Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı, Çankaya Köşkü nün yeni sahibi Recep
Tayyip Erdoğan oldu.
Gözler 27 Ağustos ta gerçekleştirilecek AKP kongresinde seçilecek yeni
Genel Başkana, dolayısıyla yeni Başbakan ın kimin olacağına çevrildi.
Yeni Başbakan ın başkanlığında kurulacak yeni hükümet kollarını
sıvayarak ülkenin çözüm bekleyen başta dış politika olmak üzere,
ekonomik ve sosyal sorunlarına eğilerek çalışmalarına kaldığı yerden
devam edecek.
Kuşkusuz IŞİD terörü, kaçırılan Türk rehineler, kayıtsız
kalamayacağımız bölgemizdeki gelişmeler yeni hükümeti bekleyen ve
çözüme kavuşturulması gereken temel sorunlar olarak ortada duruyor.
Dış siyasetteki gelişmelerin yanında özellikle ekonomideki temel
başlıklar da yeni hükümetin önceliği olacak.
Ekonomi demişken Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK) den bahsetmekte yarar var.
Ülkede işçi,memur, işveren ve hükümet arasındaki sorunları gidermek,
uzlaşı sağlamak amacıyla kurulmuş olan ESK, ne yazık ki 2009 dan bu
yana bir kez bile toplanamadı.
Ekonomide onca önemli konular gündemdeki yerini korurken, hükümet
nedendir bilinmez işçi ve işverenlerin çağrısını görmezden gelerek
Ekonomik ve Sosyal Konsey i 2009 yılından bu yana, yani beş yıldır
toplantıya çağırmadı.
Oysa kesimler arasında diyalog sağlamak, uzlaşma ortamı yaratmak,
sağlanan uzlaşma ile başta ekonomi olmak üzere toplumsal bir
mutabakatla ülke sorunlarına çözüm bulmak amacıyla 2001 de kurulan
ESK, bugüne dek sadece sekiz kez toplanabildi.
Yılda dört kez toplanması gerekirken, sadece sekiz kez toplanabilen
ESK, bir anlamda işlevini yitirdi, hedeflenen iş barışı yeterince
sağlanamadı, çözüm bekleyen sorunlar katlanarak arttı.
Ekonomik ve Sosyal Konsey, Avrupa da sosyal diyaloğu sağlamak
amacıyla İkinci Dünya Savaşı sonrası hayata geçirildi.
Türkiye, 2001 yılında kurulan, 2010 daki referandumla yasal statüye
kavuşan ESK ya Fransa nın ardından anayasal statü kazandıran ikinci
ülke olmasına karşın, uygulamada başarılı olamadı, diyaloğu, uzlaşmayı
sağlayamadı.
Bu arada, 2001 de 4641 sayılı yasa ile kurulan ESK kaldırılarak, mevcut
yapısının genişletilmesiyle yeni bir konsey kurulmasını amaçlayan
yasa tasarısı TBMM Başkanlığı na sunuldu.
Tasarıda mevcut konseydeki işçi temsilcisi sayısı azaltılıyor. Niye
azaltılıyor?
ESK, çalışma barışı adına Avrupa ülkelerinin çok önemsediği bir kurum
niteliğinde, hükümetler de bu konseyin kararını çok önemsiyor, ciddiye
alıyor, konseyin kararlarını eksiksiz uyguluyor.
Dönüp ülkemize baktığımızda ise çok büyük iddialarla kurulan, anayasal
statüye kavuşturulan ESK, nedendir bilinmez 2009 dan bu yana
toplanamıyor, bu kurumun varlığı kağıt üzerinde kalıyor.
Komisyon üyesi sivil toplum örgütlerinin ESK toplanmalıdır
çağrılarını duymayan hükümet, bu konuda doyurucu bir açıklama bile
yapmıyor.
Moody s ve Fitch gibi uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türk
ekonomisini mercek altına aldığı, kırılgan bir yapıya doğru evrildiği
ortamda ESK, bugünlerde toplanmayacak da ne zaman toplanacak?
Yeni kurulacak hükümetin bir önceliği de ekonomik yaşamda çok önemli
işlevi bulunan, uzlaşıyı, toplumsal mutabakatı sağlayacak Ekonomik ve
Sosyal Konsey i acilen toplamasıdır.