Müthiş vurguna müthiş operasyon…

Abone Ol

Açıktan vurgun yapmak isteyenlerin cep telefonlarına düşen mesajlar üzerine vurgunculara karşı amansız mücadele yapılması gerekirken, zaman zaman polisin ‘kanmayın mesajlarına doğrusu takanlardandım.
Çünkü, mesaj yerine anında baskından yanaydım.
Birileri halkı aldatabilmenin senaryosunu yazıyor, ekip oluşturuyor ve başarıya ulaşmanın mücadelesini veriyor.
Bu mücadeleyi verirken, adres vermekte sakınca bile görmüyor.
Olacak şey değil bu ama oluyor.
Buldukları kılıf karşısında polisimiz de zaman zaman çaresiz kalıyor.
Böyle durumlarda mesajla halkı uyarmaya çalışıyor.
Uzun bir takip sonucu, şartlar oluşursa operasyon yapıyor.
İşte bu operasyonların müthişlerinden biri 4 ilde eş zamanlı olarak düzenlendi.
Böylece uluslararası alanda faaliyet gösteren dolandırıcılık şebekesi çökertildi.
‘Lüks otomobil kazandınız diyerek bazı masrafların kendilerine gönderilmesini sağlayan şebekenin 600 Almanı 1,5 milyon Avro dolandırdığı ortaya çıktı.
İstanbul, Samsun, Balıkesir ve Edirnedeki operasyonlarda 25i kadın 100 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 19u tutuklandı.
Toplum bilinçlenmek zorunda.
Resmi dayanağı bulunmayan hiçbir şeye para aktarımı yapmamalı.
Hele hele telefonunuza gelen ‘kazandınız mesajları okunmadan silinmeli.
Dolandırılma ile karşı karşıya kalındığının hissedilmesi halinde hemen polise başvurulmalı.
Böylece dolandırılmaktan kurtulmuş olacağınız gibi, o tür kötü niyetlilerin bir başkalarını da dolandırmalarının önüne geçmiş olursunuz.
Bunun yanı sıra polise de yardımcı olunur.
vTemiz toplum istiyorsak, üzerimize düşeni mutlaka yapmalıyız.
Ne dersiniz?
Açlığa karşı tarımsal üretim…
Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle CHP Samsun İl Başkanı Av. Ersoy Üstay bir açıklama yaptı.
Açlığa karşı tarımsal üretim önerdi.
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara yönelik uzun vadeli çözümler üretilmesini istedi.
Üreticinin hak ettiği değeri bir türlü alamadığını söyledi.
Dünyadaki açlığa dikkat çekti.
Milletin efendisi çiftçinin, çiftçi olmaktan çıkarıldığını öne sürdü.
Kısacası çiftçinin işi zor.
Bir tarım ülkesi olan Türkiyede ‘Benim çiftçim, köylüm diye başlayan siyasilere ne oldu?
Artık çiftçi, köylü gözden mi düştü, yoksa önemini mi yitirdi?
Bana sorarsanız, kimin köylü, kimin kentli olduğu belirlenemez oldu.
Köyde yaşayan köylü, etini, sütünü, yoğurdunu, yumurtasını, sebzesini, hatta ekmeğini kentten getirtiyor.
Kentte yaşayan ise sırası geldi mi köylü olduğunu söyler ama köyü ile bağı kalmamış, arazisini terk etmiş durumda.
En çok feryat eden kentteki köylüler olduğundan olsa gerek, köydeki çiftçilerimiz unutulmuş durumda.
Köylüsünü unutan, açlıkla karşılaşır.
Bu böyle biline.
Cadde ve sokaklarda yürümek zor…

Son zamanlarda özellikle yaşı 50yi aşanlar cadde ve sokaklara döşenen parke taşlardan hayli rahatsız.
Yolda yürürken düşenler mi ararsın?
Belediyelere veryansın edenler mi?
Bu yetmiyormuş gibi asfalt cadde ve sokaklar adeta köstebek yuvası.
Ayağınız takılıp düşerseniz şaşmayın.
Hele hele Büyükşehir Belediyesinin Osmaniye Caddesine döşediği taşlara ne demeli?
Vallahi, ben oradan geçmeye korkuyorum.
Koca koca taşlar nerede bulunduysa, ayağınız takıldı mı düşmemeniz mümkün değil.
Hangi akla hizmet edilip bu taşlar döşendi bilemiyorum ama geçen gün bana gelen mail hayli düşündürücü idi.
Maili gönderen bir bayan.
Ayağının takılıp düştüğünü ve yığılıp kaldığını belirtmiş.
Ardından da yürümekte zorluk çektiği için çareyi doktora gitmekte bulmuş.
Doktor, dizde meydana gelen pıhtılaşma nedeniyle iğne ile pıhtının alınması gerektiğini söylemiş.
İğne korkusundan bu tedavi yöntemine yanaşmamış.
İlaçlı tedaviye devam ediyormuş.
Tam üç aydır yürüyemez oldum. Bu yollara bu taşları döşeyenler hiç mi bizleri düşünmüyorlar. Allahından bulsunlar diye yazmış ve Osmaniye Caddesinde yürüyecekleri uyarmamızı istemiş.
Bayan okurumuza katılıyor ve sormak istiyorum:
Allah aşkına bu taşları çok mu aradınız?
Ne dersiniz?
Gülümse:
Temel, trafik polisi olursa!
Temel trafik polisi olmuş, gelene geçene ceza yazıyordu. Kasaba halTemel den illallah etmişler ve şikayette bulunmuşlardı. Bunun üzerine Temel i amiri ıssız bir köy yolunda görevlendirmişti.
Ne gelen var ne giden var, Temel sıkıntıdan akşamı zor etmişti. Tam görev yerini terk edecekken bisikleti ile gelmekte olan bir papaz gördü, durdurup yanına yaklaştı,
- Papaz efendi bu karanlıkta tek başınıza gitmekten korkmuyor musunuz ?
- Niye korkayım evladım, ben yanlız değilim ki. Sağımda İsa, solumda Meryem Ana var korkulur mu hiç? deyince Temel hemen ceza makbuzunu çıkardı ve :
- Papaz efendi size üç kişi ile bisiklete binmekten ceza yazıyorum.
Temelden cevap!
Hakim Temel e sorar:
- Niye adamın başına sandalyeyle vurdun?
Boynu bükük Temel :
- Ne yapayum, çaresizluk efendum. Masayi kaldiramadum ki...
Aforizma:
Sosyal demokrasi halkın halk tarafından halk için zorlanmasıdır.
Oscar Wilda
Tarihte Bugün:
16 Mayıs 1919 : Mustafa Kemal Paşa Kurtuluş Savaşı nı başlatmak üzere İstanbul dan Samsun a doğru yola çıktı.
Atatürk Bandırma Vapurunda.