Bir savaş düşünün ve o savaşa katılan komutan ya da er, rütbeli rütbesiz askerlerin hiç birisi ucunda şehadet olduğunu bildikleri o savaştan kaçmamış, ölürsem şehit, sağ kalırsam gazi olurum demiş. En yakınındaki arkadaşını şehit vermiş, kendisine de gazilik nasip olmuş. Vatani görevini yaparken kimse zengin misin fakir misin dememiş. Kimse zenginliğini ve nüfuzunu kullanarak cepheden kaçmamış, kimsede fakir olduğu için özellikle cepheye gönderilmemiş. Herkese eşit davranılmış hiç kimseye ayrımcı davranılmamış. Buraya kadar her şey normal seyrinde yürümüş. Savaş kazanılmış barışla sonuçlanmış. Gururla memlekete gazi olarak dönülmüş. Savaşın bıraktığı izlerle o psikoloji ile sivil yaşama yeniden başlanmış, savaş anıları hiç unutulmamış. Devlet savaşa katılan o kahramanlara Muharip Gazi unvanını vermiş.2023 yılı itibarıyla artık çok az sayıda Kore gazimiz var. Diğerleri ise Kıbrıs gazilerimiz. İstiklal savaşımızın gazilerinin ise hiç birisi hayatta değil. Onlar en iyi şekilde görevlerini yaptılar ve aramızdan ayrıldılar.
Son yıllarda ve son günlerde Kore ve Kıbrıs gazilerimizin hakka yürüdükleri haberi ile karşılaşıyoruz. Bir şehit yakını olmam nedeniyle yaşadığım şehirdeki birçok Kore ve Kıbrıs gazimizi tanıdım. Bu gazi büyüklerimizin bir çoğunu kaybettik. Benimde tanıdığım muharip gazilerimizin sayısı her geçen gün azalmaya devam ediyor. Her muharip gazimizin kaybı yüreğimizde büyük bir acı bırakıyor. O kahramanlarımızın ne kadar gururlu ve onurlu insanlar olduklarını biliyorum. Halkımızın da ailece muharip gazilerimize olan ilgi ve alakasını görüyor ve her zaman tanık olmaya devam ediyorum. Her bir gazimizin Türk Milleti için çok önemli bir değer olduğunu düşünüyorum. Beş gün önce Kıbrıs Gazisi bir ağabeyimizi daha kaybettik, 71 yaşında aramızdan ayrıldı. Her ölüm gibi bu gazimizin arkasından da boynu bükük kaldık. Kendisi çok sevdiğimiz ve saydığımız bir gazimizdi. Bize hakkını helal eder mi bilmiyorum, bizde hakkı varsa biz haklarımızı helal ettik Kıbrıs Gazisi Mehmet Veysel Telcioğlu ağabeyimize? Muharip Gazimiz bize hakkını helal etse bile biz hiçbir gazimize borçlarımızı ödeyemeyiz. Çünkü onlara çok şey borçluyuz. Birlikte empati yapalım bunun ne kadar farkındayız? İki muharip gazi düşünün ikisi de aynı savaşa aynı cephede sırt sırta katılmış ,aynı şartlarda gazilik ünvanını almış. O kahraman gazilerimizden birisine devlet çıkardığı bir yasayla senin sosyal güvencen var sana bir elmanın yarısını veriyorum, diğer gaziye ise senin sosyal güvencen yok sana bütün elma veriyorum demiş .Bu ayrımcılık değilse nedir. Şeref aylığı adı altında Kıbrıs ve Kore Gazisi büyüklerimize devletimizin yaklaşımı bu şekilde yasalarda yerini bulmuş. Muharip gaziler arasında yapılan bu ayrım doğru ve adaletli bir ayrım değildir .Konu defalarca devletin en üst kademelerine Cumhurbaşkanımıza kadar defalarca kahraman gazilerimiz tarafından aktarılmış ise de 2023 yılı itibarıyla her hangi bir ilerleme olmamıştır. Muharip gazilerimize ödenen şeref aylıkları eşitlenmelidir. Sosyal güvencesi olan, sosyal güvencesi olmayan şeklinde muharip gazilerimizi ayırmak tamamen yanlış ve adaletsiz bir uygulamadır. Hiç kimse cepheye gönderilirken sen zenginsin, sen fakirsin ayrımına tabii tutulmamışsa Şeref aylıkları ödenirken de eşit ve hakkaniyetli davranılmalıdır.
En genci 68 yaşında olan Muharip gazilerimizin sayısı her geçen gün azalmaktadır. İnsan hayatının bir başlangıcı olduğu gibi bir de sonunun olduğunu unutmayalım. Çok daha geç olmadan , sayıları çok daha azalmadan muharip gazilerimiz arasındaki ayrımcılığa artık bir son verilsin. Hayatta olmayan muharip gazilerimiz için yapılacak bir düzenlemenin bir anlamı olmayacaktır. Gazilerimize borçlarımızı onlar yaşarken ödeyelim. Onlar aramızdan ayrıldıktan sonra hiçbir anlam ifade etmeyecektir. En son Samsun 'da vefat eden memleketi Ordu'nun Ünye ilçesinde sonsuzluğa uğurlanan kahraman gazilerimizden Mehmet Veysel Telcioğlu büyüğümüz de sosyal güvencesi olduğu için bu ayrımcılığa uğrayan Kıbrıs gazilerimizdendi. Keşke dememek için muharip gazilerimiz arasındaki bu ayrımcılığa son verilmelidir .Muharip gazilerimizim Şeref aylıklarını eşitlemek her şeyden önce vicdani bir zorunluluktur.