O kadar çok ki “niye” diye başlayacak ve sorulması şart olan sorular.
Burası Türkiye ve buranın resmi dili Türkçe ise eğer ve bu dilde w
diye bir harf yoksa, niye Nevruz değil de Newroz diye yazar bizim kimi
gazetelerimiz, kimi entellerimiz? O kelimenin kökeni Farsçadır ama o
kelime asırlardır bizim dilimizdedir ve bizde hiç kimse o kelimeyi
Nevroz diye yazmaz ve telaffuz etmezdi yakın zamana kadar. Ya da daha
doğru bir ifadeyle tüm Türk dünyasının ortak bayramı olan nevruz,
Kürtlerin isyana kalkışma günü olarak kabullenişlerine kadar.
TRT payı da bir muammadır kafamda. Niye izlemediğim kanalların
masrafını ben karşılarım. Niye elektrik faturasında TRT payı adı
altında bir zorunlu ödemeye mahkum edilirim? Eğer bir A.Ş ise TRT kar
zarar hesabını niye kendisi yapmaz. Ya da bir kamu kuruluşu ise o
zaman da niye kamunun genel bütçesinden değil de benim kesemden
karşılanır nereye nasıl ve niye harcadığını kontrol hakkına ve
imkanına sahip olmadığım paralar.
Ve asıl can alıcı soru: Başkasının yaktığı elektriğin parasını niye
ben öderim ki? Niye sen ödersin ki? Adam sadece evini aydınlatmıyor,
sadece odasını ısıtmıyor, dediklerine göre bahçesindeki havuzu da
parasını senin, benim ödediğim “kaçak” elektrikle ısıtıyor. O çalıyor
ben ödüyorum. Niye? O mu çok akıllı ben mi çok aptalım? Ya da o mu çok
utanmaz ben mi haddinden fazla utangaç. O mu kanundan korkmayacak,
devlete meydan okuyacak ve gözünü kırpmadan kamunun elektriğini hem de
göz göre göre çalacak kadar yürekli… Bense bu haksızlığa sesimi
çıkartamayacak, hakkımı arayamayacak kadar mahcup, mahkum ya da korkak
mıyım? Hangisi?
Onun çalmaması gerek ama çalıyor. Devletin de çaldırmaması gerek,
çalanı bulması, yargının karşısına çıkarması ve cezalandırılmasını
sağlaması gerek. Bu devletin sadece hakkı değil aynı zamanda asli
görevi. Sen görevini yerine getiremiyor ya da şu veya bu mülahazalarla
getirmiyorsan; bu hırsızlığın faturasını niye sen ödemiyorsun da bana
ödetiyorsun? Niye?
Benim günahım ne? Allah’tan, devletten, kanundan korkmam mı? Ülkeye,
devlete, millete bağlı olmam mı? Ben yaktığımın parasını ödemezsem
evimin elektriği kesiliyor, o ödemiyor ve ahırı ve o ahırdaki inekleri
parasını benim ödediğim kaçak elektrikle ısınmaya devam ediyor.
Ülkenin bir bölümünde inekler sıcak ahırlarında saltanat sürerken
başka bölümlerinde eğer insanlar borçlarını ödeyemedikleri taktirde
hiç acımadan soğuya mahkum ediliyorsa; orada “niye” sorusunu soranlar
mı yoksa sorduranlar mı utanmalı?
Bir “niye” sorusu da gazeteleri hemen her konuda demeç bombardımanına
tutan sayın vekillerimize. Bu konuda niye hiç konuşmazlar?