MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ VE MARKALAŞMAK...

Abone Ol

Sadece bir patron vardır; o da müşteridir. Sadece parasını bir şeye harcayarak şirketteki herkesi kovabilir.
Her türlü ekonomik ve sosyal gelişmenin temelinde insan unsuru vardır. İnsanı ön plana almayan anlayışlar, günümüzde geçerli değildir.
Düşünün, bir işadamısınız, çok güzel bir yatırım yaptınız. Eğer yeteri kadar eğitilmiş; konusunda uzman personeliniz yoksa, o işletmenin ayakta kalabilmesi çok zordur. Bir yatırımın olabilmesi için sermaye, emek çok önemlidir. Bir de müşteri memnuniyeti diye bir şey var. Eğer ürettiğiniz ürünleri tüketiciye ulaştıramazsanız elinizde kalır; satamazsınız. Çevremizde birçok küçüklü büyüklü işletme var. Bazıları neredeyse bir asırdır ayakta kalabilmiş. Bunun nedeni markalaşmak. Hiç altın kıymetinden bir şey kaybeder mi? Markalaşmak da öyle bir şey. Şirketler belli bir ekonomik büyümeye ulaştığında; sermayesini oluşturup, hedef kitlesini yarattığında ister istemez markalaşmak zorundadır. Çünkü para kazanma, artık bu müessese için ikinci plana düşmüştür. Müşteri memnuniyeti çok önemlidir. Uzun soluklu piyasa hakimiyetini sürdürebilmesi markalaşmaktan, kaliteli mal üretmekten geçiyor. Bu ise topyekün eğitimle sağlanabilir.
Trilyonlarca liralık yatırım yapılmış işletmelerin ayakta kalabilmeleri, çalışanlarının kapasitesine ve piyasa memnuniyetine bağlıdır. Hangi iş alanında olursa olsun durum böyledir. Tüketici istatistik, müşteri ise insandır. Yüzde bir istatistik açısından pek önemli değildir.Ancak yüzde bire giren birisi için bu oran çok önemlidir.
Dünyada rekabetin, acımasızca mücadelenin olduğu ekonomik sahada müşteri bulmak, piyasa yaratmak çok zor.
Her gün yüzlerce işadamımız, dünyanın değişik coğrafyalarında yeni yeni ekonomik alan peşinde koşuyor. Ekonomimizin büyümesine katkıları bu yüzden çok büyük. İnsan gücü bir memleketin en büyük hazinesidir. Çok şükür ki bizde yetişmiş insan fazlasıyla mevcuttur.