Musul, Ah Musul!

Abone Ol

n Musul, bir Osmanlı toprağı.

n

n Uğrunda nice kanların döküldüğü, canların feda edildiği, küresel çapta hesapların yapıldığı İslam toprağı.

n

n Misak-ı Milli sınırlarımız içinde olmasına rağmen Lozan’da İngilizlere bıraktığımız Musul’da bugün devletimizin temsilcileri ve vatandaşları tutsak, yani esir.

n

n Esir temsilcilerimizin ve vatandaşlarımızın kurtarılması için askeri harekat öneren siyasilerimiz var.

n

n Bazıları da “ Türk ordusu Musul’a girmelidir” diyor.

n

n Zamanında İsmet Paşa da Kazım Karabekir’e, “Kazım, Musul boş... İşgal ediversene” demiştir.

n

n İngiltere başta olmak üzere uluslararası emperyalistlerin doyumsuz gözlerini ayırmadıkları yerdir Musul…

n

n Lozan görüşmelerinde sonuçlanmayıp daha sonra halledilmesi istenen önemli konulardan biri de Musul sorunudur. İngilizler Musul’a petrol, bizler de memleket meselesi açısından değerlendirdik.

n

n Lozan görüşmelerinin TBMM’ye yansıyan tartışmalarında Mustafa Kemal Paşa, milletvekillerine hitaben şunları söylüyordu:

n

n “-Musul sorununu bir günde halledeceğiz, ordumuzu yürüteceğiz, bir gün alacağız desek bu mümkündür. Fakat Musul’u aldıktan sonra savaşın hemen son bulacağına emin olamayız. Şüphesiz orada savaş cephesi açmış olacağız”(TBMM Gizli Celse Zabıtlarından).

n

n Aynı gizli celsede Bitlis Milletvekili Yusuf Ziya Bey de şunları söylüyordu:

n

n “-Dilerdim ki, Musul, Türkiye’nin bir parçasıdır densin. Çünkü Musul, Türkiye’nin Türklerle, Kürtlerin yaşadıkları bir parçasıdır. Yarısından fazlası Kürttür. Musul’un Kürdün tarihinde bir önemi vardır.(…). Arkadaşlar, bir insanı ikiye bölmek yahut herhangi bir parçasını ayırmak mümkün değilse Musul’u Türkiye’den ayırmak öylece mümkün değildir…”

n

n Bir taraftan Şeyh Sait İsyanı, diğer taraftan Nasturi, Sason ve Reçkotan ayaklanmaları Musul ile yeterince ilgilenmemizi engelledi.

n

n Sonuçta Türkiye’ye Musul petrolleri hakkı karşılığı 500 bin Sterlin ödenmek şartıyla Musul 1926 yılında tamamıyla İngilizlere bırakılmıştır. Hak olarak verilmesi gereken parayı da ödemediler. Bu ihanetin ilk adımı aslında İttihat ve Terakkicilerin İkinci Abdülhamit düşmanlığıdır.

n

n Bir başka yazıda irdeleme umuduyla selam ve sevgiler…

n