Özellikle son yıllarda insan sağlığına zarar verebilecek, birilerine kazandıracak öylesine kararlar alınıyor ki, yargı kararları engel olmasa yanacağız.
Birileri yatırım adı altında başvuruda bulunuyor, balıklama dalanlar anında ruhsat veriyor.
Vatandaş haberdar olunca veryansın ediyor ve çareyi mahkemede buluyor.
Aylar, yıllar süren davalar sonrası yargı kararı vatandaştan yana.
Yani olması gereken oluyor.
İyi de ruhsat verilip yatırım yapanlar, bu kararlarla zarara uğruyor mu?
Yatırımcı akıllıdır.
Yatırım yaparken, olabileceklerin hesabını yapar.
Ruhsat verenlerden, çağrı yapanlardan muhtemel zarar karşısında tazminatı alabilmenin şartlarını imza altına almıştır.
Tıpkı mobil santralde olduğu gibi.
Zararı devlet çekiyor.
Peki devleti zarara uğratanlara ne yapılıyor?
Üzülerek belirteyim ki ödül veriliyor.
Biz bu hale gelmişiz de haberimiz yok.
OVMden sonra Tekkeköyün Büyüklü Mahallesinde şelalelerin bulunduğu alana taş ocağı ruhsatı verilmesi, yargıdan döndü.
Mahallelilerin açtığı dava sonucu alınan yürütmeyi durdurma kararı, sevinçle karşılandı.
Yargı kararına saygı duyuyoruz ama CHP Samsun Milletvekili İhsan Kalkavanın iddialarına ne demeli?
Taş ocağı yapmak isteyen firmanın asıl amacı taş ocağı yapmak değilmiş.
Tarihi eser aramak.
Ciddi bir iddia.
Üzerinde duran var mı?
İhsan Kalkavandan başka yok gibime geliyor.
Yapılan bir şey de olduğunu sanmıyorum.
O halde Sayın Kalkavanın görevi iddiayı ortaya atmakla bitmiyor.
Önerge verip, TBMMye taşıması gerekli.
Yapacaktır da.
Her neyse; bence asıl üzerinde durulması gereken, son zamanlarda her işin altında çıkarların söz konusu olması.
Yanılıyor muyum, ne dersiniz?
Dürüstlüğü göstermek…
İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, siyasete yeni bir anlayış getirdiklerini belirtti ve Siyasetin dürüst ve ilkeli yapılabileceğini herkese gösterdik dedi.
Evet, siyaset ilkeli ve dürüst yapılmalı.
İlkeli ve dürüst siyaset anlaşılabilmeli.
Anlaşılamayan, beyinlere enjekte edilemeyen ilkeli ve dürüst siyasetin sahibine bir yararı olmaz.
Geçmişten örnek vermek gerekirse, Muzaffer Önder.
İlkeli ve dürüst olduğu anlaşıldı.
Hizmetlerine de tam not verilmişti.
Daha ilkeli ve dürüst siyaset yapacaklarını vaat edip aldatanların mağlup ettiği kişi oldu.
Zaman içinde gerçek ortaya çıktı ama ilkeli ve dürüst siyasetin önderi bu dünyadan göç ediverdi.
Olan bizlere oldu.
Şimdi çok bilenlerin akıl almaz borçlarını ödemek zorunda bulunuyoruz.
Hesabını sorma şansına dahi sahip olmadan.
Hesap sorulabilecek günlerin de geleceğini bekleyerek.
Hatalar çok şeyler kaybettiriyor.
Bizim hatalarımız önce Samsuna, sonra kendimize zarar verdi.
Ders alabilirsek ne ala, alamazsak Samsunda, biz de yanmaya devam ederiz.
Bu böyle biline.
Petkoviç Lazioda…
Geçtiğimiz sezon başı Samsunsporun büyük umutlarla takımın başına getirdiği, ancak çok kötü bir performans sergileyen Teknik Direktör Vladimir Petkoviç, İtalyanın UEFA Kupasına katılacak takımı Lazio ile anlaştı.
Bu anlaşma özellikle Samsunda sporseverler arasında şaşkınlığa yol açtı.
Aslında şaşkınlık yaratmaması gerekirdi.
Petkoviç, kötü bir çalıştırıcı değildi ama çalışması engellenen biriydi.
Kim tarafından mı?
Bence Samsunsporun düşmesine zemin hazırlayan Adnan Sezgin tarafından.
Kim tarafından, nasıl bulunduysa Adnan Sezgin başarısızlıklarına Samsunspor ile devam etti.
Daha önce İstanbulspor, ardından Galatasaraya tarihinin en başarısız dönemini yaşatmamış mıydı?
Petkoviç Samsunda bir şeyler yapmak istedi, Adnan Sezgin engel oldu.
Yönetim, Adnan Sezgine inandı, Petkoviçe engel çıkarılmasına seyirci kaldı.
Sonuçta Samsunspor göz göre göre küme düşürüldü.
Şu unutulmamalıdır ki, Lazio profesyonel yöneticilerin elindeki bir kulüp.
Tercihleri Samsunspordaki başarısızlığı ortada görünen Petkoviçten yana ise bence düşünmesi gereken bizler olmalıyız.
Ne dersiniz?
Gülümse:
EVLİ MİSİNİZ?
Gece iyice bastırmıştı. Polis parktaki kanapelerden birinde sevişen bir çifte yaklaşarak erkeğe sordu:
Evli misiniz?
-Evet.
O halde bu geç vakitte niçin evde sevişmiyorsunuz?
-İmkansız. Evde karım var.
ÖYLE SANMIŞ!
Genç bir kadın sol gözü mosmor bir halde annesinin evine geldi:
-Aman Allahım, kim yaptı bunu kızım?
-Kocam.
-Peki ama o Londrada değil miydi?
-Ben de öyle sanıyordum ya anneciğim.
Aforizma:
Tarihte Bugün:
4 Haziran 1898 : Pehlivan Koca Yusuf, ABD dönüşünde, La Burgogne adlı geminin Atlas Okyanusu nda batması sonucu yaşamını yitirdi.