Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlu olanlara yönelik
af niteliğindeki yasa, Cumhurbaşkanının
onayını beklerken,şimdi de çek ve senet
yasaklarıyla Merkez Bankasında kara listede
bulunanlara mali sicil affı geliyor...
Başka aflar da sırada...
Bir kısım siyasiler, bu işaretleri
kapatma davasıyla örtüştürerek,
erken seçim olasılığını gündeme getiriyor...
Yargıtay eğer ağustosta kapatma kararı
verirse ekimde, eylülde bu karar çıkarsa
Mart 2009da yerel ve genel seçimlerin
birlikte yapılacağı öne sürülüyor...
AK Parti iktidarı,her türlü olasılığı tartışıyor...
Stratejileri de var...
A Planı, olmadı B Planı....
Peki, bu erken seçimden söz edenlerin neyi var?..
Kötü giden şeyleri
nasıl değiştireceklerine dair
bir fikirleri bulunuyor mu?..
Çoğu, Mazot 1 YTL olacak
sloganının eteğine yapışmadı mı?..
Gazetelerin manşetlerini
okuyup, basın açıklamaları yaparak
günü kurtarmanın dışında
bir şey var mı?..
Var tabii ki...
Şenlik ve festivalleri kaçırmıyorlar...
Politikalarını; AK Partinin kapatılması veya
bölünmesi üzerine kurgulamış olanlar,
karalama kampanyalarıyla değil,
bu gidişatı düzeltecek projelerle
halkın karşısına çıkmadıkça,
mevcut siyasi tablonun değişeceğini mi sanıyorlar?..
22 Temmuz seçimleri öncesinde
gazetemiz adına nabız yoklaması
için gittiğim Havzada bir seçmenin, muhalefet partileri için söylediği sözleri hiç unutmuyorum:
Her şey kötüyse, sen nasıl iyileştireceksin, onu söyle?
Ciddi bir söylem var mıydı?..
Başbakan Erdoğana şahsi
eleştiriler dışında ne söylediler?..
Hepsi birden mazotun peşine takıldı...
Vatandaş her şeyin farkında...
Mecliste grubu bulunan
muhalefet partilerinden
hangisi samimi olarak erken genel seçimi seslendiriyor?..
Hiçbiri...
İşsizliği nasıl önleyeceksiniz?..
Emekçi yığınların geçim sıkıntısını
ortadan kaldırabilecek misiniz?..
İhracatçı nefes alabilecek mi?..
Siftah yapmadan dükkan kapatan küçük esnaf ve sanatkarı
bu çıkmazdan nasıl kurtaracaksınız?..
Ürünü para etmediği için şehre taşınan köylülere
söyleyecek bir çift sözünüz var mı?..
Seçim, ekimde olsa ne yazar,martta olsa ne?..