Ne sistem ama!..

Abone Ol

n

n
n Vatandaş ödeyemez durumda.
n
n İktidar diretiyor, ‘ödeyeceksin’ diye.
n
n Sözde kolaylıklar sağlıyor.
n
n Vadelere yayıyor.
n
n Bir olan sorunu onlarcasına yayıyor.
n
n Diyeceksiniz ki, ‘Neden bahsediyorsunuz?’.
n
n Haklısınız; anlatabileceğim kadarıyla anlatayım size!
n
n Sosyal Güvenlik Kurumu’na borcu olanlar ve bu borcu yapılandıranlar, belirtilen ay içinde bankalara ödemek zorunda.
n
n Dönem içinde üç kez ödemeleri aksatanların yapılandırılmaları iptal ediliyor.
n
n Borçlu, borcunu ödemek istiyor ama sistem buna engel oluyor.
n
n İşin yoksa git-gel bankalara.
n
n Genelde alacağın cevap ‘Sistem arızası’.
n
n İyi de bu ne biçim sistem ki iki aydır sistemsizlik yaşıyor.
n
n Elinde parası bankalara yatıramayan vatandaş soluğu Sosyal Güvenlik Kurumu’nda alıyor.
n
n Alıyor ama aldığı cevap çözüm olamıyor.
n
n Bankada beklenilmesi öneriliyor.
n
n Sistem açılırsa, diye.
n
n Geçen dönem vatandaş günlerce bekledi, sistem açılamadı.
n
n Bir karar alındı ve süre uzatıldı.
n
n Dün ekim ayı dönemi için son gündü.
n
n Bu yazıyı yazdığım saate dek sistemler sistem dışı idi.
n
n Süre uzatıldı mı bilemiyoruz.
n
n Bildiğimiz şey, kolaylık getirme adına yaratılan sorunlar.
n
n Devlete borcunu vermezsen bir sorun, vermek istersen daha da sorun.
n
n Ne olacak bu?
n
n Sistem adı verilen sistemsizlik daha ne kadar sürecek.
n
n Arızadan kaynaklandığını da kabul etmek mümkün değil.
n
n Zira, bir arıza birkaç günde giderilir.
n
n Bu ne biçim sistem ki birkaç ayda giderilemiyor?
n
n Her neyse; bu ülkemizdeki binlerce olumsuzluklardan biri.
n
n Çağ atladığımızı, teknolojiyi iyi kullandığımızı öne sürenlere ne demeli?
n
n Para almayı dahi becermekten yoksun bir ülkede para kazanmaktan söz edilebilir mi?
n
n Yorum sizin!
n
n
n
n Afrika’da iş var…
n
n
n
n İş bilenin, kılıç kuşananın.
n
n İşini bilirsen, kılıç kuşanmasını da becerirsin.
n
n Bu birbirine bağlantılı.
n
n Borsan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ölmez, işini bilen, genç yaşta büyük aşama kaydeden bir işadamımız.
n
n İç pazarda yer edinmeyi yıllar öncesi başarmış, dünyaya açılmış, çoğumuzun adını duymadığı Afrika’daki ülkelere ulaşmış ve pazarlarında söz sahibi olmuş bir iş bilen.
n
n Sevgili Ölmez, öyle sanıyorum ki; o pazarlardaki hedefi yakalayarak “Afrika’da iş var” diyerek ortaya çıktı.
n
n Zaten ifadesinde de çoğu pazarda lider olma durumuna geldiklerini de belirtiyor.
n
n Bence bu Samsun’dan Afrika’ya uzanan bir başarı öyküsü.
n
n Kutlamak gerekir.
n
n Madalyonun bir yanı bu.
n
n Ya diğer yanı?
n
n Adnan Ölmez gibi işini bilenler, ülkesine döviz kazandırıyor.
n
n Hem de Samsun çıkışlı.
n
n Ülke ihracatına katkı sağlıyor.
n
n Adnan Ölmez gibi işadamlarımızın ülkemize getirdiği döviz ne oluyor?
n
n O dövizimiz işini bilmez yöneticilerimiz tarafından kıldır-gıcık ithalata gidiyor.
n
n Yetmiyor, ülkemize ihracat yoluyla getirilen dövizin üç katı da borçlanıyoruz.
n
n Nereye kadar mı?
n
n Bana sorarsanız, ödeyemez duruma gelinene kadar.
n
n Zaten, o aşamaya gelindi.
n
n Bir yanda işini bilen işadamlarımız, diğer yanda iş bilmez, hayal üretmekten öte gidemez yöneticilerimiz.
n
n Ne dersiniz?
n
n
n
n
n
n Anlayışınızı sevsinler!
n
n
n
n ‘Acilleri poliklinik gibi kullanıyoruz.’
n
n Kim diyor bunu?
n
n Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan.
n
n Sayın Şencan’a göre, aciller amaç dışı kullanılıyor.
n
n Yani canı sıkılan ‘şöyle bir acile gideyim de kontrol olayım mı?’ diyor.
n
n Sayın Şencan’a bakarsanız öyle.
n
n Gerçek ise farklı.
n
n Evinde televizyon izlerken, hele hele ilgisini çok çeken bir program izlerken kalbi sıkışan poliklinikteki muayeneyi mi beklesin?
n
n Midesi bunalan, etrafı perişan eden kendi yöntemleriyle mi çözüm arasın, yoksa ertesi günü mü beklesin?
n
n Baş-diş ağrısından yerinde duramayan, aldığı ağrı kesicilerle de gideremeyen ne yapsın?
n
n Bırakın bunları; zevkine acile gidilir mi?
n
n Kuyrukta beklenilir mi?
n
n Tüm bunlara rağmen halen soluğu acilde alıyorsak, hastalığımız acilden de öte.
n
n Teşhis konulabilirse ne ala; konulamazsa vahim.
n
n Kısacası anlayışınızı sevsinler!
n
n Ne dersiniz?
n
n
n
n Gülümse:
n
n
n
n Temel de tanımay…
n
n
n
n Temel ile Dursun borç para yüzünden mahkemelik olmuşlar.
n
n Hâkim Temel’e sormuş:
n
n —Oğlum, nedir konu anlat bakalım!
n
n —Haçum pey, demiş Temel. Pen ha bu Tursun’a geçen sene 100 lira verdum penim paramu bi türlü vermez da.
n
n Hâkim Dursun’a dönmüş:
n
n —Oğlum, sen ne diyorsun bu iddiaya?
n
n —Kim? demiş, Dursun. Ha o adam mu bağa para vermuş? Valla pen oni tanımayrum bile, Haçum bey.
n
n Bunu duyan Temel iyice şaşırmıştır. Dursun’a dönerek:
n
n —Tursun, ha sen şimcuk peni tanımaymusun?
n
n —I-ıh, diye baş sallar, Dursun.
n
n —Haçın, sen peni tanımaysan pen seni hiç tanımayrum da.
n
n
n
n Evet mi dedin?
n
n
n
n Cemal, Temel e not göndermiş,
n
n - Tün gece meyhanede senden borç istemişdum. O kafayla evet mi dedun, hayur mu haturlamayrum.
n
n Temel cevap yazmış,
n
n - Pen ta tün gece birine hayur dedim ama çime işte onu hatırlamayrum..
n
n
n
n Aforizma:
n
n
n
n Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır.
n
n Yusuf Has Hacip
n
n
n
n Tarihte Bugün:
n
n
n
n 1 Kasım 1922 : 623 yıl süren Osmanlı Saltanatı, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla sona erdi.
n