Savcı Mehmet Selim Kiraz şehit edildi.
Ülke yasa boğuldu.
Suçlumuz var.
Gerçek suçlu aranması gerekirken, suçlu yaratılmak isteniyor.
Faturanın kesileceği adres aranıyor.
Olacak şey mi bu?
İçimiz kan ağlarken gazeteciler suçlandı.
Gerçekleri ortaya koyanlar cezalandırıldı.
Nedeni sıcak fotoğrafların yayımlanması.
Emri veren Başbakan.
Başbakan Davutoğlu’na sözde gazeteciler destek verdi.
Alkış tuttu.
Nedeni sizce ne olabilir?
Başlıca neden gerçeklerden ürkmek.
Suçluluk psikolojisinin yerleşmesi.
Sıyrılma arayışı.
Bugün bu ülkede olumsuzluklar hep ön plana çıkıyorsa.
Doğru gösterilmeye çalışılıyorsa.
Toplumun aldatılışı başarı gösteriliyorsa.
Sözde gazeteler ve gazeteciler kullanılıyorsa, vahim bir durum var demektir.
İktidardan nemalanıp iktidara destek veren gazetecilerin haberleri haber değil.
Yazdıkları yazı değil.
Utanılacak işler yapıyorlar.
İnanın yazdıklarını okurken yüzüm kızarıyor.
İnsanların bu denli alçalması ürkütüyor.
Hele hele bu türlerin dinimizi dillerine dolaması, kabullenilecek şey değil.
Beni rahatsız eden görevini gerektiği biçimde yapanların cezalandırılması.
Hem de Başbakan tarafından.
O Başbakan, gazetecileri cezalandıracağına gerçek dışı, hayal ürünü haberlerle aldatanları görebilse.
Dost görünenlerin, çıkarcı olduğunu bir anlayabilse.
Bu ülkede gerçekleri ortaya koyanların örtbas etmek isteyenlerden daha yararlı işler yaptıkları bir kavranabilse doğru yol bulunabilecek.
Bu ülkede amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olanlar daha muteber sayıldığı sürece; bir arpa boyu yol kat etmemiz beklenemez.
Kısacası; acımız hepimizin olmalıydı.
Sevap ve günahlarımız da.
Bilmem anlatabildim mi?
Başsağlığı…
Sezer Otobüs İşletmeleri sahibi sevgili ağabeyim Sinan Sezer’i kaybettik. Cenazesi bugün öğleyin Büyük Cami’de kılınacak cenaze namazı sonrası Kıranköy Mezarlığı’ndaki aile kabristanlığında toprağa verilecek. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerinin başı sağ olsun.