n
n n Hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin en önemli ve de çözülmesi gereken sorunlarının başında eğitim gelmektedir.
n n Tabir yerinde ise, Türkiye’nin cenneti de cehennemi de eğitimde saklıdır.
n n Bir başka ifade ile eğitim, Türkiye’nin hem ahreti hem de dünyasıdır.
n n Ama nasıl bir eğitim?
n n Eğitimimiz, yıllarca aileleri savaş alanı haline çevirmiştir.
n n Özellikle değerler savaşı , hızı yavaşlasa bile, devam etmektedir.
n n Artık bu savaş sona erip eğitim kurumlarımız ile aileler barışmalıydı. Nitekim eğitimimizin “aile eğitimleriyle” ilgilenmesi fevkalade önemliydi. Yetersiz de olsa , bu çalışmalar bir barışın habercisiydi.
n n Çocuğun en doğal okulu ailesidir.
n n Çocuğun en doğal okulu olan ailesinin de en doğal ve etkin öğretmenleri anne ve babalardır.
n n Çocuğu, bu doğal okulundan koparmaya çalışan hangi kurum olursa olsun başarılı olamaz. Eğitimimizin geçmişte ülke yararına faydalı olamayışının en önemli nedenlerinden birisi budur.
n n Müslümanlara, belli bir dönemde “gavur okulu “ dedirtip eğitime karşı boykota sevk ettiren etmen de budur.
n n Eğitimimizin zoraki yönlendirmeleri milyonlarca beynin heba olmasına neden olmuştur. Kaybolmuş milyonlarca beynin ülkeye vermiş olduğu zarar hala devam etmektedir.
n n Çocuğun gayriresmi doğal okulu ile resmi eğitim kurumu arasındaki uyumsuzluk ortadan kaldırıldığı oranda eğitime ilgi, güven ve başarı artacaktır.
n n Eğitimde ilginin, güvenin ve başarının artması beraberinde kalkınmayı ve refahı getirecektir.
n n Eğitimimiz, milli değerler üzerinden evrenselleşmek istiyorsa ailelerin yüklemiş olduğu değerlere saygı duymasını bilmelidir.
n n Aksi halde eğitimimize güven ve ilgi azalacak, değerler savaşı devam edecektir. Biz barıştan yanayız. Eğitimde barış, anayasal ve yasal güvenceye bağlanmalıdır.
n n Selam ve sevgi ile…
n