MISIRLI MURSİ...

Abone Ol

n

n

n Mursi nin başına gelenleri duyunca ,hemen 18 Ağustos 2011 tarihinde Haber Gazetesi’nde yazdığım Rüzgar eken ,fırtına biçer. Başlıklı yazımı açıp tekrar okudum. Keyiflendim doğrusu, iyi yazmışım hani. Demokrasi toplumların vazgeçilmezidir. Şeriat ile idare edilen toplumlar ise daima kaos içinde yaşamaya mahkumdur.

n

n Mısırlı Mursi nin de saltanatı bitti. Allah ın sopası yok. Her musibetten ders almak akıllı insanların işidir. Hz.Ali der ki; Cahilin, cahilliğini kanıtlamak kolaydır. Fakat bunu ona itiraf ettirmek güçtür.

n

n Bendeniz Gül Turan da derim ki, Oğlum sana söylüyorum gelinim sen işit. Eh! arif olan anlar işte.

n

n Günlerdir kendime dönemiyordum. Türkiye’de ayyaş, çapulcular dimdik durarak bir demokrasi dersi verdi. Demokles in kılıcı da durur mu kesiverdi en ince yerinden. Yaşasın çapulcular.

n

n Ben de bugün kahve fincanlarımın gönlünü aldım. Çoktandır ihmal etmiştim onları.

n

n Tüm fincanlarımı tek tek özenle yıkayıp kuruladım. Hepsi ile teker teker sohbet ettim. Onlar anlattı ben dinledim. Sakın ola şaşırmayın. Evet benim fincanlarım konuşur. Çünkü ben onların konuşturmayı biliyorum. Bu sohbet sırasında çok enteresan bir şey oldu.

n

n Yıllar önce Muğla ya geldiğimde; Muğla Valisi, fincan koleksiyonum için bana üzerinde Muğla Valiliği yazan bir fincan hediye etmişti.

n

n Fincan aniden dile geldi ve dedi ki ; Tam da bugünü bekliyordum benimle sohbet etmen için sabırsızlanıyordum. Çünkü sana hediye edildiğim gün ben senin Muğla ya geleceğini biliyordum. Dedi ve anlattı durdu. Ben Muğla ya geldim, bana fincanları hediye eden Sayın Muğla Valisi Hüseyin Aksoy Samsun a gitti. Buna kader takası denir. Gerçekten hayat çok enteresan bir su gibi, sel gibi sizi önüne katıp dilediği yere sürükler. Artık burada mutluyum. Çok sık Muğla ya gidemezsem de Fethiye de bir söz öğrendim.

n

n Ev yaparsan tuğladan, kız alırsan Muğla dan.

n

n Doğası, denizi, dağları, yaylaları, bitki örtüsü renk renk çiçek cümbüşü ile yaşanası bir yer şu bizim Fethiye.

n

n İlk geldiğimde gezgin yazarlar gibi çok yazdım. Hele de yaz gelince bir başka oluyor bu belde.

n

n Ancak temmuz, ağustos dedi mi felaket sıcaklar başlıyor. Hele de bu aylar Ramazana denk geldiğinde; dayanmak çok güç. Bu dünyada insanlarla beraber yaratılmış olan hayvanlar Allah ın insanlara birer emanetidir. Bu emanete merhametle muamele etmek gerekir.

n

n Hayvanların haklarını gözetmek de dinimizin emridir. Ancak toplumda bazı insanlar hayvan haklarına duyarsız ve tepkilidir. Unutmayın ki; Müslümanlık salt oruç tutup namaz kılmak değildir. Allah ın en sevdiği şey ise merhamettir. Ramazan ayı boyunca sofra ve iftar çadırlarında kalan artık yemeklerin çöpe atılmayıp sokak hayvanlarına verilmesi, onların da aç karınlarını doyuracaktır.

n

n Bu vesile ile yaklaşan Ramazan ayının tüm gönüllere merhamet getirmesini diliyorum.

n

n KAVURUCU YAZ SICAKLARI BAŞLADI.LÜTFEN KAPINIZIN ÖNÜNE BİR KAP SU KOYUNUZ.

n