NE KAYBETTİ?

Abone Ol
Ankara ya telefon etse...
görüşmek istiyorum dese...
Bağlarlar mı?
İl başkanlığına gidip...
Samsun ziyaretinde...
Sıkıntıları anlatmak istediklerini söylese...
Randevu ayarlarlar mı?
Elbette hayır!
***
Ama vatandaş da...
Sorunlarını en yetkililere ulaştırmak istiyor...
Çünkü biliyor ki...
Yerel siyasetçilerin...
Milletvekillerinin...
Bu aykırı mesajları, yukarı taşıma yetenekleri yok!
Öyle olunca da...
Demokratik haklarını kullanıp...
Bakanların Samsun ziyaretinde...
Yüksek desibelle konuşup...
Seslerini duyurmaya çalışıyorlar!
***
Ama bizim güvenlik güçlerimiz...
Kraldan çok kralcı olmaktan kurtulmuş değil...
Devlet büyüklerinin haklarını abartmayı düşünmekten...
Vatandaşın haklarına saygı göstermeyi öğrenmemişler...
Kim gelirse gelsin...
Kim olursa olsun...
Vatandaş, Cumhurbaşkanı na, Başbakan a, bakanlara sesini duyurmak için bağırıyorsa...
Hemen eylem yapıyor diye gözaltına alınmaz, alınmamalı...
Yüksek sesle bağırmasında...
Tehdit, hakaret, küfür yoksa...
Bırakacaksın bağıracak...
O da sesini duyuracak...
Yok bağırılmasını istemeyen varsa...
Düzenleyecek memleket genelinde halk günü...
Her hafta başka bir ilde oturup vatandaşı dinleyecek!
***
Bakın Sağlık Bakanı Müezzinoğlu ne güzel yaptı...
Sesini duyurmak için gözaltına alınmak istenen işçileri çağırdı yanına, dinledi...
Ne kaybetti?
Bir yerine bir şey mi oldu?
Vatandaşın demokratik hakkını kullanmasına aracı oldu...
Takdir de kazandı!
Hep böyle olmalı...
***
Bir gün...
Bağıran vatandaşın gözaltına alınması için bakanın verdiği emre karşı polisin...
Hayır bakanım. O vatandaş demokratik hakkını kullanıyor. Onu şu haliyle gözaltına almak görevlerim arasında yok! diyecek...
Ve o polis memuruna sürgün, ceza dahil hiçbir şey verilemeyecek...
İşte o zaman anlayacağız ki...
Bu ülkede demokrasi oturmuş!