “İç alemde nasıl bir padişahla oturmadayım, ne bilirsin sen? Altına dönmüş sapsarı yüzüme bakma , demir gibi bir ayağım var benim “ beyitiyle başlayan gazelini okumuştu.
n
n Yarın devam etmek umuduyla selam ve sevgiler...
n