Nara Atmak...

Abone Ol

Bağrı yanık şehit anası Neriman Okayın, TV kameraları karşısında Vatan sağolsun, demeyeceğim. Bu çocuklara bir çelik yelek verilemez miydi?.. diye başlayan tepkisini dinledim...
Annenin yüreği yanıyordu...
O ruh haliyle ağzına geleni söyleyebilirdi...
Ateş düşmüştü içine...
Onu ancak şehit anaları anlayabilirdi...
TV haberlerini izlemeye devam ediyorum...
Bu haberin ardından, diş hekimine tecavüz edip öldüren adamın görüntüleri geldi ekrana...
Adam, polislerin arasında, merdivenlerden indiriliyor...
Dikkatimi çeken, süphelinin üzerindeki beyaz renkli çelik yelek oldu...
Devlet, suçu ne olursa olsun, sanığı korumalıydı...
Göreviydi bu...
Şimdi dönelim, şehit anasının görüntülerine...
Sınırdan edilen ateş sonucu şehit olan asteğmenin çelik yeleği var mıydı?..
Belki acılı annenin ilk aklına gelen şeydi...
Çelik yelek, onun evladını mermilerden koruyabilirdi...
Asteğmen Zeki Burak Okayda gerçekten çelik yelek yoktuysa
buna üzülürüm...
Sapık birini korumak için çelik yelek var; vatanı uğruna şehit olmaya and içmişlere yok!..
Asıl mesele, çelik yelek değil elbette...
Asıl mesele, Vatan sağolsun, demeyeceğim sözünde...
En büyük tehlike bu bence...
Bu hükümet; bölücü terörün üzerine kararlı bir biçimde gidemedikçe
kan ve gözyaşı durmayacaktır...
İran, Kandil dağlarını bombalıyor...
Türkiye ise, ha geldik, ha geleceğiz gürültüsüyle
dağların boşalmasını bekliyor...
Adamın biri, eve nara atarak gidermiş...Arkadaşı sormuş: Niye bağırıyorsun? diye... O da demiş ki: Evde biri varsa kaçsın. Başım niye belaya girsin?...
Çözüm buysa daha çok gözyaşı dökeriz!..
Daha çok fidanlar toprağa düşer...
Yazık olur bu vatana, bu millete...