Nalıncı keseri…

Abone Ol
Tahtadan nalın, takunya yapmaya yarayan alet.
Yongaları sağa-sola saçmadan hep önünde toplar.
Kendine yontar.
Bir başka deyişle her işte ilk kendini düşünen.
Ortada ne var ne yoksa kendi tarafına çeken.
Kendi yararına kullanan.
Diyeceksiniz ki; ne alaka!
Bana nalıncı keserini hatırlatan gazetelerdeki bir haber.
Vergi harç ve cezalara zam gelecekmiş.
Hem de yüzde 10-11.
Memura, işçiye, emekliye yüzde 3 zam reva görülürken.
Olacak şey mi?
Olmaması gerekir.
Çünkü vergi harcı ödemeyen, cezaya çarptırılmayan yok.
En ufak ceza memur, işçi ve emekliye verilen zammın bir yıllık tutarının üzerinde.
Devlet nalıncı keseri gibi hep kendine yontarsa toplumu rahatsız eder.
Yakınmalar başlar.
Tepkiler ortaya çıkar.
Yer yer o tepkiler öfkeye dönüşür.
Vur abalıya misali nedir bu zamlar?
Gerekçe tasarrufsa, devlet neden yapmaz.
Halkına yaptırır.
Sırtı kalın misali.
Tasarrufta hovardaca davranan bir devlet, halkına cimriliği ile eziyet çektiremez.
Çektirirse ki çektiriyor.
Hayra alamet olamaz.
Bu zamlar oynatır türden.
Tehlike de burada.
El insaf, diyenlerimiz her geçen gün artıyor.
İnsanımızın en büyük özelliği kendine dokunanı affetmemesidir.
Pembe tablolar karın doyurmuyor.
İnandırıcı olmaktan uzak kalıyor.
Haliyle iktidara verilen krediye sınırlama görünüyor.
Hem de ister istemez.
Çünkü ekonomi her şey.
Aile de bozulursa toparlamak zorlaşır.
Devlet de bozulursa bozanları yok eder.
Kısacası, nalıncı keseri gibi hep kendine yontmak zarar da verebilir.
Bekleyip göreceğiz.